Hep merak ettiğim bir şey vardı. Acaba insanlık neden sağ duyusunu kaybetmiş, kendi dik başlılıklarıyla; saygısızca kırıp dökebiliyordu. Kırdıkları şey bir nesne değildi. Bir kalp…
Korkuyorum.
En çok da yaşamaktan ya da yaşayamamaktan…
Yani bir ömrü 3 güne sığdırırsak, biz birinci günün son demlerindeyiz. İkiye geçip, son günümüzün korkusuyla ve yaşayamadığımız dünün acısıyla can çekişiyoruz. Neden? Neden biliyor musun? Geri dönüşü olmayan bir hayattayız çünkü. Akşama dönme imkanın yok yani senin şuanda. Sabahı yaşayacak, öğleni bekleyeceksin. Öğlen olunca da o sabah olmayacak bir daha. “Ya sen neden bahsediyorsun?” diyebilirsin. Sabret ve oku.
Ne için varız bu dünya da? İnan ilgilenmiyorum. Sadece bu dünyanın gereksinimleri var yaşayabilmek ya da kaldırabilmek için. Güçlü olmalısın mesela, sürekli yıkılacaksın. Peki, insan tek başına güçlü olabilir mi? Tek başına dimdik ayakta kalabilir mi? İnsan kadar aciz bir canlı – Ama cansız denecek kadar da nesne – nasıl dimdik ayakta kalabilir tek başına? Kalamaz. Sürekli üretir insan… Sürekli… İçinde büyük sevgiler büyütür. Ne kadar içi sevgiyle dolu olsa da sevgiye sonuna kadar muhtaçtır.
Biliyorum çok uzattım. Bu yüzden kısa kesiyorum… Yok bitirmiyorum. Bu bölümden sonra açık konuşacağım. Ben sevgiye muhtaç birisiyim. Evet, çok muhtacım. Ve ben bu sevgiye muhtaç olduğumu bilerek yaşamak istemiyorum. Her fırsatta bunu hatırlamak ya da bunu düşünmek istemiyorum. İlgi, milgi değil.
Sevgi Şart! Gurursuz olma ama gururunun kölesi de olma. Gururlusun diye demiyorum. Hayat, öğretiyor bana çoğu şeyi… Öğretti, yüzüme vura vura…
Ve ben bugüne kadar bir ilişkiye hazır hissetmedim kendimi. Kimseyle ciddi bir ilişkiyi bırak, yalandan bir ilişki bile düşünmedim. Zaten öyle bir şeyi istemiyorum. Sadece demek istediğim “İlişki” kavramı hayatımdan çıkmıştı. Yeniden girsin istemiyorum. Korkuyorum çünkü… Ama sen çıktın karşıma. Ve bunu sen bir şey yapmadan sokuyorsun hayatıma. Eğer bana bu yükü taşıtacaksan, yanımda yürümek zorundasın. Ya da ben senin yanında yürümek zorundayım. Ne olursa olsun eğer bir hayal kurarak uyuyorsam ben, o hayallerin altında ezilerek ölmek değil, içinde bir ömür saadetli bir şekilde yaşamak isterim.

YANİ KISACA,
Bir yola çıkıyorsak,
Dinlenmek yok.
İlk durakta inmek yok.
Hedefe ulaşmak istiyorsak,
Korkmak yok,
İnanmak var.
“Çok erken!”
Evet çok erken.
Baştan söylemem gerekenler var.
Çünkü ben çok erken başlıyorum hayal kurmaya..
“Bekle, daha erken” diyemiyorum kendime.
Bil istedim.
…
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Tebrik ederim, etkileyici bir yazı ve etkileyici bir kalem.
Teşekkürler 😊
Birseyler soylemek istiyorum ama oylesine dondum ve etkilendim ki anlamsiz kelimelerle bu kadar icten birseyi anlamsizlastirmak istemiyorum...
Teşekkür ederim. Devamı gelecek, takipte kalın.
Umarım.
Ben de bazen gizli saklı şeyler yapmak zorunda kalmaktan çok korkuyorum. Ben de stres yaşıyorum. Ben de çok tedirginim. Ben de ne yapacağımı bilemiyorum. Ben de cok gergin stresli anlar yaşadım.