
Türk sinemasının iki usta ismi, güçlerini ve yeteneklerini 1973 yapımı bu filmde birleştirdiler. Bir yanda yönetmen koltuğunda oturan usta yapımcı Ertem Eğilmez, diğer yanda ise yazarlığını iyi kullanan senarist Sadık Şendil... Tabii büründükleri karakterler ile zaman zaman bize tebessümler bağışlayan ve zamanı geldiğinde kalbimizi avuçlarına alan çok nitelikli oyuncuları da es geçmemek gerek! Kısaca sunalım...
- Tarik Akan - Ağabey Murat
- Halit Akçatepe - Halit
- Kahraman Kıral - Kahraman
- Adile Naşit - Öğretmen
- Metin Akpinar - Mehmet
İşte, bu can alıcı müzikle filmi daha da akılda kılan isim ise ünlü söz yazarı, besteci ve müzisyen Cahit Oben... Diğer oyuncularını öğrenmek istiyorsanız IMDb 'ye bakabilirsiniz. Bu arada şunu da belirteyim, filmin IMDb puanı 8,8...

Yer adıyla sanıyla taşı toprağı altın olan İstanbul... Kalleş ve zalim İstanbul! Zenginlerin hayatlarını alabildiğine yaşadığı ve fakirlerin en sefil olduğu vakitlerdir. Yeşilçam filmlerinde görmeye alışkın olduğumuz sefalet dolu mahallelerden birinde yaşayan Kahraman; fabrika bacası gibi sigara tüttüren babası ve hayta ağabeyi Murat ile birlikte köhne bir evin rutubetli duvarları arasında yaşamaktadır. Ve bir de Halit vardır! Kahraman'ın ağabeyi olan Murat'ın tek arkadaşı...
Hani, fakir ama halinden mutlu sözü vardır ya? Hah, işte onu görürüz filmin başlarında... Fakirliğin en dibinde yaşamaya çalışırken yine de mutlu mesut olan bir avuç insanı izleriz. Dönemin Türkiye'si ve gerçekleri de arka fonu süsler!

Yırtık pırtık kıyafetleri, sökük ayakkabıları ve dağınık saçlarıyla ufak bir çocuk olan Kahraman'ın o vakitler pek bir lüks sayılan televizyon isteği, ağabeyi Murat'ın dikkatini çeker.


İşte bundan sonra başlar filmin hakiki yönü... Bir yanda içinde boğulmadan yüzmeye çalıştıkları açlık, sefalet ve yoksulluk deryası, diğer yanda ise küçük Kahraman'ın hayali olan televizyon ve bir de bitmek üzere olan bir ömür!
Hani hep derler ya ölmeden evvel son isteğin nedir diye? İşte küçük Kahraman'ın tek isteği, o vakitlerin coğrafyasında çocuk aklı ile özendiği televizyondur. Murat ve Halit'in artık tek bir gayeleri vardır!
O da ölüm, küçük Kahraman'ı alıp gitmeden bu çocuğun son günlerini iyi geçirmesini sağlayıp ona ne pahasına olursa olsun bir televizyon almak...
Canım Kardeşim, insanın yüzüne tokat misali inen ve "kötünün kötüsü vardır" mantığını sapına kadar yaşatan filmlerden biridir. Ayrıca, Türk sinemasındaki yeri ve önemini belirtecek bir süslü laf dahi bulamıyorum. O derece esaslı ve sağlam bir yapım!
Tarık Akan'ın hayat verdiği Ağabey Murat karakteri kadar, o günlerin çocuk yıldızı Kahraman Kıral'ın canlandırdığı Kahraman karakterinin derinliği de takdire şayan boyutta...
Eğer Türk sinemasını seviyor, eski filmlerin kıymetini biliyorsanız ve iyi bir dram izlemek istiyorsanız Canım Kardeşim tam da sizlik bir film olacaktır.
Umarım bu bence hoşunuza gitmiştir ve umarım siz de bu nadide eseri izlemek için kararınızı vermişsinizdir.
Sağlık ve esenlikle kalınız...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar