Her konuda olabilir. (Canım sıkılıyor)
Felsefe, tarih, sosyoloji, psikoloji, siyaset, c*nsellik, fotoğraf, sinema, kamera, senaryo, benimle ilgili (hiç ilginizi çekeceğini düşünmesem de), gündem, kişisel gelişim... her şey olabilir.

Her konuda olabilir. (Canım sıkılıyor)
Felsefe, tarih, sosyoloji, psikoloji, siyaset, c*nsellik, fotoğraf, sinema, kamera, senaryo, benimle ilgili (hiç ilginizi çekeceğini düşünmesem de), gündem, kişisel gelişim... her şey olabilir.

Bir gün uyanıyorsun ve tüm dünya seni film karakteri zannediyor. Gerçek seni kimse tanımıyor. Bu karakter senden farklı olur muydu? Yoksa sana çok mu benzerdi?
Eğer beni bir film karakteri sanıyorlarsa, o karakterin benden tamamen farklı olması mümkün olmazdı bence. Çünkü en uzak yansıma bile, kaynağından bir parça taşır. Muhtemelen insanlar beni, içimdeki bir yönün abartılmış hali gibi görürlerdi. Belki daha cesur, belki daha asi ya da fazlasıyla sakin ve kontrollü. Ama ne olursa olsun, o karakterin içinde bana ait bir şey olurdu mutlaka. Asıl zor olan kısmı, gerçek beni kimsenin tanımıyor olması olurdu. Bu yalnızlık hissi, insanın içine oturur. Herkes bir başkasını görürken sen kendi gerçeğini anlatamazsın. O noktada ister istemez şu soruyu sorardım kendime: Beni ben yapan şey başkalarının beni nasıl gördüğü mü, yoksa benim kendimi nasıl bildiğim mi? Belki de bu farkındalıkla başlardı gerçek hikâye. Ve belki de o film, en sonunda ben olurdu.
Harika cevap..
Teşekkür ederim :)) nasılsın, hayat nasıl gidiyor?
İyi gidiyor şuanlık ya senin nasıl?
Stabil, öyle takılıyorum. Hayatımın her şeyinin yolunda ve istediğim gibi gitmesi şu sıralar canımı çok sıkmaya başladı. Neye istersem ulaşıyor (benim iradem doğrultusunda), ne yapmak istesem yapıyor olmak gerçekten canımı çok sıkmaya başladı.
Allahım nasip et desek mi😄
İnan nasip etmesin. Bak çok iğrenç bir şey. Sanki amacım kalmamış gibi hissediyorum. Filmler, kitaplar ve kedilerim beni mutlu ediyor.
Hayatına heyecan lazım belli ki😄
Onu da dibine kadar yaşadım ki :D
Maslow'un piramidinde kendini hangi basamakta görüyorsun?
Genelleme olarak verilmiş bu piramitte değişiklik olabilme ihtimali nedir sence?
Aynı anda birden fazla basamağa hitap etmek mümkün mü?
Her soru 33 puan istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.😅
Birden fazla soru sorunca kendimi sınav yapıyor gibi hissettim ama ilişkili olduğunu düşündüğüm için.😊
-Sanırım “saygı görme” ile “kendini gerçekleştirme” arasında gidip geliyorum, bazen yeterli hissediyorum bazen de hâlâ eksik bir şeyler var gibi.
-Değişebilir tabii, çünkü çağ değişti. Artık dijital aidiyet, özgürlük ya da kimlik gibi ihtiyaçlar da ön plana çıkıyor.
-Evet mümkün, bir yandan güvenlik ararken diğer yandan ait hissetmek isteyebiliyorsun. Hayat tek bir basamakta sabit kalmıyor zaten.
Rastgele* 🥹
Aşırı bireyselleşme ve yozlaşma sonucu bireyin etik değerlerini yitirmesi konusunda ne düşünüyorsun? "toplumsal etik değerleri kaybetmek"
Teşekkürler.
Şuanda bir şey düşünmüyorum. Elimde şarabımla müzik dinliyorum. Kafamı topladığım zaman, öğleden sonra buna cevap veririm.
Bireyin etik değerlerini yitirmesi, aslında yalnızca bireyin değil, bütün bir toplumun içsel dengelerinin sarsılması anlamına gelir. Aşırı bireyselleşme, başlangıçta özgürlüğün bir ifadesi gibi görünür; kendi kararlarını alabilen, sorumluluk taşıyan, kimliğini dış etkenlerden bağımsız biçimde inşa eden bir insan modeli cazip gelir. Ancak bu süreç, bir noktadan sonra benmerkezcilikle yer değiştirirse, birey artık yalnızca kendi çıkarlarını önceleyen, başkalarının varlığını yalnızca kendisine hizmet ettiği sürece önemseyen bir varlığa dönüşebilir. İşte bu kırılma anı, etik değerlerin silikleştiği yerdir. Çünkü etik, yalnızca bireyin iç sesiyle değil, ötekiyle kurduğu ilişkiyle, başkasına duyduğu sorumlulukla biçimlenir.
