Şimdi ben bu başlığı yazınca hepinizin aklına aynı şey geldi biliyorum. Bu konu hakkında başka bir zaman yazarım ama bu sefer çok farklı bir şeyden bahsedeceğim.
Dışarı çıktığınızda etrafınıza bir bakın, ellerinde telefon olan yüzlerce başı eğik yüz ve birbiri ile konuşmayan insan yığınları görürsünüz. Utanmasak karşılıklı otururken telefondan yazışacak hale geldik. Kimse birbirinin yüzüne bakmıyor, kimse "diyalog" kurmuyor...
Ben de müzik, telefon, internet vb.'nin esiri olmuş durumdayım, etrafımı dinlemeden kafamın dikine hareket ediyorum. Hayatı kaçırıyorum belki de...
Bunu nasıl mı anladım? Karanlıkla diyalog kurarak...
Gayrettepe Metro İstasyonunda hayatımda tadıp tadabileceğim en değişik deneyimi tattım geçenlerde. Metro'nun Gayrettepe çıkışında hemen solda "Karanlıkta Diyalog" sergi alanı var. Ben önce slayt gösterileri olur, bir iki farkındalık mesajı verilir ve hayli klişe olur diye düşünüyordum. Öyle bir yanıldım ki anlatamam...
Rehber öncelikle benimle beraber on kişiye hoş geldiniz dedikten sonra yaklaşık 90 dakika sürecek yolculuğumuza bizi hazırlamak için elimize kör bastonu verdi. Neler döndüğünü anlayayım derken bir koridora girdik beraber. Altta yanan küçük lambalar vardı ve görevleri bizi alıştırmaya çalışmaktı. Rehberimiz Harun Bey (Harun Sarıkaya) eşliğinde ve onun muhteşem görüsü ile 95 dakika doyunca İstanbul'u ve kendimi yeniden keşfettim... Tramvayın sesini, vapurun dalgasını, kuşların cıvıltısını, biberin kokusunu "gördüm"; seslerinden insanları çizdim zihnimde...
Empati kurmak benim anladığım bir şey değil. Yani çok sağlıklı bulduğum bir şey değil; mesela çok yakınını kaybetmiş birini anlayabilmem, onu onun kadar bilebilmem çok zor. Biliyorum dersem felaket yalan söylemiş olurum, ancak ben de yaşarsam o acıyı anlayabilirim. Veya tersini düşünelim, çocuğu yeni doğmuş bir Annenin mutluluğunu anlayamam çünkü henüz bu duyguyu yaşamadım, bilmiyorum. Bu durumda net bir empati kurmam olanaksız olur, ancak onu yaşamam gerekir ki anlayayım.
Ama bu "sergi"de gerçekten anladım. Görmememin verdiği ilk korku, karanlığın bende yarattığı endişe, boşluk hissi çok tuhaftı. Sonra alışmam ve kabullenmemse çok daha tuhaftı. İkide bir sadece adlarını bildiğim insanlara çarpmak ve Harun Beyi bulunca rahata ermek de hayli enteresandı.
Bence bu sergiye en yakınınızla gidin. Mesela sevgiliniz, kocanız, kardeşiniz... O zaman değer ne demek anlıyorsunuz. Ve muhtaç olmak yerine destek olmayı, saygı duymayı anlıyorsunuz. O güveni duyup evlenme teklif edenler olmuş sevgilisine. Bundan daha "değişik" bir ortam kesinlikle bulunamaz, kaçırmayın derim.
Bu sergi 2013'ten beri İstanbul'da ve eğer gitmezsek, deneyimlemezsek o alandan gidecek hayli değerli bir olay. Benden size tavsiye gidin, görün ve karanlıkla diyalog kurun, pişman olmayacaksınız.
Saygılar efendim...
Detaylı bilgi için:
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar