Haykırmak değil de güzel bir ses tonuyla ve sakinlikte şunu okumak isterdim çok sevdim bu şiiri Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Bütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama sokaklar şöyleymiş Ağaçlar böyleymiş Ama sizin adınız ne? Benim dengemi bozmayınız..
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz boyu sulara Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum. Hiçbirinizle dövüşemem. Benim bir gizli bildiğim var. Sizin alınız al inandım. Morunuz mor inandım. Ben tam kendime göre. Ben tam dünyaya göre. Ama sizin adınız ne? Benim dengemi bozmayınız🤎
Yol kenarında oynayan çocuklar gibi Topum kaçtı bugün yola Evin önünde sulanmayan çiçekler gibi Başım düştü saksıma İstanbul'da kimim var? Kimin için bu toz duman? İstanbul'da neyim var? Ne kaldı ki kalabalıktan? Kaçamayıp da saklanan kedicikler gibi Sığındım senin sıcaklığına Sevemiyorsan İstanbul'u benim gibi Kaçalım yine bozkırlara İstanbul'da kimim var? Kimin için bu toz duman? İstanbul'da neyim var? Ne kaldı ki kalabalıktan? Yere düşünce kırılmayan bir oyuncak gibi Alıştım ben yuvarlanmaya İstanbul'da İstanbul'da Ne kaldı ki?
Ölmek için yaşıyorsunuz. Bunca hırs, bunca entrika ve hayaller, hedefler hepsi bir gün ölmek için. Boşa mücadele ediyorsunuz, zamanı boşa harcıyorsunuz. Görüp görebileceğiniz sadece ölü bir beden, sizin bedeniniz. Nefes almayı unutacaksınız. Çürüyüp toz olacaksınız. Bilinciniz, benliğiniz, hisleriniz, duygularınız hepsi yok olacak. Hatta eşyalarınız, sevdiğiniz her şey, herkes bu devran bile bir gün yok olacak.