Aynı Yaşta İki İnsan Ne Kadar Farklı Olabilir ki? Bir İnsan, Bir Lisan!

Herkese merhaba! Ben ruhumun ışığı, geçenlerde bir bence yayınladım. Sevilince bu formattan devam edeyim dedim. Davet ettiğim iki üye de 28 yaşında ama cevapları ve hayata bakışları birbirinden tamamen farklı. Umarım sıkılmadan okursunuz 🪄

Duruşuyla ve düşündüren görüşleriyle dikkat çeken çok değerli iki insan var. Bugünkü konuklarım,

@SivisPacemParabellum ve @enperatriz

İlk soruyla başlayalım! 🪶

hayal şatosu
hayal şatosu

Önden uyarayım bi tık uzun olabilir ama okursanız ne zaman bittiğini anlamayacaksınız bile. Çok akıcı anlatımları ve okurken sıkılmıyorsun asla 🦩

Sen kimsin?

SivisPacemParabellum: Adım Yılmaz Alp. 28 yaşımdayım. Rize'de doğdum. Türkiye'de eğitim ve iş gereği birçok farklı şehirde yaşadım. Sanırım bundan sonraki hayatım da eğitim ve iş çerçevesinde bu güzide toprakların içinde şekillenmeye devam edecek.

Enperatriz: Ben kim miyim? Kendime göre karmaşık bir denklem, dışarıdan bakıldığında basit bir insanım. Duygularımı kolayca paylaşmayan ama içimde fırtınalar kopan biriyim. Her şeyden biraz ama hiçbir şeyden tam değilim. Yeri geldi mi sakin bir liman, yeri geldi mi çalkantılı bir deniz... Tanımak mı istiyorsun? O biraz zaman alır.

Etkileyici cevaplar geldii🧚✨

Bir insanı neler iyi yapar sence, kötü veya tamamen iyi olmak mümkün müdür?

Enperatriz: Bence bir insanı iyi yapan şey, başkalarına zarar vermemek, empati kurabilmek ve doğru olanı yapmaya çalışmaktır. Kötülük ya da tamamen iyilik, bana göre ideal bir durum değil. İnsanlar karmaşık varlıklar, bazen yanlış yapabiliriz, ama önemli olan bu yanlışlardan ders çıkarıp, daha iyi bir insan olma yolunda ilerlemeye çalışmak. Herkesin içinde hem iyi hem de kötü yönler var; önemli olan hangi tarafı beslediğimiz. Kimse mükemmel değil, ama çaba göstermek ve hatalarımızla barışmak önemli.

SivisPacemParabellum: Bana göre bir insanın tamamen iyi veya kötü olması mümkün değildir. Ancak ben, iyi insanı ''başkalarına zarar vermeyen'' insan olarak tanımlarım. İnsanın içinde her zaman bir yok etme arzusu vardır. Bu, kiminde trafikte ortaya çıkar, kiminde ise ailesine ve sevdiklerine zarar verdiğinde. Evrimsel sürecimizde hayatta kalabilme mekanizmalarımızdan biri tehdit oluşturan unsurları yok etmektir. Bu, canlılığımızın doğal bir sonucudur. Ayrıca iyi ve kötü kavramları son derece sübjektiftir. Birisinin yaptığı kötülüğü yapan kişi kötülük olarak görmeyebilir. Ancak şu bir gerçek ki iyi ve kötü birbirine anlam katar. Eğer kötülük olmasaydı biz iyiliğin ne demek olduğunu bilemez ve adını koyamazdık. Bu yüzden hayatta mutlak diye bir şey yoktur.

kötünün içindeki iyilik..
kötünün içindeki iyilik..

İyiliği de kötülüğü de aynı anda, aynı bedende taşırız dersek yanlış olmaz o halde.

Hâlâ hatırladığın bir yabancı var mı, neden aklında kaldı?

