Henüz 13 yaşındaydı Didem. Hayata dair hayalleri, emelleri, güzellikleri vardı. Bu güzellikleri yaşamak uğruna henüz 1. sınıfta evden kaçmıştı.

Uslu, içine kapanık bir çocuktum ben. Ancak nedense birdenbire olmadık şeyler yapardım. İlkokul 1. sınıftayken evden kaçtım mesela.
Lisenin bahçesine gidip ayaklarımı kırmızı balıklı havuzun içine soktum. İğde ağaçları vardı bahçede bir de. Beni akşama buldular. O gün annemden yediğim dayak beni epey idare etti.

Ve 13 yaşında da annesini kaybetti. Annesi ile ilgili çok konuşmaz. Sadece şiir yazar ve Onu özler.
13 yaşımdayken annem öldü. Hani bazı insanlara isimleri çok yakışır ya, işte annem o insanlardandı. İsmi Füsun’du. Annemden bana kalan tek miras bir sihirdir. Onu ne zaman özlesem hep bir şiir yazdım.

18 yaşına geldi, evden tekrar kaçtı ve evlendi.
18 yaşımdayken bir daha evden kaçmaya karar verdim. Babama hitaben artık büyüdüğümü ve diğer bazı ehemmiyetli hususları belirten bir mektup yazdım. Sanırım kırmızı balıklı havuzu özlemiştim. Ancak bu kaçışımda bir daha eve dönmedim. Hatta evlenip kaçarak evlenen ilk şehirli kız unvanını aldım.

Evliliği çok uzun sürmedi, boşandı. Bir apartmanın bodrum katında yaşamaya başladı. Şiirlerinin çoğunu da bu rutubet kokulu evde yazdı. Maddi imkansızlıklarla boğuştu ama bu sıkıntılar Ona hep yeni bir şiir kazandırdı.
Boşandıktan sonra bir bodrum katında yaşamaya başladım. İkide bir su basardı orayı. Ben de eşyaları bir kenara toplar, sabırla pis suyu boşaltır ve Tanju Okan’ın `Kadınım’ şarkısını mırıldanırdım. “Sevdiğim o kadın yok artık bu evde” pis su boşaltıp ev temizledikten sonra, sevdiğim o kadın olurdum ben yine. Kendimi iyi ve güçlü hissederdim. Çapkın hayallerin çirkin ördeğiydim ben orada. Öyle çok mutlu oldum ve öyle çok acı çektim ki özgeçmiş falan hikaye, benim orada geçirdiğim üç yılda en özlü geçmişim saklı. Bir insanın hayatındaki en özlü şeyin, delirmek olduğunu fark ettim ben orada.
Edebiyat dünyasını takip etmez, Mevlana ve Edip Cansever'i takip ederdi. En çokta aşkın arkadaş hali olan Edip Cansever'i.

Ve 24 Temmuz 2011 tarihinde "kalın bağırsak kanseri" sebebiyle 41 yaşında sonsuzluğa ilk adımını attı. Şairdi, sıcak bir 24 Temmuz günü sonsuza kadar şiir oldu.
Saygı ve özlemle anıyoruz.
#Felek-i_Eflak
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Emeğinize sağlık çok güzel ve iyi bir yazı olmuş teşekkürler..
Cok seviyorum duygularini oyle guzel yazmiski mutsuza kim bakacak siiri en sevdigim nur icinde uyusun anilmayi cok hakediyor paylasim icin tesekkur ederim
Benim de hayranı olduğum kadındır. Hayatı, şiirler, bakış açısı. Rica ederim, kesinlikle anmalıydık.