Bakalım en mantıklı yorumu kim yapacak 😇 ben şiirin anlamını çözdüm sizde çözebilecek misiniz 😇 İpucu: Tasavvuf da hayvan demek , İnsanı Kamile henüz erişememiş, nefsin mertebesini aşamamış yani daha ağaç olmamış fidan demek.
Şiir yorumlamayı sever misiniz? Mevlana'nın, Hz. Adem Aleyhisselam ile ilgili bu şiirini yorumlayabilir misiniz?
İnsan insan madam önce cansız varlik bitki hayvan oluyo ve bunları bilmiyor yaratıcı onu insana dönüştürerek akıl veriyor ödüllendiriyor gibi ve bir daha dönüşüm geçirecek
Şimdi önce cansızlardan zuhur etti derken toprağı kast ediyor. Topraktan Hz. Adem yaratıyor, sonra cansızlardan bitkiye geçti, yıllarca fidan gibi yaşadı derken de daha Allah nurundan uflemeden beden olarak bekledi yıllarca yani daha ağaç (çınar) değil fidandı. Sonra Allah nurun dan üfleyince toprak halinden hiç bir şey hatırlamadı. Sadece nebati halini yani bedenini düşündü. İlkbahar ve çiçekler açınca yani ağaç olma vakti gelince Allah ona isimleri yani sadece bir beden olmaktanda öte memleklerden farklı olduğunu öğretti, ağaç oldu artık çınar oldu yani. burada demek isteğini Allah nurundan uflemeden sadece insan bedeni olan bir hayvandı ( yani Allah'ın nesnelere isim ve sıfat vermeyi öğretmeden önceki hali) Fidan gibi bekliyordu nurun uflenmesini. Yani insan bedeninde beşer (düşünen olmadan) bekliyor ki zaten Allah ruhundan uflemeden Hz. Adem'in bedenini görünce şeytan, Onun içine girip çıkıyor sen en büyük düşmanimsin diyordu. Hz. Adem canlanmadigi için bunların farkında değildi. Allah nurundan üfledikten sonra düşünmeyen bir bedenden düşünün bir beşere dönüştü. İnsanı Kamil olması için de isim ve sıfatları bilmesi gerekiyordu. O yüzden burada Hz. Adem'in hayvan kısmı, İsim ve sıfatları öğrenmeden önceki hali. İsim ve sıfatları ögretince Allah, insanı Kamil oluyor. Çünkü nefis Tasavvufta hayvan demektir. Nefsin 7 mertebesi vardır. Bu mertebeleri aşmak için isim ve sıfatları bilmek yani Allah'ı zikredecek isimler gerek. akıl, irfsn ve kudret sahibi oluncaya kadar iklimden iklime geçmesi bu topraktan itibaren kat ettiği yol demek. Allah ona nurundan üfledikten sonra evvelki halinden yani toprak halinden hiç bir şey aklında hatırasında yani hafızasında kalmadı. Aynı şekilde ölünce de şu an ki akıl durumu değişecek çünkü artık ebedi âleme Berzah alemine geçecek, oradaki akli düşüncesi ile dünyadaki akli düşüncesi bir olmayacak
Mevlana'nın mana alemine girmek, kamil insan olmaktan geçer. Madde aleminden mana alemine geçiş süreci kıldan ince kılıçtan keskindir. Tanrı insanı dünyaya önce nurdan kaplı bir bedene sahip olarak gönderdi. Ancak insan bunun kıymetini bilemedi sevgili bayım. Anlatmak istediğinizi, Mevlana'yı ve kırklar makamını çok araştırdım. Bunlar o kadar ince konular ki, buraya yazmaya ne parmaklar dayanır nede kelimeler. Böyle bir konu ve başlık açmanıza çok sevindim. Devamını bekleriz.
Düz mantık okuyan biri Evrime getirmeye çalışıyor fakat Tasavvuf derin mana alemidir. Nefisin daha ilk mertebesinde olan bu bizler, 7 mertebeyi de aşmış İnsanı Kamil olmuş kişilerin söyledikleri her sözün , yaydan çıkmış ok misali kalbimize saplanmasını beklemek tabiki haddimize değil. Fakat kendi çapımızda dilimiz döndüğü kadar doğru anlamaya çalışarak yorumlayabiliriz sadece.
