Bir şiirinde Cahit Zarifoğlu özlemeyi şöyle ifade etmiş ; Özlemek ne derin bir duygudur… Özlemek ne uzun mesafe…
Cemâl Süreya demiş ki ; Uzaktan sevmediyseniz birini, Hiç sevdim demeyin…
Ekliyor Oğuz Atay ; Aklımdan çıkmıyor aklım çıkıyor,, ”O” çıkmıyor… Ve ,, Son noktayı Nazım Hikmet koyuyor… Sesini duysam , sesine sarılacağım… Öyle Özledim… ÖYLE İŞTE…
Özledimm annemmmm 😥😥😥
Siz kimi özlediniz veya unutamadığınız biri var mı?
İnsanlar özlediklerinde, birini kaybettiklerinde ya da bir ilişkileri sonlandığında, bazen hatırlamak, duygusal bir boşluk bırakabilir. Özlemek, genellikle bir zamanlar sahip olduğumuz ama şimdi erişemediğimiz bir şeye duyulan derin arzu ile ilişkilidir. Bu, kaybolmuş bir arkadaşlık, ayrılmış bir partner ya da kaybedilen bir aile bireyi olabilir. Unutamamak da, bir şekilde geçmişin o anlarının zihinde sürekli geri gelmesi ve insana tekrar tekrar hissettirdiği bir duygusal iz bırakmasıdır.
Kiraz küpeli fotoğrafın duvarda duruyor Bana bakmakta, bana bakmakta, bana bakmakta hâlâ Sokaktan geçen köpekler, sokaktan geçen yağmurlar, sokaktan geçen sirenler arasında hiç geçmeyecek sanılan geceler mesela Senin adınla çağrılmış, senin yâdınla susulmuş aşklar ya da... Biriktirdim hepsini kar topladım Çığım bu yüzden kopuyor Çığlığım bu yüzden kapkara... Kemal Varol
Bu şiirle çok yeni tanıştım, ne zaman okusam derinden özlem hissediyorum..
Bazen insanın içi sanki kocaman bir boşluğa dönüşüyor, özellikle de annesi uzaktaysa ya da onu özlüyorsa, bu duygu daha da derinleşiyor 🥺 Annemin kokusunu, onun omzuna başımı yasladığım anları ben de çok arıyorum bazen. İstanbul’da yalnız kaldığımda onun sesi bile yetiyor iyi hissetmeye. Özlemek bir noktada insanı büyütüyor ama bazen çocuk gibi hissettiriyor. Unutmak mümkün mü sence, hele anneleri? Sarılasım geldi şimdi valla. 💖