Enperatriz: Aklımda kalan kimse yok aslında. Yabancı olan biriyle kısa bir an paylaşmak, genellikle derin bir iz bırakmıyor. Zamanla insanlar geçip gidiyor, o anlar silikleşiyor. Hatta bazen o anları hatırlamak bile zorlaşıyor. Çünkü insanlar, birbirini tanımadan çok fazla anlam taşıyan bir şeyler paylaşamıyor. Kısa süreli bir tanışıklık, o kadar hızlı siliniyor ki; belki de anın sıcaklığı ya da o yabancının yüzündeki ifade anlık bir etki bırakabilir ama kalıcı olmuyor. İnsanlar zamanla unutuluyor, hayatın içinde bir anlık iz bırakıp kayboluyorlar. Bu yüzden aklımda kalan kimse yok.

SivisPacemParabellum: Hiç tanımayıp yıllardır unutamadığım insanlar oldu elbet. İlk bisiklet sürmeyi öğrendiğimde 6 yaşımdaydım. Bir keresinde süratli sürerken bir adama tosladım. Başımı yavaş yavaş yukarıya kaldırıp göz göze geldik. O an içimden ''Ya bana tokat atar ya da azarlar'' diye geçiriyordum. Ancak o, göz göze geldiğimiz anda bana tebessüm etti ve saçımı okşadı. Bir çocuk olarak adamın şefkati beni çok şaşırttığı için hafızama iyice kazındı. Aradan 22 yıl geçmesine rağmen adamın uzun yüzünü hâlâ hatırlıyorum. Bazen yabancı, tanımadığımız ve bir defadan fazla göremediğimiz insanlar, hayatlarımıza uzunca bir süre etki bırakabiliyorlar.

yabancı
yabancı

Bence böylesi daha etkileyici arada hiçbir çıkar, bencillik olmadan doğal haliyle hafızanda hatta hayatında yer ediniyor ✨

Kendinde en çok korktuğun şey ne?

Enperatriz: Kendimde en çok korktuğum şey, hayal ettiğim yolculuğun tam ortasında durup, bir an için ileriye adım atamamaktır. Her zaman bir hedefim var, bir amacım var ve o yolda ilerlemeyi çok önemsiyorum. Fakat bazen, kendime olan güvenimi kaybettiğimde veya sonuçlarının belirsiz olduğu durumlarla karşılaştığımda, en büyük korkum hareketsiz kalmaktır. İlerlemek için cesaretimi kaybetmek ve adım atmaktan korkmak, beni en çok endişelendiren şey. Çünkü hayatta ilerlemek, bazen sadece bir adım atmaktır ve o adımı atamazsam, kendi sınırlarımın içinde hapsolduğumu hissediyorum.

SivisPacemParabellum: Başarısız olma ve başkalarına muhtaç kalma. Biz erkekler, aile kuran ve koruyan bir cinsiz. Büyüme hormonumuz olan testosteron bu yüzden bizim bedenimizi daha güçlü yaptı. Avcı toplayıcı dönemlerinden çok önce günümüze kadar ulaşan bu içgüdü hâlâ devam ediyor. Başarısız olursam işsiz olurum. İşsiz olursam çocuğuma canının istediğini alamam. Bekâr olduğum için kafaya takmıyorum ama kimseye muhtaç kalmadan kendime ve aileme bakabilmek isterim. Aksini düşünmek huzurumu kaçırıyor.

içindeki dünya mı dışındaki dünya mı
içindeki dünya mı dışındaki dünya mı

Ruhumun dizelerini buldum dediğin bir kitabın var mı?

Enperatriz: Evet, ruhumun dizelerini bulduğum bir kitabım var ve o kitap Hermann Hesse’nin Siddhartha adlı eseri. O kitap, sadece kelimelerden ibaret değil, içimdeki derinliklere dokunan bir şeydi. Siddhartha'nın içsel yolculuğu, özgürlük ve bilgelik arayışı, bana daha önce fark etmediğim bir bakış açısı kazandırdı. Her bir cümle sanki yıllardır içinde gizlediğim bir hikayeyi anlatıyordu. O kitapla karşılaştığımda, satırlarda kendimi buldum; düşüncelerimle, duygularımla bir bağlantı kurabildim. İçsel bir arayışa çıkmanın, huzuru ve dengeyi bulmanın yollarını keşfetmek gibiydi.

