Nasıl şiir yazmışım?

"Gittiğin Gün Unutmayı Öğrendim"

gittiğin gün

sessizlik çöktü odamın duvarlarına,

her şey yerli yerindeydi

ama hiçbir şey aynı kalmamıştı.

koltuğun,

kahve bardağın,

yastığın bile başka kokuyordu artık.

ve ben,

kendime yabancı bir adamın gölgesinde

unutmayı öğreniyordum

yavaşça...

acıtarak.

biliyor musun,

insan en çok sustuğu yerde büyüyor.

ben o gün büyüdüm.

sana söyleyemediğim her kelimeyle

biraz daha...

ama güzel değildi bu büyümek,

çocukluğumu kaybettim

gülüşünün ardında saklı bir cümlede.

seninle konuşurken

her şey bir anlam kazanırdı,

şimdi kelimeler

yalnızca harflerin toplamı.

“gel” desem kim gelir?

“özledim” desem kim duyar?

ben seni

bir şiirin ilk dizesi gibi sevdim,

hep yarım bıraktım,

çünkü sonunu yazmak

yüreğimi parçalayacaktı.

şimdi sonunu yaşıyorum —

şiirsiz,

sessiz,

sensiz.

kar yağdı geçen gün,

sen üşür müydün hâlâ?

bir zamanlar

ellerim ısıtırdı parmaklarını,

şimdi bilmiyorum,

senin kiminle ısındığını,

benim neden bu kadar donduğumu.

sen gittin,

ve ben,

aynı sokaklardan geçmeye devam ettim.

aynı durakta bekledim.

aynı çay ocağında oturdum,

senin adını bilmeyen garsona

yine "iki çay" dedim.

biri hep kaldı.

hep soğudu.

hep eksikti…

hayat devam etti mi dersin?

evet, etti.

ama ben etmedim.

bir şey bitti içimde,

geri kalan her şey

sıradanlaştı.

ne zaman bir film izlesem

seninle konuşmak geliyor içimden.

"gördün mü o sahneyi?" demek,

"bu şarkı sana benziyor" diyebilmek…

ama artık ne filmler aynı tatta,

ne şarkılar senin sesin gibi.

en çok da geceler...

o uzun, bitmeyen geceler…

bir zamanlar sesini duyduğum saatlerde

şimdi yalnızca tavanla konuşuyorum.

seninle kurduğum hayallerin

enkazı altında

uykusuzum.

ve sen

bütün bunları hiç bilmiyorsun.

belki de umursamıyorsun.

ama ben anlatmak zorundayım,

çünkü içimde susarsam

içimde kalırsın,

o kadar çok biriktin ki

taşıyamıyorum artık seni.

unutmak kolay değil,

bazen her gün seni

ilk defa kaybediyormuşum gibi hissediyorum.

her sabah,

yeniden,

ilk kez terk ediliyormuşum gibi…

gittiğin gün

unutmayı öğrendim demiştim ya —

yalan.

öğrenemedim.

yalnızca

sensiz yaşamaya

alışmaya çalışıyorum.

ama her alışkanlık

bir yara bırakıyor geride.

ve bu şiir,

belki sana ulaşmaz,

belki hiç okumazsın,

ama ben yine de yazıyorum.

çünkü bazı aşklar

konuşulmasa da yaşanır.

ve bazı acılar

yalnızca şiirle geçer.

Nasıl şiir yazmışım?
Cevapla