Türkiye'de Hristiyanlık neden şüphe ile görülüyor?

Türkiye’de yaşarken en acı veren şeylerden biri Hristiyanlık hakkında hiçbir bilgisi olmayan insanların, sanki büyük âlimmiş gibi konuşmalarıdır. Hristiyanlık hakkında en basit bir kitap dahi açıp okumamış, Katolik Kilisesi’nin öğretilerinden habersiz, İncil’i eline bile almamış kimseler, kulaktan dolma yanlışlarla hüküm veriyor. Bir bakıyorsun, “Hristiyanlıkta her şey serbest” diyerek büyük bir iftira atıyorlar; halbuki Kilise, ahlâk konusunda en yüksek ilkeleri asırlar boyunca savunmuş ve insanları erdemli yaşama çağırmıştır.

Yine başka bir yerde, “Hristiyanlar bilimi şeytan görür” diyecek kadar akıl dışı iddialar ortaya atıyorlar. Oysa tarihe bakıldığında, modern bilimin temellerini atan, astronomiden fiziğe, tıptan matematiğe kadar nice alanda iz bırakanların çoğu Hristiyanlardır. Aziz Augustinus’tan Kopernik’e, Mendel’den Lemaitre’ye kadar bilimin tarihinde Hristiyan isimler yükselir.

En sık rastlanan yanlışlardan biri de üç tanrıya inandığımız yalanıdır. Bizim imanımız tek Tanrı’ya, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un birliğine dayalıdır. Bu teslis, üç ayrı tanrı değil, tek Tanrı’nın üç ilahi kişide tecelli etmesidir. Ama bunu bile öğrenmeye niyet etmeden “siz üç tanrıya inanıyorsunuz” diye kestirip atıyorlar. İncil’in değiştiği yalanı da aynı şekilde, tarihi bilmeyenlerin ağızlarından düşmüyor. Halbuki Kutsal Yazılar, ilk kiliseden günümüze sadakatle taşınmış, imanlıların canları pahasına koruduğu Tanrı’nın sözüdür.

Kısacası, sorun bilgisizlikten öte; bir önyargı ve peşin hükümden kaynaklanıyor. Çünkü araştırmaya niyeti olan herkes gerçeği bulabilir, ama görmek istemeyene en parlak ışık bile fayda etmez. Biz Hristiyanlar, sabırla, sevgiyle ve hakikati dile getirmekle yükümlüyüz.

Türkiye'de Hristiyanlık neden şüphe ile görülüyor?
Cevapla