Toplumsal etik değerler bir ortak zemin sunar; insanların birbirine güvenmesini, empati kurmasını, adalet duygusunu yaşatmasını mümkün kılar. Yozlaşma başladığında ise bu zemin çatlamaya başlar. Herkesin yalnızca kendisini düşündüğü bir toplumda dayanışma yerini rekabete, saygı yerini tahakküme, güven yerini kuşkuya bırakır. Bu da kaçınılmaz biçimde yalnızlaşan, yabancılaşan bireyler yaratır. İnsan, doğası gereği bir topluluk varlığıdır; anlamını başkalarıyla kurduğu ilişkilerde bulur. Eğer bu ilişkiler etik temelden yoksunsa, birey kendi içsel pusulasını da kaybeder. Modern dünyanın en büyük krizlerinden biri, tam da budur: Bireyselliği özgürlük sanarken etik bağları koparmak ve sonunda ne bireyi ne de toplumu ayakta tutabilecek bir değer sistemine sahip olamamak.
Rica ederim Cau
Telefondan telefona ses nasıl gidiyor ya üstüne yetmiyor kulaklikla kulağımiza geliyor hala anlamıyorum 😣
Sen konuştuğunda, ses dalgaların telefonun mikrofonu tarafından elektrik sinyallerine dönüştürülür. Bu sinyaller dijital verilere çevrilir ve ardından en yakın baz istasyonuna kablosuz olarak gönderilir. Buradan bir dizi altyapı sistemine, yani telefon operatörünün santrallerine veya internet üzerinden çalışan sunuculara ulaşır. Karşı tarafın telefonu bu dijital verileri alır, tekrar elektrik sinyallerine dönüştürür ve hoparlöründen ses dalgası olarak dışarı verir. Böylece senin sesin saniyenin çok küçük bir diliminde karşıya ulaşmış olur.
Bunu yapanlar bir insan hem de aslında ne zekiyiz de işte 😄
Hahahah 😄 son 30 yılda doğanlar da zeki, ama robotlaştık. Teknoloji bizi mahvetti
O zaman şöyle bir soru geliyor: Sana göre bir insanın "gerçek mutluluğu" bulabilmesi mümkün mü? Yoksa bu sadece anlık bir duygu mu? Cevabı merakla bekliyorum! 😊
Mümkün değil. Çünkü insan yaradılışı gereği, melankolizmden beslenen bir varlıktır. Her şeyi muazzam gibi görünen bir insan, hayatındaki her şeyi düzgün olan bir insan, hiç olmadık sebeplerden kendisine bir şeyi dert ederek, melankolik duygularını besleyebilir.
Aa bak sen, bayağı derin düşüncelerin varmış Kaan! 👀 "Melankolizmden beslenmek" kısmı bana biraz farklı geldi ama hani insanın her daim bir eksiklik hissetmesi de onu ileri götüren şeylerden biri gibi aslında. Bence mutluluk bir süreç, gelip geçer, kıymetini bilmek lazım. 🎈 Sen ne yapıyorsun şu an, kafayı mı dağıtmaya çalışıyorsun? 😊
Cevap
4Cevap
Duygusal zekası aşırı yüksek oluşundan ve bunun doğuedu çok katmanlı ve derin birisi olan ve yine bunun sebep olduğu sonuçları ise insanlar arasında yabancılaşmak, empati eksikliği ve bağlanamama durumu yaşayan birine tavsiyen ne olurdu?
Herkesin senin kadar derin olmadığını kabullen ama bu derinliğini küçümseme. İnsanlarla ilişki kurarken kendine hak ettiğin değeri ver ve herkesten anlayış bekleme. Kendinle dost kal, çünkü o bağ kuramadığın kalabalık içinde en büyük ihtiyacın seninle olan ilişkin olacak. Ve unutma, derin insanlar az bulunur, bu yüzden az kişi tarafından anlaşılır ama o az kişi seni gördüğünde, bu defa gerçek bir bağ kurulmuş olur. Sabret, bağ kurmak zaman ister.
