Merhaba KızlarSoruyor üyeleri;
Bu Bence`m de sizlere, çoğumuzun pek hoşlanmadığı, hatta “hocam bunlar hayatımız da ne işimize yarayacak” dediği matematiğin, aslında çok çarpıcı bir özünün olduğunu ve bu konunun ilgi çekiciliğini sizlere, felsefi bir merak uyandırıp aydınlanmanızı sağlayacak bir sorgulamaya neden olabilmek için yazdığımı bilmenizi isterim. Sizde hazırsanız eğer, başlayalım.
Matematik sanattır

Bir çok sanatta olduğu gibi matematikçiler de, zihnin karmaşasından çekip çıkartılan fikirleri, bir olgu olarak topluma kazandırırlar. Her ne kadar cevapları bulabilmek için uğraşsalar da ilgilendikleri, bu cevapların ne işe yarayacağından çok, formüllerin mantığını ve estetiğini en uygun halde kağıt üzerinde yansıtabilmektir.
Matematik icat mıdır, keşif mi?

Öncelikle bu konuda hala asırlardır süregelen bir tartışmanın olduğunu belirtmek isterim. Bir grup matematikçi, matematiğin insan zihnin de oluşturulan bir icat olduğunu savunurken, kaşıt grup matematikçiler ise, varolan bir olgunun keşfinin yapıldığını savunur. Benim görüşüm ise keşfinden yanadır.
Matematiğin temelinde varlık ve yokluk vardır.

Gördüğünüz en karmaşık problemler bile 0 ve 1`in işlenmiş halleridir. Hatta kullanmış olduğumuz bilgisayarlar bile, tamamen 0 ile 1`in dizilişlerinden oluşan kodlardır. Matematiği, zihinimizden çıkartıp gerçekliğe koymak istediğimizde, ulaşılan tek şey, iki karşıt kutuptur. Bu kutupluluğa, var ve yok, evet ve hayır, veya 0 ile 1 diyebiliriz. Matematiğin olması için rakamlara ihtiyaç yoktur. Onlar sadece, zihnimizde oluşan şekilleri modelleyebilmek için kullanılan araçlardır.
Evrenin matematik ile olan uyumu

Bilimin, gözleme dayalı doğruluğunu test etmemizde bize yardımcı olan matematiktir. Bazende bu durum tam tersidir. Kağıt üzerinde yazılan formüllerin, evreni gözlem ile test edilebilirliğini kontrol ettiğimizde, karşımıza çıkan uyumluluk bize şaşırtıcı gelir.
Büyük karmaşıklıkların altında yatan düzen

Kaos gibi görünen bazı olayların, düzenli bir şekilde gerçekleştiğini bize gösteren şey fraktal geometridir. Buna örnek olarak yukarıda verilen fotoğraftaki sığırcık kuşlarının gökyüzündeki düzeli hareketini gösterebiliriz. Bu kuşların aslında çok basit matematiksel bir formül ile bu hareketleri yaptıklarını, bilgisayar üzerindeki similasyonlar ile doğrulayabiliriz.
Tanrı ve matematik

Evrende böylesine garip kuralların, insan zihni ile algılanabilmesine ve formüller ile gösterilebilmesine hayretle bakmayanlar veya bunun tuhaf hiçbir yanının olmamasını savunanlar muhakak var. Dikkat çekmek istediğim husus, bu dilin yazılımının sonunda karşımıza çıkan iki soru, var mı? yok mu? olarak nüfuz etmesi, bize seçim yapabilme olanağının sunulmasıdır.
Tanrı`nın varlığından hiçbir şüphe duymayan birisi olarak, fiziğin ve bilimin getireceği çok daha ileri bir teknolojide ve gelecekte, evrendeki daha büyük bir planı göreceğimizi, başka uygarlıklar keşfederek varlığınızın nedenini öğrenmeye daha da yaklaşacağımıza inanıyorum.
Bize düşen görev

Türkiye`deki bilimin gelişmesinde, biz gençlerin bu ilgisini, akademik mecralara taşıyarak, aydınlanmış ve gelişmiş bir ülke konumuna geçmemizi imkansız görmüyorum. Bağnazlıktan kurtularak küresel gelişime uyum sağlamamız, kendimize verdiğimiz muhteşem bir mükafat olacaktır.
Zaman ayırıp okuduğunuz için hepinize teşekkür ederim. İlginizi çekebilecek farklı bir konu için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar