"Sanat" kelimesinin içini hakkıyla dolduran, "Türkçe dinlemiyorum" diyenleri absorte edip ters köşeye yatırmış, kalıpların dışına çıkmış, folk ve rock müziğini, kulaklarımızı tırmalamadan içimize işlemesini sağlamış, unutulmaz sanatçılarımızdan bahsetmek istedim bu kez.

Cem Karaca
Elbette Türkçe Rock dediğimizde ilk aklımıza gelen efsane. Arabeskçilerden kaynaklı olsa gerek, ben "baba" tanımlamasını isminin ardına getirmekten hoşlanmıyorum. Tanımlamaların içine sığdırılamayacak kadar özel olduğundan belki de benim için.
Annesi, siyah beyaz yeşilçam filmlerinden hatırlayacağımız Toto Karaca, babası tiyatro sanatçısı Mehmet Karaca. 78 li yıllarda çoğu Kurtalan Ekspres'in elemanlarından oluşan "Edirdahan" (Edirne'den Ardahan'a) ismiyle kurduğu rock gurubu ile Türkiye'de daha önce hiç görülmemiş, 18 dakikalık bir rock opera olan, kötü yola düşmüş alt sınıftan bir kızın hikayesini anlatan "Safinaz" ı çıkardı.
Dünyaca ünlü Londra Rainbow Arena'da konser verdi. Kimilerine göre Ahmed Arif ve Nazım şiirlerinin bestelerinden oluşan "Hasret" albümü, 12 Eylül döneminde kominizm propagandası olarak görülmesinden sonra başlayan, Yılmaz Güney ile birlikte 1983 yılında vatandaşlıktan atılmasına neden olan davalar zincirine sebep olmuştur. 85 sonunda Turgut Özal sayesinde yeniden vatandaşlık verilmiş ve 87'de yurda dönmüştür.
Elbette siyasi görüşü bizi ilgilendirmez. Biz, Cem Karaca'nın Türkçe Rock kültürümüze kattığı ve halen zevkle dinlediğimiz eserleri ile hatırlamak istiyoruz. 2004 yılında kaybettiğimiz sanatçımızın, rock bar ve internet sitelerinde dinlemekten usanmadığımız yüzlerce parçasını, hep bir ağızdan söylüyor oluşumuz, O'nu listemizin başına koydu.
"Islak ıslak" başta olmak üzere "Resimdeki Gözyaşları", "Ceviz Ağacı", "Sen de başını alıp gitme", "Raptiye Rap Rap", "Dadaloğlu", "Canım Benim", "Bindik Bir Alamete Gidiyoruz Kıyamete", "Tamirci Çırağı" gibi parçalarını yorumlamayan kalmadı diye düşünüyorum. Özlemle anıyoruz.
Barış Manço
Adam olacak çocuklardık O'nu tanıdığımızda. "Arkadaşım Eşek" şarkısını birbirimizi yüzüne söyleyerek geçirdiğimiz yıllardı. Kendine has takı ve yüzükleri ile söylediği şarkıların sözleri ile uyum sağlayan el kareketleriydi ilk dikkatimizi çeken. Ülkemizde olduğu kadar, Japonya'nın da gönlüne taht kurmuş sanatçımız, kültür elçimiz olarak Anadolu Rock tarzının öncülerinden. Moğollar gibi müzik dehalarıyla el ele verip 70 li yıllara damgasını vurdu.
2.Dünya savaşı yıllarında doğmuş olmasından kaynaklı, ailesi tarafından verilen "Barış" isminin hakkını,1999 yılında hayata veda edene dek verdiğini düşünüyorum.
Müzik hayatının ilk yıllarına Belçika ve Fransa'da geçiren, twiss, rock and roll tarzında ingilizce ve fransızca parçalar seslendirerek ilk kez 60 lı yıllarda "Harmoni" ile başlayan sanatçımız, synthesizerı en iyi şekilde müziğimize sokan ender ustalardan bana göre.
1967 yılında ilk türkçe 45'lik plak olan "Bizim gibi", sonrasında "Kol Düğmeleri" olarak müzik piyasalarında yerini aldı. Asıl çıkışı 1970 li yılların sonunda batı müziği enstrümanları ile kemençenin ilk buluşması "Dağlar Dağlar" ile oldu. Sonrasında "Moğollar" ile güçbirliği yaparak, Anadolu Pop ve Folkrock müziğini dünyaya tanıtmayı hedefledi. Moğollar ile başlayan bu serüven "İşte Hendek İşte deve" yi klasikler arasına soktu.
72 yılının başlarında "Kurtalan Expres" i kurarak şimdilerde bile dilimizden düşmeyen "Gamzedeyim Deva Bulmam", "Ölüm Allah'ın Emri" 45'liğini çıkardı. Ve bu yılın sonlarında, o kendine has bıyık ve saçlarını, ilk ve son kez askerde kesti.