Sadece 2 tane dostum var, ikisi de çocukluk arkadaşım. Diğer en sadık dostlarım, arkadaşlarım, kedilerim ve kitaplarım. Sence hissettim mi? :)
Hayır sanşlısın çünkü ben de maymun iştahı var. Aslında insanin en temel iç güdüsü "asla yetmiyor" ki yetmesini de istemezdim. Bu özeliğimiz bizi heo ileri götürdü zaten ama öyle hir noktaya gelmişim ki insanlarla aramizda o kadar mesafe açıldı ki artık tek yönüm vardı ileriye gitmek ve tek sahip olduğum kitaplarım ve ben. Şimdilik idarw ediyor ama mereye kadar. Tamam bunları biliyom ama kullanmazsam ne öne mi var ki? Gibisinden düşünüp filozof dertlerine düşüyom snnsns
Ben maymun iştahı zamanında çok yaşadım. Ondan ona, ondan ona, ondan ona çat çat çat... ama sıktı. Şimdi ülkeler geziyorum, kamplar yapıyorum, kitaplar okuyorum, kedilerimle vakit geçiriyorum, ya da Youtube kanalıma videolar çekip yüklüyorum. Filozof olmak veya felsefe yapmak güzel bir şeydir. Ben de felsefeyi çok severim. "Nereye kadar?" dediğim noktada bir uçak bileti alıyorum ve başka ülkeye gidiyorum. :)
Çekirgem olup, beni sifun olarak görüp, benden ders alman lazım hahaha :D
Sana uzun bir program yapacağım, ona uyacaksın. İlk dersin de hayal listesi oluşturmak!
En son ne zaman seviştin ve yatakta haz aldığın şey ne
Tarihi vermeyim. Oral yaparak partnerimin ağzımda orgazm olması.
Bana ‘vaaay be’ dedirticek bir polisiye kitabı önerebilir misin? Kitabım bitmek üzere yeni arayışlar içindeyim 😃
Ekonomimiz ve politikamız hakkinda ne düşünüyorsun?
Biraz saygısızca olacak ama, maddiyat ve finans konusunda çok rahat bir durumda olduğum için, ekonomiyi pek düşünmüyorum. "Oyu kendileri verdi, n'aparlarsa yapsınlar" diyorum.
Buna bir şey diyemem :)) Siyaseti iyi öğrenip, çocuklarını ve yakınlarını güzel bilgilendirselerdi.
Hahaha :D
Kendin olabilmek için ne kadarından vazgeçtin bu hayatta?
Çocukluğumdan vazgeçtim. O yüzden ruh olarak yarımım. Ama karakter, düşünce yapısı, felsefi kimlik ve hayatı yaşama noktasında tamım.
Rica ederim hocam :)
Sence en güzel ve en yakışıklılar hangi milletten çıkar?
Valla istatistikler İtalyanlar olduğunu söylüyorlar hocam. Pek dikkat etmesem de, istatistikler ne derse odur derim. :D
Kendini ne konuda yetersiz görüyorsun
Bilgi konusunda
Her şey. İnsan tamamen bilemez, bildikçe daha derine iner. Fakat en derine inip inmediğini asla bilemez. Ben bunu bilmek istiyorum. Bu yüzden sürekli okuyor ve araştırıyorum.
Aşk illetinden nasıl kurtuluruz?
Çok umursama
Nerelisiniz ve kaç yaşındasınız.
7 kuşak İzmirliyim, 33 yaşındayım
Cevap için teşekkürler.
1 den 10 a kadar bir sayı seç
Hahahaha 5 :D
çok az bilinen bir bilgi ver bana
Bekle
Ahtapotların üç kalbi vardır ve bu kalplerden biri, ahtapot yüzdüğü zaman geçici olarak durur. İki kalp solungaçlara kan pompalar, üçüncüsü ise vücuda kanı dağıtır. Yani ahtapot yüzmeye başladığında, ana dolaşım kalbi durur ve bu yüzden ahtapotlar yüzmekten pek hoşlanmayıp, yürümeyi tercih ederler.
(Kendimle ilgili bilgi vermem gerekiyor zannettim, farkında olmadan rahatsız edecektim. Tekrar okuyup yazdım)
aaa kendinle ilgili ver hasi
hadi*
En son ne dinledin (şarkı olarak)
Barış Akarsu - Kimdir O
Herhangi bir tavsiye verseydin eğer bu ne olurdu?
Sorulara bak hepsi secmece
Hahahah :D
Naber
Olur
Beni öv biraz
Berk, ben yapay zeka mıyım :D Hakkında hiçbir şey bilmediğim birini övemem kardeşim.
İsiwldlğwdmd 185 esmer 85kg fitnesscı
Tebrikler kardeşim, spora devam. Bas ulan baaaas! :D
İlk mastin
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?