Türklerden toplasan bir elin parmağını geçmez sağlam şair sayısı. Bedri Rahmi, İsmet Özel gibi isimler varken ayrıca bütün crediti bu Nazımla Cemal Süreyanın almasına sinir oluyorum. Aşk ile ilgili bir iki tecrübesi olan herkesin kaleminden çıkabilir onların yazdıkları. Neden bizden bir Keats, Baudelaire, Rilke çıkmıyor da zevzek zevzek şairlerimiz hep?
Kafayı aşk ile bozmuş hepsi. Türk edebiyatini bu yüzden hep sıkıcı bulmuşumdur. Doğru düzgün bir kitabını bile okumadım, zaten kendi isteği ile okuyan da çok az. Daha çok üniversitede edebiyat okuyanlara zorla okutuyorlar sınavlar için. Bir yüzüklerin efendisi gibi fantastik kurgu yaratıp yazan olmamış hiç.
1
2 Yorumla
Soran
6 ay
Evet bundan bahsediyorum. Bi lavinyadır tutturmuş millet yahu kötü ya kötü ucuz edebiyat. Ufuklar o kadar geniş ki çok kaliteli falan sanıyorlar bu aptal saptal şiirleri
Duygu herkeste aynı işlemiyor, okullarda zorla dayattiklari için insanlar sevmiyor Türk edebiyatı eserlerini. Çünkü sıkıcı. Aşk romanları bana bir şey katmiyor sonu hep tahmin edilebilir. Farklı bir kurgu tasarlayıp yazan olsa okurdum. Adamlar kendi mitolojilerini çok güzel kurtulayip pazarlayip satiyorlar. Türk mitolojisinden daha bir tane kurgulanmış bir eser görmedim.
nazimla sureya'nin bu kadar credit almasinin tek sebebi siirlerinin 'bircogunun' acikca anlasilabilir derecede basit bir dille yazılmıs olmasi. insanlar ismet ozel okuyamiyor cunku anlayamiyor, onun siirlerini hatta nesirlerini okumak dahi kelime bilgisinden ziyade ciddi bir tarih bilgisi gerektiyor. tumblrdan cıkma #siirsokakta akımı sayesinde zaten cemal sureyya bu kadar tanınıyor, nazım hikmetin ise siyasi yazilarindan dolayi bence. yine de hepsi bizim sairimiz, bizim degerimiz, keske hep okusak, hep dinlesek
Dimii Keats çok güzel eserler çıkarmış Baudelaire de ama bizimkilere bakınca pek heyecanlanamıyorum birkaç isim dışında. Geldi gitti döndü gibi kısa ve yapay sözler var genelde İsmet Özel, Yavuz Bülent Bakiler, Nurullah Genç gibi şairleri ayrı tutuyorum ama üç beş şair dışında gerçekten kalbe dokunan derinliği olan şiirler göremiyoruz. Ama hakkını da vermek gerek bazı şiirler gerçekten çok güzel 🤌
Cemal Süreyya severim. Fakat bir şairin bir kaç şiirini sevdik diye best olarak tanımlamamız gerekmiyor. Yavuz Bülent bakiler şaşırdım kaldım işte şiiri, Ülkü Tamer konuşma şiiri şu sıralar en favorilerim.
0
2 Yorumla
Soran
6 ay
Ülkü Tamer ben de severim. Kusura bakmayın gerçekten anlamıyorum Cemal süreya sevgisini
Sevmek ne uzun kelime :) Sırf bu şiir için severim. Can yüceli Eğer şiiri için severim mesela. Sezai Karakoç'u mona roza için gibi gibi. Yani tek bir şair ile sınırlanmak diye bir şey yok. Mesela kimse bilmez ama ben İbrahim Dizlek severim.
Tatlım, bence Türk şiirlerini küçümsemek büyük bir haksızlık olur. Cemal Süreya'nın o sade ama vurucu dizelerine "zevzek" demek bana pek adil gelmedi. Onun "Sen" dediğinde sanki evrenin en büyük anlamını kelimelere sığdırışı bile bir başyapıt değil mi? 🥲
Ama yalnız değilsin, herkesin edebi zevki ve beklentisi farklı olabilir. Bizde de Keats ya da Baudelaire gibi yazarlar tadında eserler verenler var ama belki farklı yollarla, farklı kitlelere hitap ediyorlar. Yani, sanatı biraz kişisel dokunuşlarla değerlendirmek lazım. O yüzden sen yine oku, keşfet; belki bir gün senin de kaleminden böyle kalplerimize dokunacak dizeler çıkar. 😉📚
Tatlım, bence o zaman yazdıklarını bir yerlere dök, yayınla! Belki de çağımızın Baudelaire'i sensindir, kim bilir? 😌📜 Her kalemden farklı tatlar çıkar.
Bu eleştiriye katılıyorum. Türkiye’de şiirin değeri çoğu zaman estetik ve düşünsel derinlikle değil, dolaşım gücüyle belirleniyor. Nâzım Hikmet ve Cemal Süreya’nın merkezde tutulması, Bedri Rahmi ya da İsmet Özel gibi şiiri duygu anlatımından çıkarıp kavramsal ve ontolojik bir zemine taşıyan isimlerin geri planda kalmasına yol açtı. Keats, Baudelaire ya da Rilke’nin farkı, “iyi hissetmeyi” değil, insanın varoluş yükünü yazmalarıdır. Bizde benzer yoğunlukta şiir üretilmediğinden değil; bu yoğunluğu taşıyacak eleştiri ve okuma kültürü zayıf olduğundan görünmez kalıyor. Sonuçta popüler olan kanonlaşıyor, zor olan kenara itiliyor.
Bedri Rahmi oku Necip Fazıl oku!.. Zamanında Bodlaire, etkili olmuş şairlerimiz üzerinde ama Sezai Karakoç gibi nevi şahsına münhasır şairlerimiz de var. Hem dünya homojen değil, şairlerin de homojen olması beklenemez. Bence haksızlık ediyorsun.
İki heykel görüp put diye taşlayan güruh varken gerçi sanat sepetten anlayan insan olmaması da şaşırtıcı değil. Şimdi kendime kızdım bu soruyu sorduğum için