Atatürk'ün de Araştırmak İstediği Gizemli Kıta: ''MU'' Kıtası

Adından da anlaşılacağı gibi MU kıtası :) Tam günümüzden 70 bin yıl önce var olduğu düşünülen araştırmalar sonucu yokluğu ve varlığı az-çok tartışılan ve Türklerin de buradan geldiği fikri atılan Büyük Okyanus'ta yer aldığı Avustralya kıtasının 2 katı kadar büyük olduğu söylenen bir kıta ve bir o kadar kayıp şehir Atlantis kadar gizemli.

Çoğu bilim adamının araştırdığı kadar Mustafa Kemal Atatük'ün de el attığı bir konu.

Aslen bugün yapılan araştırmalar sonucu kanıtlanamamış lakin bu MU kıtası fikrini ortaya atan ilk kişi de Amerikalı Gezgin olan Albay James Churcward'dır.
Atatürk'ün de Araştırmak İstediği Gizemli Kıta: ''MU'' Kıtası

İlk olarak Tibet'te yapmış olduğu araştırmalara dayanarak 4 kitap yazmıştır. Albay James Churcward Tibet tapınaklarında bulduğu tabletleri oradaki rahiplere tercüme ettirmiştir.

Churcward, uzun bir süre Hindistan'daki İngiliz ordusunda hizmette bulunmuş ve 1883'te Batı Tibet'te bulunduğu zamanlarda bir tapınağa konuk edilmiştir. Albay James Churcward bulunduğu bu tapınakta Mu kıtasını ilk kez araştırmaya başlamıştır. Araştırmaya başladığı yerde çok eski bir dilde yazılmış olan Naacal tabletlerini adını açıklamadığı tapınağın mahzeninde bulmuştur. Bu tabletler de çok eski ve ölmüş bir dile mensup Nagamaya diline ait tabletlerdi.

Churcward bu dili bilen başrahipten yanında 2 yıl boyunca bu dili öğrenmiş ve tabletlerde yazılanları çözmüştür.

Atatürk'ün de Araştırmak İstediği Gizemli Kıta: ''MU'' Kıtası

En az 15 bin yıl önce yazılan bu tabletler Mu kıtası hakkında yazılan bilgiler içermekteydi. Ama doğruluğu ise bilinmemekteydi. Biraz daha açalım; Albay James buradan ayrılarak tam 50 senelik bir araştırmaya el atmaya başlamıştır. Carolin Adalarında, Güney Pasifik'in bütün adalarında, Asya'da yaptığı araştırmalarda asıl önemini çeken şeyin bütün tabletlerde yazılan dillerin, inşa ettikleri tarihi mehsenlerin, düşüncelerin neredeyse aynı olmasıydı.

Asıl olan ise, bu kıtada bir tufan olduğunu ve burada bulunan insanların hem Amerika hem de Asya kıtasına kaçtıkları kaynağıdır.

Atatürk'ün de Araştırmak İstediği Gizemli Kıta: ''MU'' Kıtası

Bu kaynakların ise tek kanıtı dildir. Mesela bu göçler sonrasında sizlere Baba anlamına Ata kelimesini birçok dilde karşılaştırabilirim:

BABA= Eski Türkçede Ata

Sümer dilinde Ad veya Adda

Elam dilinde Atta

Hitit dilinde Atta

Grekçede Atta

Latincede Atta veya Atavus

Eski Nort dilinde Atte

Eski Almancada Atto

Malta dilinde Tata

Kızıl Derililerde ise Tata, Tad veya Tahtli

olarak tarihi dil kayıtlarında geçmektedir. Daha bir çok eski ve bazı günümüz dillerde de rastlanmakta

Her neyse siz okurken ben fazla uzatmayayım ve asıl konuya gireyim; :)

Asıl konu Atatürk'ün ilgisini çeken bir konu. Eğer Atatürk daha fazla yaşasaydı Türk tarihinin 3 bin - 5 bin yıllık olduğu değil, belki 40.000 senelik olduğunu anlayabilme özelliğine sahip olabilirdik. Nasıl mı?

Atatürk'ün de Araştırmak İstediği Gizemli Kıta: ''MU'' Kıtası

Atatürk, Türk soyunun nereden geldiğini öğrenmek isteyen Türk tarihinde nadir ve ender insanlardan bir tanesiydi. Atatürk Mu kıtasıyla ilgilenmiş ve dikkatini çeken büyük konulardan bir tanesiydi nedeni ise Türk tarihinin başlangıcını bulmaktı.

Peki Atatürk konuyla ilgili neler yapmıştır?

Atatürk'ün isteğiyle bir çok bilim adamı, tarihçi araştırmacıyı toplayıp bu alanda bir çok araştırma yaptığı Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan bu konuyla ilgili araştırmalar Atatürk için neredeyse çok umut vericiydi. 193'da TDK kurulduktan sonra birçok yabancı ve yerli bilim adamını davet etti ve gelen bilim adamları sayesinde birçok malzeme ve bilgilere Atatürk ulaşmıştır.

Ama yine de Türklerin nereden geldiğini pek açıklayamamıştır.
Atatürk'ün de Araştırmak İstediği Gizemli Kıta: ''MU'' Kıtası

1932 yılında emekli General Tahsin bey Atatürk'ü ziyaret ederek Maya diliyle Türk dili arasındaki benzerlikleri Atatürk'e anlatmış ve Mayalarla Orta Asya'nın arasında çok büyük mesafe olmasına rağmen Atatürk'ün ilgisini bu konu çok çekmiş ve bu konu üzerine Tahsin beyi elçi olarak Meksika'ya göndermeyi hazırlamıştır.

Tahsin bey görevini hazırlamaya gittikten sonra orada bir Amerikalı arkeolog William Niven'ın bulduğu tabletler eline geçmiştir. Maya dilinin kökeninin bu tabletlerde olduğunu anlaşılmıştı. Tahsin bey Atatürk'e her bulduğu konuyu yazıp hazırlayıp sunduğu raporları gönderirken Atatürk bu raporları okumuştur. Atatürk okuduğu Maya dilinde ki kelimeleri Türkçe ile karşılaştırıp maya diliyle neredeyse aynı olan cümleleri ortaya çıkarmıştır.

MAYA DİLİ -TÜRKÇE

Ahau- Ağaç

Akab- Akşam

Baat- Balta

Ça -Çam

Çetun- Çetin

kutz -Kuş

Kişe -Kişi

Kin -Gün

Tepek -Tepe

Naa- Anne

Yaşıl- Yeşil

Kiniş- Güneş

Yani anlayacağınız Mu kıtasında yaşayan insanlar bir tufandan kaçarak Hem Amerika hem de Asya'ya göç etmişler ve o günden bu güne insanoğlu birçok coğrafyaya göç ederek yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Bu arada Tahsin beyin soy ismi ise Meksika'da Mayaları araştırdığından dolayı Maya, Türkçede tepe ise Maya'da tepek olduğu için Tahsin Mayatepek olmuştur.

Bu konuyla ilgili Asya da yaşayan Türkler hakkında bir bence daha yapacağım. Şimdiden teşekkürler :)

Kaynaklar: Üçüncü Türk Dil Kurultayı Devlet basımevi 1937, Semboler Ansiklopedisi, Ruh ve madde yayınları 2006, Dharma ansiklopedi, Alparslan Salt, Cem Çobanlı 2001, MU uygarlığı Hans S.Santesson, Wikipedia

Atatürk'ün de Araştırmak İstediği Gizemli Kıta: ''MU'' Kıtası
Cevapla