Sayfa satırı kaç sayfaymış, bu kadar sayfa olursa sıkılırım, şöyle olursa bunalırım derdi artık yok. Rus yazarları bu konuyu en ince detayına kadar düşünmüşler. Sayfa kaç sayfa olursa olsun, okunabilir düzeyde bir akıcılığı var. Kolay anlaşılabilir diliyle fark yaratıyor ve anlam kargaşasını gideriyor.
2- Entrika
Her romanlarında genellikle kurgusunda bir entrika yatar. Ve o olayı tüm roman boyunca ana konu haline getirirler. Onun üzerine yoğunlaşır, o olay ekseni etrafında tüm duyguları birleştirirler. Bu da tabi ki olayın ana konusundan sapmamasını sağlıyor.
3- Acı teması altındaki aşkın, yerini karamsarlığa bırakması
Genellikle konularda aşka pek rastlanmaz. Daha çok kişinin, kurgu içinde ki kahramanların aşk yerine, daha bilinen şeyler üzerine, yani bunlar: Karamsarlık, üzüntü, keder, mutsuzluk gibi konular üzerine durur. Acının aşk ile değil de, karamsarlıkla objektif olarak duygu patlaması yaşatır.
4- Psikolojik detayların en yoğun işlendiği eserlerdir
Her Rus romanlarını incelediğinizde, bir şeyleri ortaktır ki, o da kuşkusuz romanın karakterlerinin psikolojik analizlere yer verilmesidir. X bir olay karşısındaki tepkileri, aslında roman içinde ölçülüyor, kişinin iç düşüncelerine olabildiğince fazla veriyor. Bu da romanı kaliteli kılan bir unsur.
5- Sürpriz sonlar!
Ne vardır ki, bazı romanlar çoktan izleyiciye sezdirilir. Bu sezdirilmiş olan belki romanın ortalarında belki sonlarında. Ama birçok Rus romanları bize son ana kadar türlü türlü entrika veya sürprizlerle karşılaşabileceğimizi gösteriyor. Çünkü karamsarlık ve duygu yoğunluğunun çokça işlendiği bu eserlerde, her an duygu karmaşası olabiliyor.
6- Onlarsız Rus Romanları bir hiç!
İvan Gonçarov, Lev Tolstoy, Fyodor Dostoyevski, İvan Turgenyev, Aleksandr Puşkin... Bu isimlerin varlığı bile buram buram acı ve karamsarlık kokuyor iken, hemen birisinden başlamalısınız.
Kardeş bu anlattığın şeylerin neredeyse hiç birini Rus romanlarında göremedim. Bilakis Rus romanları kültür olarak son derece bize uzak romanlar. Hal böyle olunca okuyucu kendinden bir şeyler bulamıyor. Adamların sevinçleri dertleri kederleri bizimkinden çok çok farklı. Onların dert saydığı şeyleri biz ekmek arasına sürüp acılı şalgamla içeriz. Onların aşk dediği şeye biz gtümüzün kenarıyla güleriz. Farklı bir alem Rus romanları.
Dunya Edebiyatinda en sevdigim, favorim olan Rus Edebiyatindan bahsedilirken saygi durusuna gecerim... İyi niyetli bir calisma ama eksik, yetersiz... Rus Edebiyatinda ideolojiler (ozellikle sosyalizm vurgusu) yer alir. Bir de Gogol'den bahsetmemissin. Dostoyevski'nin bir sozu ile yorumumu finalleyeyim."Hepimiz GoGol'un Palto'sunun altindan ciktik."
Anton Çehov' a da bayılırım ben. Tiyatral metinlerini okuyan her insanın kendini sahnede bir oyuncu gibi hissedeceğine eminim. Çok güzel bir paylaşım olmuş, emeğinize sağlık.
En İyi Cevaplar