
Delilik, hakikatin baskı ve ağırlığını taşıyamayan ruhun isyanıdır. Çünkü hakikat, ruhu özgürleştirebildiği kadar, onu ezip parçalayabilen bir güçtür.

Delilik, hakikatin baskı ve ağırlığını taşıyamayan ruhun isyanıdır. Çünkü hakikat, ruhu özgürleştirebildiği kadar, onu ezip parçalayabilen bir güçtür.
Hakikat korkutuyorsa, acıtıyorsa ? 🙂Kendini savunma hali gibi düşün. İnsan bazen acının ağırlığına dayanamayabilir, bazen de acıyı görmezden gelerek kendini korumaya çalışır.
İlk cümledeki gibidir delilik, ezer insanı. Acı, süreklilik arz eder ve dayanılmaz bir hâl aldığı için kişi aklını (atar) atabilir. Bu noktada ruhen farklı bir boyuta gider, gelir. Bu git-gel'ler kısır döngüdedir. Nefes aldığı dünya ile yaşadığı dünya arasında uçurum vardır artık. Ulaşılması çok zor, sonrasında ise normale dönüşü mümkün olmayan bir hâl.
Bence delilik, ruhun hakikati reddedemediği ama onu taşımakta zorlandığı yerde başlar. Ruhun isyanı gibi görünüyor ama belki de kendini koruma çabasıdır. Acının ağırlığını yok saymak mı, yoksa onunla beraber yaşamanın yeni bir yolunu bulmak mı? İşte en büyük soru bu.
Cevap
6Cevap
acıyı yok sayarken kendi hakikatinden kopmak demektir
Güzel taze bilgi, bence senin dediğin anlayıştır. Tıp literatürü biraz daha farklıdır
Subjektif bir yargı ama tabii herkesin kendine göre bir tarzı var anlayışı var doğrudur diyorum.
Bana göre delilik aklında şunuda yapsaydım diye düşünmeden geçen yaşam.. ben buna delilik diyorum. Çünkü asıl keyif veya acı yaptıkların değil yapamadıklarını düşündüğün zaman kayıp olur.
Sizin tanımınız da delilik biraz keyif gibi algıladım bilmiyorum doğrumu algıladım pişmansız bir yaşam hali gibi. Ama cesaretle deliliği karıştırmamak gerek. Cesaret bilinçli bir seçimdir, delilik ise bilinçten kopuştur bir zorunluluktur. Yani delilik, seçilmiş bir yol değil diyebilirim ya da ondan faydalanmak. Orada bilinç devreye giriyor gibi. psikozun en azından tanı mı bilinçsizce bunu yaşamak buna yakın bir şeydi bilmiyorum bakış açısı tabi size göre böyle olabilir.
Ben klinisyen değilim..
Ama bazen yapacak elinde bir şeyin kalmadığı zaman bir şeyi yapmak ile yapmamak arasında ince çizgide durduğun zaman yapmamaya kayarsan bu zamanla seni delirtir..
Tek bildiğim bu
Konu uzun bilgilisin bu konuda boş değilsin anlıyorum ben biraz daha olumsuzu olumluya çevirmeye çalışıyorum çünkü olmusuzluk sürekli olarak insanı delilik haline itebilir Buda bir nevi kafanın dirayetidir.. Güçlü olan mental olarak o sınırın gerisine düşmüyor.
Hayata bak insanlara bak insanlar neden deliriyor bir sorgula kayıplar isteklerin olmaması başaramamak seçilmemek bir şeyleri yapmamak konfor alanında yaşamak sadece kelimelerle ugrasmak yapman gerekeni yapmamak bir noktada bunların sonu zaten deliliğe götürüyor insanı kitaplardaki bahsedilen tarzda şeyler değil bunlar delilik iki tür birisi yukarıda anlattığım şekliyle ikincisi ise o daha güzel olanı yapmak için içindeki adrenalin yani kendinin daha önce yapmadığı bir şey yapmak yani önünü açmak ilerlemek arzu duymak farklı bir şey başarmak bir noktada yapılamaz denileni yapmak bu da bir deliliktir ama bu tatlı bir deliliktir insanın ufkunu açar fark etmene sevindim ne mutlu ki bir şeyleri izah edebildiysem
Delilik, acının altında ezilmekle hakikatinden kopmak arasında sallanıp hangi yana ait olduğunu bilmemektir.
Acının ağırlığı altında ezilmektir çünkü göz göre göre bunu yapıyor insan
Çoklu kişilik bozukluğu Tam olarak bu sebepten ortaya çıkar.
Delilik sonradan olmaz doğuştan olur delir acı yaşasa da belli etmez içinde yaşar
Delilik, varlığını benliğine katık edip yol almaktır.
Deliliği kimse anlamayamaz
Bilmem
Acıyı yok sayarken kendinden kopmaktir
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?