"Dönence", "Gülpempe", "Allahım Güç Ver Bana", "Ben Bilirim", "Anlıyorsun Değil mi", "Gönül Ferman Dinlemiyor", "Yolla Yarim", "Yol Verin Ağlar Beyler", "Kara Sevda" ve bunlara benzer nice eseri, klasikler içinde kendine yer edinmiştir. Özlüyoruz.
Erkin Koray
Aşkını da süpürdüklerini düşünerek öfkesini "Kör Olası Çöpçüler" diyerek belediye görevlilerinden çıkaran Anadolu Rock, Türkçe Hard Rock türlerinin öncülerinden. Bunun yanısıra, günümüzde cover dediğimiz, benim hiç keyif almadığım o işi Erkin Koray, bir çok türküyü yeniden düzenleyerek yıllar öncesinde yapmıştır. Anadolu Rock gruplarının hocası ve dehasıdır bana göre.
Elektro Bağlamayı icat eden sanatçımız, ülkemizde ilk kez Türkçe Metal Müzik yaparak "Akrebin Gözleri" ve "Öfke" yi çıkarmıştır. 1962 yılında kaydını yaptığı ilk 45'liği ancak dört yıl sonra piyasaya çıkmıştır. "Bir Eylül Akşamı". 1968 yılında ilk kez bir "Altın Mikrofon" yarışmasına katılarak dördüncü olmuş, daha sonra dereceye giren bu "Meçhul" ve "Çiçek dağı" parçaları, çok iyi bir tiraj yakalamıştır.
69 yılında Underground müzik akımının öncülüğünü yapmış, 70 li yıllarda "Kendim Ettim Kendim Buldum" ile çıkışa geçerek, "Fesuphanallah", "Silinmeyen Hatıralar", "Aşka İnanmıyorum", "Mesafeler", "Züleyha", "Şaşkın" gibi parçaları unutulmazlar arasına sokmayı başarmıştır. Sonraki yıllarda ağzımıza sakız olan "Estarabim", "Arap Saçı", "Öyle Bir Geçer Zamanki" gibi parçalara değinmesek olmazdı.
Moğollar
Moğollar denilince ilk akla gelen her ne kadar Cahit Berkay olsa da, gurubun kurucuları Murat Ses ve Aziz Azmet'dir. Efsane bateristi Engin Yörükoğlu ve Haluk Kunt'un da katılımıyla adını Anadolu Folkrock müziğimize altın harflerle yazdıracaktır. Özellikle Cahit Berkay'ın besteleriyle anlam kazanan nice film müzikleri, günümüzde bile dillerden düşmeyecektir. "Selvi Boylum Al Yazmalım" ı unuttuğunuzu hiç sanmıyorum. Ve elbette "Devlerin Aşkı".
Cem Karaca ve Barış Manço ile de bir süre birlikte yol alan grup, 67 -76 yıllarında oldukça başarılı bir bir grafik yakalamış ve 1976 yılında dağılmıştır. 92 yılında Leman dergisinin başlattığı imza kampanyasına kayıtsız kalamayan Cahit Berkay, Taner Öngür ve Engin Yörükoğlu yanlarına Serhat Ersöz' ü de alarak Moğolları yaşatmaya karar verirler.
"Dağ ve Çocuk", "Alageyik Destanı", "Ilgaz", "Sessiz Gemi" "Sihirli Ay", "Dinleyiverin Gari", "Metrisin Önünde" gibi pek çok önemli bestenin ve yorumun altında Moğollar imzası vardır.
Üç Hürel
Onur, Haldun, Ferudun kardeşler. "Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş" ile ölümsüzleştiklerini düşünüyorum.
Düğün salonlarında başlayan müzik hayatı, Selçuk Alagöz ile şahlanan kariyer, Üç Hürel ile zirveye ulaşmış. Babaları ile yaptıkları "çift saplı gitar" adını verdikleri entrüman ile sahnelerde boy gösteren grubun, ilk 45'likleri "Ve Ölüm / Şeytan Bunun Neresinde" dir.
1975 yılında dağılan grup, 21 sene sonra yeniden bir araya gelerek, 1996 yılında efsaneyi canlandırırlar. "Sevenler Ağlarmış", "Ömür Biter Yol Bitmez", "Ağlarsa Anam Ağlar", "Gönül Sabreyle", "Canım Kurban", "Anadolu Dansı", "Seni Sevmek Yok mu" gibi eserleri, Anadolu Rock müziğimiz arasına girmiş önemli parçalardır diye düşünüyorum.
Elbette müzik evrenseldir. Günümüz Türkçe Rock örneklerine eklenecek bir çok grup ve sanatçımız olduğunu unutmuyorum. Biraz geçmişimizi ve bu işin asıl dehalarını hatırlatmaya çalıştım diyelim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar