Düşündüm de, ne gereksiz insanlar almışım hayatıma. Ne gereksizinsanalr için yokmuşum kendimi. Sevmişim, değer vermişim, fedakarlık yapmışım, karşılığını büyük vefasızlıklarla almışım. Şimdi şöyle bir bakıyorum da herkes birileriyle bir yerlerde mutlu.
Ben, oturmuşum zamanında yaptığım fedakarlıkların, verdiğim mücadelelerin hesabını yapıyorum. Bir süre sonra umurunda dahi olmayacağım insanların telaşına düşmüşüm. Kendimi yorup yıpratmışım. Değmiş mi? Asla. Artık kim gelmiş, kim gitmiş, kim sevmiş, kim sevmemiş umurumda bile değil. Kim nerede nasıl mutluysa, öyle kalsın. Zamanında kopardığım fırtınalara hiçbiriniz kulak vermediniz. Artık sizde de fırtınalar kopsa, bende yaprak kıpırdamaz. Kıpırdatmayacağım. Bende sizinle savaşacak güç var ama uğraşmayacağım.
Geçmişe takılmayı bıraktım.
Artık sadece önüme bakacağım.
Kardeşimin okuduğu son kitaptan ve işaretlediği sayfa...
“İntikam almak bireyseldir, cezalandırmak Tanrı’nın işidir. Toplum ikisinin arasında, cezanın altında intikamın üzerinde yer alır. Böylesine büyük ve böylesine alçak iki şey ona uygun düşmez. ‘İntikam almak için cezalandırmak’ yerine iyiliğe yöneltmek için düzeltmelidir.”
Bayadır beni derinden etkileyen bir roman okuyorum, şu cümle beni etkiledi. "Lakin gönül ferman dinler miydi hiç? Evet bir zaman için sevdiğini aklından çıkarabilirdi belki... Ama kalbinden asla!" Huzur sokağı.
Hayatta daima gerçekleri savun! Takdir eden olmasa bile vicdanına hesap vermekten kurtulursun. Dünyanın neresinde olursa olsun haksız yere birinin suratına atılan tokadı kendi suratında hissetmeyen kişinin insanlığından şüphe ederim. İyilik yapmaya devam et. Karşındaki o iyiliğe layık olmasa bile sen o iyiliğe layıksın.:)
Bir yazı okumuştum tam hatırlamıyorum birisi soruyor diyor ki neyi yazacaksın oradaki kişi de diyor ki yenilen birisinin kavga etmeye hiçbir zaman doymayacağını yazacağım niye bilmiyorum ama burası beni çok etkilemişti.
Kitabı hatırlamıyorum şu an fakat "Güçlüler güçsüzleri incitemeyecek kadar güçsüz olunca güçsüzler çekip gidebilecek kadar güçlü olmak zorundalar" yıllardır aklımda. Sevmeye gücünüz yoksa gidecek gücünüz olsun bari der gibi