yıldız
kitap
şamdan
kelimeler bunlar hadi bekliyorum ne yazacaksınız merak ediyorum
yıldız
kitap
şamdan
kelimeler bunlar hadi bekliyorum ne yazacaksınız merak ediyorum
"İşte burası Drake..." Kütüphane yazılı kapı görünüyordu. Drake silahının emniyetini açtı ve kapıya sağlam bir tekme attı. "Ah... Burası oldukça kötü kokuyor" dedi. Şenya kokudan pek rahatsız olmamış gibi görünüyordu. Raflarda duran şamdanı gördü, hızlıca ilerleyip eline aldı ve üstündeki örümcek ağlarını temizledi. "Şansa bak... Mumlar ilk gün ki gibi" diyerek çakmağını çakıp, mumları tutuşturdu. Drake dikkatli bir biçimde kütüphaneyi kontrol etmeye başladı. Kimsecikler yoktu ama sanki tüm gözler üzerindeymiş gibi hissediyordu. Üstelik tuhaf kokunun kaynağını bulamamıştı. Şenya ise, şamdanın ışığını kullanarak, raflarda duran zamanın hırpaladığı kitapları inceliyordu. Gözünü bir kitaba iliştirdi. "Hmm... Yıldızlar korsanı... Kulağa ilgi çekici geliyor ama sayfaları neredeyse kopmak üzere. Hey, sence bunu tamir edebilir miyiz Drake?" Herhangi bir cevap gelmeyince, şamdanı alıp etrafına bakındı. "Drake!" Hala ses gelmeyince kitabı bırakıp silahını eline aldı. Dikkatlice yürümeye başladı. "Drake ses ver! Şaka mı yapıyorsun?" dedi titrek bir sesle ama hala cevap yoktu. Şenya silahını doğrultarak koridorda ilerlemeye devam etti. Koridorun sağında bir kapı gördü. Çoktan çürümüş ve zamana yenilmiş metal kapıyı hafifçe itekleyip açtı. Drake pencereden gökyüzünü izliyordu. Sessizce "Drake, sen iyi misin dostum?" dedi. Belli etmiyordu ama korkmuştu. "Şuna bak Şenya... Onlar yıldız! İlk defa görüyor olmamız çok tuhaf değil mi? Resimlerdeki gibi değiller. Çok parlak, bir sürü küçük yıldız..." Şenya derin bir nefes aldı, Drake'nin iyi olduğuna sevinmişti. "Evet dostum... Harika görünüyorlar. İçimizdeki yaşama umudu kadar çoklar. Onlar hep var olacaklar"
Devam edebilir veya etmeyebilir... 😃
kitap yaz okuyayım be adam bu nedir böyle ba yıl dım!
Teşekkürler. 🤭🤭
ciddiyim çok yeteneklisin hayal gücün bunu aktarma becerin o kadar iyi ki cidden bayıldım ben beceremiyorum hiç yazmayı çok özendim o yüzden
Teşekkürler tekrardan.
Beğendiğine sevindim.
Yazabilirsin. Denemekten çekinme.
hayal gücüm yok çok mantıksal bakıyorum bilinenin dışına çıkamıyorum ya da başı sonu olmuyor yazdıklarımın saçma sapan işte yetenek işi tamamen ve bende hiç yok
Belki bu sayfa sana yardımcı olabilir.
tasarimfikir.com/.../
Teşekkür ederim
Hayallerini süsleyen hep merak ettiği büyük Han’ın kapısına doğru yaklaştı küçük savaşçı,
İçeriye ilk defa gireceği için fazlası ile heyecanlıydı, metrelerce uzun ve görkemli duran bu kapı onun kurtuluşu olacaktı.
En azından küçük savaşçı böyle düşünüyordu,
Amcasına dönüp “Bir an önce girelim artık!” Diye serzenişte bulundu.
Küçük savaşçının amcası sürekli gökyüzüne bakıyordu, bu bakışlar küçük savaşçı da oldukça merak uyandırmış olacak ki hemen soru verdi;
”Amca gökyüzüne neden bakıyorsun, yıldızlar çok güzel değil mi?”
Evet, amcası bir ejderha avcısıydı ve gelecek olan tehlikenin farkındaydı..
Ve nihayet küçük savaşçı içeriye girmişti, tıpkı hayallerin de ki gibi iri yarı adamlar, her yere saçılmış zırhlar ve çeşitli silahlar vardı.
Küçük savaşçı bir gün olacağı kişi olmanın ilk yolunun bu Han’ın tozunu yutmak olduğunu biliyordu.
Amcası Jones ve Küçük Savaşçımız köşe de bir masaya oturdu ve masa da duran şamdanı cebinden çıkarttığı kibrit ile yaktı.
Küçük savaşçı hayallerin de ki yer de olmanın verdiği heyecanla masadan kalkıp etrafı dolanmaya başladı.
Ve bir kütüphane köşesi dikkatini çekti, dilini hiç anlamadığı kitaplar ve lisanlar ile dolu bir köşeydi.
O sıra da endişe için de olan amcasının yanına koşup;
”Amca neden bu kitapların hiç birini anlamıyorum? Bir gün onları okuyacak mıyım, neden orada duruyorlar?”
ardı arkası gelmeyen sorular ile amcasını soru yağmuruna tutmuştu.
Ay yoruldum devamını sonra yazarım başka kelimeler de olabilir 😅
Cevap
3Cevap
Yağmurlu ve rüzgarlı bir sonbahar gecesinde sevgilimin dizlerinde ölmüştüm. O gece yıldızlar derin bir karanlığa gömülmüş gökyüzü kapkaranlıktı. Sevgilimin akan göz yaşlarının damlaları, yağmur damlalarıyla karışıp yüzüme çarpıyordu. Rüzgar şiddetini iyice arttırmıştı. Saçlarımı okşarcasına her telimin arasından geçen rüzgar, sevgilimin yüzüne çarpıyordu. Sonra birden sessizlik ve durgunluk kapladı etrafı. Son defa sevgilimin yüzünü gördüm. Üzgün görünüyordu ya da ben öyle olmasını ummuştum. Son defa onu öyle hatırlamak... Katilimin o olduğunu bilmeden.
Yazar ayağı kalkar. Derin bir nefes çektikten sonra yazmayı bugünlük noktalamaya karar vererek kitabın kapağını kapatır. Masanın üzerindeki şamdandaki ki yanan mumları üfleyerek yatağına gider.
Şamdan itibaren izledim yıldızları, hakkında kitap yazılacak çok şey var ama yıldızlar bir başka
Gökyüzünde parlayan yıldızların altında uzanıp seyretmek varken anlamsız bir biçimde masada karşılık oturmuş ortada yanan şamdanın ışığını bakıyoruz. Garson elinde kitap kalınlığını andıran bir menüyle gelince irkildik.
Yıldız kitap şamdan adında 3 delikanlı varmış hepsi ölmüş
püüüü
Püüü mü memleket bunlarla baba diye geçinemiyomus sen püüü diyon
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?