Konuşmaya Başlama Hikayemiz: İnsanlardaki Dil ve Gırtlağın Evrimsel Süreci

Konuşmak, kimilerine göre çok farklı anlamlar içerir. Ancak kabaca, birkaç sesten bir araya gelen kelimelerin ardı ardına tekrar edilip duygu ve düşüncelerin aktarılmasına biz konuşma deriz. İletişimi en kolay hâle getiren de budur. Ancak iletişim, sadece konuşmayla sınırlı değildir. Keza hayvanlar da birtakım sesler çıkartıp kendi aralarında iletişim kurarlar ancak insanlar gibi birtakım sesleri arka arkaya getirerek cümle kuramazlar. Peki bunun nedeni ne? İnsanlar nasıl konuşmayı öğrendi? Bu Bence'de size insanın konuşma hikâyesini kısaca özetleyeceğim.

Konuşmanın emeklediği dönem: Homo erectusların sosyal yaşamları

Konuşmaya Başlama Hikayemiz: İnsanlardaki Dil ve Gırtlağın Evrimsel Süreci

Atalarımız homo erectuslar, homo habilislerin aksine leşçi değil, grup hâlinde avlanan sosyal canlılardı. Dolayısıyla yalnız gezmiyor ve grup hâlinde hayatlarını idame ettiriyorlardı. Kazılar neticesinde elde edilen buluntularda homo erectusun gırtlak yapılarında birtakım değişikliklerin olduğu tespit edildi. Bu, günümüz modern insanının gırtlak yapısına benzemekteydi. Homo erectusların zeki olduklarını ve grup hâlinde yaşadıklarını düşünecek olursak aile içindeki birtakım gerilim ve duyguları ifade etme isteği, farklı sesler çıkarmalarını sağlayıp gırtlağın daha aşağıya inmesine neden oldu. Bu da dile rahatlıkla şekil verebilmelerini sağladı. Aynı gırtlak yapısı homo habilislerde ve homo sapiensten başka bir tür olan homo neanderthalensislerde görülmemektedir.

Yutkunurken nefes almamız imkansızdır

Konuşmaya Başlama Hikayemiz: İnsanlardaki Dil ve Gırtlağın Evrimsel Süreci

Homo erectuslarda gırtlağın biraz daha aşağıya kaydığı görülmektedir. Onların çıkardıkları sesler, evrildikleri homo sapienslerin kelime üretmeleriyle konuşma hâlini aldı. Gırtlağın aşağıya kayması, bize konuşma becerisi kazandırırken genimize kaçan herhangi bir maddeyle boğulmamıza da ortam hazırladı. Zira gırtlak tıkalı veya yutkunma aşamasındayken nefes almamız mümkün değildir. Yine de sağlamış olduğu konuşma avantajı, bu dezavantajı fazlasıyla telafi etmektedir. Homo neanderthalensislerin beyni 100 milimetreküp daha büyük olmasına rağmen onlarda konuşma yetisi yoktu ve gırtlakları daha yukarıda yer alıyordu. Hâliyle yemek yerken ve yutkunurken bir yandan nefes alabiliyorlardı. Gırtlak yapısı canlıdan canlıya değişiklik gösterebilmektedir. Mesela yılanların gırtlakları esnektir ve bu sebeple avını yuttuğu süre boyunca rahatlıkla nefes alabilmektedirler.

Dile şekil verebilme ve kaos

Konuşmaya Başlama Hikayemiz: İnsanlardaki Dil ve Gırtlağın Evrimsel Süreci

Dünyada kaç dilin olduğu net olarak bilinmemektedir. Homo sapiens yani biz modern insanlar, atalarımızın evrimleşen gırtlak yapıları gereği çıkarabildikleri ses bütünüyle günlük yaşamımızda çok daha kolay iletişim kurabiliyoruz. Bu sayede birbirimizin kalbini daha kolay kırabiliyor hatta savaş çıkartabilecek olaylara zemin hazırlayabiliyoruz. Biz insanların konuşma süreci, gelişmiş beynimizin ifade etmek zorunda kaldığı birtakım zaruri durumlardan dolayı başladı. Yalnız yaşayan leşçi atamız homo habilislerin buna gereksinimi yoktu. Homo erectuslar, yaşayan en zeki canlılar olduklarından beyinleri bir dizi sesleri arka arkaya getirip kelime üretebilecek ve hafızasında saklayabilecek kadar gelişim göstermişti. Bunun için garip sesler çıkarmaya başlamaları gırtlak yapısının değişmesine ve daha aşağıya inip dile şekil verebilmesine imkân verdi.

Hayvanlarda dil ve iletişim

Konuşmaya Başlama Hikayemiz: İnsanlardaki Dil ve Gırtlağın Evrimsel Süreci

Hayvanların insanlar gibi konuşma yetisine sahip olmamaları onların iletişim kuramadıkları manasını taşımaz. Aynı tür olmalarına rağmen farklı ses çıkarabilen hayvanlar vardır. Mesela kuşları temel olarak ''ötenler'' ve ''ötmeyenler'' olarak temel iki gruba ayırabiliriz. ''Ötenler'' grubunda bir de ''bağıranlar'' vardır. Çıkardıkları sesler, çiftleşmek için başka, bölgelerini korumak için başka olabilmektedir. Çıkardıkları bu sesler, kendi aralarında iletişim kurmalarına olanak sağlamaktadır. Ancak hem beyinleri hem de gırtlak yapıları, konuşma gereksinimi duyan sosyal bir zeki canlı olan homo erectuslar kadar gelişmiş olmadığı için insanlar gibi belli dizilimlerle birtakım sesleri araya getirip kelime türetememektedirler. İnsandan sonra en zeki hayvan ve yakın kuzenlerimiz olan şempanzeler üzerine yıllarca konuşma deneyleri yapıldı. Önce görsel deneylerle başladılar daha sonra ''pan'' yani ''tava'' gibi basit bir kelimeyi daha çıkartamadılar. Dolayısıyla dile şekil verecek türde gelişmeyen gırtlak yapıları, konuşmalarını imkânsız hâle getirmektedir.

Konuşmaya Başlama Hikayemiz: İnsanlardaki Dil ve Gırtlağın Evrimsel Süreci
Cevapla