SivisPacemParabellum: Birçok kitap var ama ruhuma en çok hitap eden dizeler Ömer Hayyam'a ait. Onun Rubâilerinin çoğunu ezbere bilirim. Bugüne kadar okuduğum bütün yazarlar arasında en kafa dengi olacağına inandığım kişi o çünkü. Üstelik 1000 yıl önce yaşamasına rağmen. Bende Rubâilerinin olduğu birçok baskı da var. Orijinal dizeleri Farsçadır. Farsça öğrenmemde büyük etkisi vardır. Varın görün siz hesap edin beni ne kadar etkilediğini.

içsel bi bakış
içsel bi bakış

Bir kitabı kendi dilinde okumak için o dili öğrenmek isteyen tek kişi ben değilmişim 🥳

Hangi fikir akımından etkilendin, sende en çok etkili olan isim kim?

Enperatriz: Beni en çok varoluşçuluk etkiledi. Hayatın anlamını kendimizin yaratması gerektiği fikri, sorumluluk ve özgürlüğü bir arada barındırdığı için her zaman ilgimi çekti. Bu akımda beni en çok etkileyen isim ise Jean-Paul Sartre oldu. Onun "İnsan özgür olmaya mahkûmdur" sözü, hayatımı şekillendiren düşüncelerden biri. Kendi seçimlerimin, kim olduğumu ve hayatımı nasıl yaşadığımı belirlediğini fark etmek, benim için dönüm noktasıydı. Sartre’ın düşünceleri, özgürlüğün aynı zamanda bir yük olduğunu da gösterdi, ama bu yükün insanı güçlendiren bir tarafı var.

SivisPacemParabellum: Çok etkilendiğim bir akım olmadı ancak lisans yıllarımda biraz ırkçılığa yakın düzeyde milliyetçi bir insandım maalesef. Şimdi sadece Türklük değerlerine sahip çıkacak düzeyde milliyetçiyim. Fikirleriyle beni etkileyen birçok insan oldu elbet. Bunların başında Cicero gelir, burada da kapak fotoğrafıma koydum hatta. Montaigne'in düşünceleri ve bakış açısına da hayranım.

olur da herkesle konuşabilirsek
olur da herkesle konuşabilirsek

Herkese hitap ettiğini ve sözlerinin onlara ulaşacağını bilsen ne dersin?

Enperatriz: Kendi yolunuzu bulun. Hayatta başkalarının beklentilerine göre değil, kendi değerlerinize ve hayallerinize göre yaşayın. Hatalar yapmaktan korkmayın, çünkü en büyük öğrenimler orada saklı. Sevgi, sabır ve anlayışla dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek elimizde. Kendinizi sevin, birbirinizi sevin ve unutmayın, her biriniz bu dünyada eşsiz bir anlam taşıyorsunuz.

SivisPacemParabellum: Birisine bir şey söylemeden önce, kendini onun yerine koy ve o sözü senin işittiğini düşün. Eğer rahatsız oluyorsan söyleme, olmuyorsan söyle. Bunu her konuşmanda yapabiliyorsan kimliğindeki yaştan bağımsız olarak olgunluk mayasıyla pişmişsin demektir.

Önceki bencemde de dediğim üzere italik yazılar bana ait. Kalın puntolar da soruyu ve cevap sahiplerini gösteriyor. Hepimiz için verimli ve eğlenceli geçmiştir umarım 🪶

Yazarken gözümden kaçan detaylar, aklımda yanlış kalan yazım yanlışları olabilir. Denk gelen, doğrusunu bilen olursa lütfen uyarmaktan ve doğrusunu söylemekten çekinmesin! Sorulara kendi cevaplarınızı da verebilirsiniz🦩

#röportaj2

22.12.2024

Aynı Yaşta İki İnsan Ne Kadar Farklı Olabilir ki? Bir İnsan, Bir Lisan!
Cevapla