Benim için en önemli faktör kalıcı olması için bunu yapmasıdır. Yani özgünlük bunu daha iyi açıklar. Diğer kendi alanındaki sanatçılardan farkını ortaya koyarak bir şeyler yapmaya çalışır. İşte sanatçılık evreni böyle kendini özgünlüğün etrafında dolaşmasını sağlar. Taklit yapan sanatçılar kendileri gibi sanatları da unutulmaya mahkum olur.
Kesinlikle vardır. Ne kadar çok malzeme o kadar çok yaratıcılık. Mesela Antik Yunan'daki sanat eserlerinin o dönem Avrupa'sına göre bir çağ ileride olması, Antik Yunan'ın bilim ve kültürde çok ileri bir düzeyde olmasından kaynaklı. İnsanlar, sanat eserlerini gördükçe zihinlerinde tasvir edecekleri betimlemelerin zenginliği de doğru orantıda artış gösteriyor. Tıpkı şuna benzer, ömründe sadece 1 tane otomobil görmüş birisi mi daha güzel bir otomobil tasarlar yoksa 1000 farklı model otomobil görmüş birisi mi? Sonuç belli her zaman.
Sanat dalina gore degisir diye dusunuyorum. Plastik sanatlarda calisma ve tecrube onemliyken edebi sanatlarda yasanmislik daha onemlidir. Genellikle edebi sanatlarda sanatcilar gecmis hayatindan beslenir. Dolayisiyla yasadigi olaylar sanatini buyuk olcude etkiler.
Gündelik hayata dair hemen her şey etkileyebilir diye düşünüyorum.
Yaşadığı dönem, ailevi sebepler vs. çoğaltılabilir. Keyifsiz uyandığı bir sabah, huzurla daldığı bir uyku hatta iştahla fırına attığı kekin kabarmaması bile =/
Yaratıcılığı arttırmanın yolu hayal gücüdür, bir sanatçı her şeyden ilham alabilir, müzikten resimden filmden hayatın kendisinden. sürekli farklı düşünmek ve yeni bir şeyler bulmak yaratıcılığı arttırabilir
yaşadığı bütün sorunlar aslında hayatındaki gel gitler duygusal anlamda yaşadıkları ailesi baskısı hüznü imkansızlıkları etkiler diye düşünüyorum.. o yüzden özellikle italyan sanatçıların ronesans döneminde yetişenlerin yanında hep güçlü aileler var destekleyen..
Biraz var, evde izledigim bir program var "affaire conclue" isminde eski sanat ürünlerini satin aliyorlar, orada Julien Cohen bu konu hakkinda gercekten güzel bilgiler veriyor. Sanat galerisine gittigim dönem genelikle o sanatci kisinin ozgecmisini kontrol ederim.
Her ne kadar kendiyle alakalıysa da, çoğu zaman çevresinin de etkisinde kalır iyi ya da kötü anlamda.. Bu yüzden özel hayatları çok önemlidir..
Yaşanan travmaların da mutlulukların da direkt birçok kesime dolaylı ya da doğrudan etki ediyor.. Gezip dolaşmak, araştırmak, bilgi edinmek, dinlemel, okumak, hepsi birer ilham perisi..
Stres, moral bozukluğu vs gibi duygular yaratıcılığını azaltabilir. Çünkü o duygularda olan bir sanatçı, sanatına konsantre olamaz. Sanat yaparken en önemli şey konsantrasyondur bana göre. O yüzden kafasının meşgul olmaması gerekir.
Üreten bir sanatçı olarak ustalardan ilham alma dışındaki aynı işi yapanları takip edip, fark etmeden stillerin benzeme durumu, bir sanatçıyı geriletir. Çünkü eserler birbirine benzer ve ortaya özgün bir ürün çıkmaz.