Dünyanın Sonu Cennetin Başı

Dünyanın Sonu Cennetin Başı

Her taraf bembeyazdı. Sanki hiç el değmemiş gibi.


Adem ile Havva'dan beri kimse el sürmemiş gibi tertemiz,


hiç Şeytan ayak basmamış gibi günahsız,


hiç rüzgar görmemiş gibi sağlam,


az önce yaratılmış gibi yepyeniydi.


Dünyanın Sonu Cennetin Başı

Yedi göğü içine alacak kadar geniş, Anka'nın gezmekle bitiremeyeceği kadar uçsuz bucaksızdı.


Mecnun'a vaha, Ferhat'a gürz, Kerem'e deva, güle bülbül, bülbüle gül idi.


Dünyanın Sonu Cennetin Başı

Benim için ise aslında sadece ve sadece bembeyaz bir "sayfa"ydı.


Hayallerime bir konak, dertlerime bir yatak, hastalığıma ilaç, yalnızlığıma arkadaş, özgürlüğe açılan da bir kapıydı "bu sayfa".


Ve anahtarı da kömür uçlu bir kalemdi.



O kalem ki, fikirlere harfleri kanat diye takan, gökyüzüne toprak eken, bulutlara çiçek açtıran, sayfaları kirlettikçe anlamlandıran, dolduran, ruh katan...



Ah zaten bir sayfa için kalem ile kirlenmek ne de güzeldir.



Hele ki satırlar aydınlık fikirler saçıyorsa.



İşte bu kalem bereketli satırlara yeşil bir fidandı. Ve fikirler elbet Baharı tadacak, elbet kızaracaktı.


Sonbaharda biraz umut dökecek, melankoli saçacak.


Kışınsa ancak fikirlere sarınıp ısınacaktı.


Ve tabi ki Yaz. Adı üstünde! Yaz, yaz, yaz yine yaz...


Kalem ile kağıdın hasreti işte hep onda son bulacaktı.


Dünyanın Sonu Cennetin Başı

Öyle ki yazmak sanki Dünyadan Cennete açılan bir kapıydı.


Ve belki de cennete gitmek için ölmek değil yazmak gerekiyordu.


Özellikle benim gibiler için.


Hayatıma açılan bir sayfalık beyaz bir kağıt benim için dünyanın sonu, cennetin ise başıydı.


Siyah takım elbiseli kalemime beyazlar içinde bir gelindi. Doyasıya dans ettiğim bu sayfalar bir düğün yeriydi. Bir gelinin korkusu, hüznü, vuslatı; bir damadın telaşı, heyecanı, zaferi; bir babanın sorumluluğu ve gururu; bir annenin kopan yüreği ve başındaki beyaz tülbentiydi: Bu kalem, bu sayfalar, bu düğün yeri...


Dünyanın Sonu Cennetin Başı

Ve bu düğüne yolu bu satırlardan geçen herkes davetliydi.


Kambersiz düğün, kağıtsız kalem, okursuz yazar da olmazdı tabi.


Ev sahibine de onları en güzel şekilde ağırlamak düşerdi.


Cennetinden bir parça paylaşması gerekirdi.


Ve burada, bu kitapta ben de öyle yapmayı umuyorum...



Cennetime hoş geldiniz.


Dünyanın Sonu Cennetin Başı

Yazmakta olduğum kitabımın girişini okudunuz. Ayrıca kitabın ismi başlıktakinden farklı olacak. Okuduğunuz için teşekkürler... Gözünüze sağlık.


Diğer benceler için: Beyaz Atlı Kurbağa

Dünyanın Sonu Cennetin Başı
Cevapla