Şimdi önce cansızlardan zuhur etti derken toprağı kast ediyor. Topraktan Hz. Adem yaratıyor, sonra cansızlardan bitkiye geçti, yıllarca fidan gibi yaşadı derken de daha Allah nurundan uflemeden beden olarak bekledi yıllarca yani daha ağaç (çınar) değil fidandı. Sonra Allah nurun dan üfleyince toprak halinden hiç bir şey hatırlamadı. Sadece nebati halini yani bedenini düşündü. İlkbahar ve çiçekler açınca yani ağaç olma vakti gelince Allah ona isimleri yani sadece bir beden olmaktanda öte meleklerden farklı olduğunu öğretti, ağaç oldu artık çınar oldu yani. burada demek isteğini Allah nurundan uflemeden sadece insan bedeni olan bir hayvandı ( yani Allah'ın nesnelere isim ve sıfat vermeyi öğretmeden önceki hali) Fidan gibi bekliyordu nurun uflenmesini. Yani insan bedeninde beşer (düşünen olmadan) bekliyor ki zaten Allah ruhundan uflemeden Hz. Adem'in bedenini görünce şeytan, Onun içine girip çıkıyor sen en büyük düşmanimsin diyordu. Hz. Adem canlanmadigi için bunların farkında değildi. Allah nurundan üfledikten sonra cansız bir bedenden canlı bir insana dönüştü. İnsanı Kamil olması için de isim ve sıfatları bilmesi gerekiyordu. O yüzden burada Hz. Adem'in hayvan kısmı, İsim ve sıfatları öğrenmeden önceki hali. İsim ve sıfatları ögretince Allah, insanı Kamil oluyor. Çünkü nefis Tasavvufta hayvan demektir. Nefsin 7 mertebesi vardır. Bu mertebeleri aşmak için isim ve sıfatları bilmek yani Allah'ı zikredecek isimler Allah'a ulaşmanın yolu onu devamlı zikretmekten geçiyor çünkü. Akıl, irfan ve kudret sahibi oluncaya kadar iklimden iklime geçmesi bu topraktan itibaren kat ettiği yol demek. Allah ona nurundan üfledikten sonra evvel ki halinden yani toprak halinden hiç bir şey aklında hatırasında yani hafızasında kalmadı. Aynı şekilde ölünce de şu an ki akıl durumu değişecek çünkü artık ebedi âleme Berzah alemine geçecek, oradaki akli düşüncesi ile dünyadaki akli düşüncesi bir olmayacak
Daha mühimdir ki umum zişuur mütalaa edebilecek ve fatır-ı züccelinin cilve-i esmasını bildirecek birer mektup birer şiir birer kitap hükmünde zuhur ederek manalarını hadsiz üyelere ifate i iade haşretmişimdir..
Sual: Neden hâdisat-ı i’caziye sair zarurî ahkâm-ı şer’iye gibi tevatür suretinde, pek çok tarîklerle, çok ehemmiyetli nakledilmemiş? Elcevap: Çünkü ekser ahkâm-ı şer’iyeye, ekser nâs, ekser evkatta muhtaçtır. Farz-ı ayn gibi o ahkâmın her şahsa alâkası var. Amma mu’cizat ise herkesin her bir mu’cizeye ihtiyacı yok. Eğer ihtiyaç olsa da bir defa işitmek kâfi gelir. Âdeta farz-ı kifaye gibi bir kısım insanlar onları bilse yeter.
Kainatı anlamak için tek bir ağacın değil bir çok ağacın meyvesinden faydalanmalı insan. İmam Gazali, Mevlana, Yunus Emre, Abdulkadir Geylani, Said Nursi vb. Her biri ayrı bir tat ayrı bir lezzet.
Kesinlikle katılıyorum. Sırrı kayyumiyet anlaşıldıktan sonra o mevhum silsilelerde birbirine dayanmak rabıtası ve manası kalmaz -kalkar her şey doğrudan doğruya sırr-ı kayyumiyete bakar.
@hayataheyecangerek Şimdi önce cansızlardan zuhur etti derken toprağı kast ediyor. Topraktan Hz. Adem yaratıyor, sonra cansızlardan bitkiye geçti, yıllarca fidan gibi yaşadı derken de daha Allah nurundan uflemeden beden olarak bekledi yıllarca yani daha ağaç (çınar) değil fidandı. Sonra Allah nurun dan üfleyince toprak halinden hiç bir şey hatırlamadı. Sadece nebati halini yani bedenini düşündü. İlkbahar ve çiçekler açınca yani ağaç olma vakti gelince Allah ona isimleri yani sadece bir beden olmaktanda öte memleklerden farklı olduğunu öğretti, ağaç oldu artık çınar oldu yani. burada demek isteğini Allah nurundan uflemeden sadece insan bedeni olan bir hayvandı ( yani Allah'ın nesnelere isim ve sıfat vermeyi öğretmeden önceki hali) Fidan gibi bekliyordu nurun uflenmesini. Yani insan bedeninde beşer (düşünen olmadan) bekliyor ki zaten Allah ruhundan uflemeden Hz. Adem'in bedenini görünce şeytan, Onun içine girip çıkıyor sen en büyük düşmanimsin diyordu. Hz. Adem canlanmadigi için bunların farkında değildi. Allah nurundan üfledikten sonra düşünmeyen bir bedenden düşünün bir beşere dönüştü. İnsanı Kamil olması için de isim ve sıfatları bilmesi gerekiyordu. O yüzden burada Hz. Adem'in hayvan kısmı, İsim ve sıfatları öğrenmeden önceki hali. İsim ve sıfatları ögretince Allah, insanı Kamil oluyor. Çünkü nefis Tasavvufta hayvan demektir. Nefsin 7 mertebesi vardır. Bu mertebeleri aşmak için isim ve sıfatları bilmek yani Allah'ı zikredecek isimler gerek. akıl, irfsn ve kudret sahibi oluncaya kadar iklimden iklime geçmesi bu topraktan itibaren kat ettiği yol demek. Allah ona nurundan üfledikten sonra evvelki halinden yani toprak halinden hiç bir şey aklında hatırasında yani hafızasında kalmadı. Aynı şekilde ölünce de şu an ki akıl durumu değişecek çünkü artık ebedi âleme Berzah alemine geçecek, oradaki akli düşüncesi ile dünyadaki akli düşüncesi bir olmayacak. AMA SANA FAZLA GELİR TASAVVUF SEN MAYMUN ATALARINLA HAYVANAT BAHÇESİNDE OYNA
Ana Sayfa > Kültür & Sanat > Sorular > Şiir yorumlamayı sever misiniz? Mevlana'nın, Hz. Adem Aleyhisselam ile ilgili bu şiirini yorumlayabilir misiniz?