En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Evrim teorisi ibaresini sık sık duymuşsunuzdur ve birçok insan bu teoriyi evrimin varlığıyla ilişkilendirir. Aslında evrim teorisi, sadece insanın değil, bütün canlıların evrimsel sürecini bir temele oturtur. Zira insanların primatlardan geldiğini biliyoruz peki primatlar ve ondan da öncekiler nereden geliyor? Bu sorunun cevabı, ilk tek hücreli canlılara kadar götürülmektedir. Ben de bu Bence'mde, olabildiğince özetleyerek sade bir üslupla ilk canlıdan günümüze insanın evrimsel sürecini anlatmaya çalışacağım.

Dünya'nın oluşumu

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Üzerinde yaşadığımız gezegenin yaşı 4,5 milyardır ve diğer gezegenlere kıyasla biraz yaşlıdır. ''Evrimle Dünya'nın alakası ne?'' diyebilirsiniz belki ama ilk canlının teşekkül kazanması Dünya'nın yapısının bir tezahürüdür. Üzerinde yaşadığımız gezegen, bir canlının oluşmasına imkân vermiştir. Peki bu gezegen nasıl oluştu?

Asteroid adını verdiğimiz küçük gök cisimlerinin birbirlerine çarparak meydana getirdiği bir kütlenin uzantısıdır Dünya. Kütlesi artan gök cisminin çekim kuvveti de arttığı için diğer gök cisimlerini de kendisine çekerek kütlesini daha fazla büyütebilmiştir. Bu sayede bir çekim kuvvetine de dahil olarak Güneş'in etrafında dönmeye başlamıştır. Dünya'nın Güneş etrafındaki yolculuğu, kendisinin ve diğer gök cisimlerinin birbirleriyle olan çekim kuvvetiyle ilişkilidir. ''Theia'' adını verdiğimiz eski bir gezegenin Dünya'ya çarpmasıyla da Ay'ın meydana geldiği düşünülmektedir.

Yağmurlar, fırtınalar, sıcaklıklar; kısacası mevsimler nasıl başladı?

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Dünya ilk başta sıcak bir alev topundan ibaretti. Güneş'in etrafında dönmeye başladıktan sonra zamanla mevsimler oluştu. Güneş'ten uzaklaşıp yakınlaşmasıyla sıcaklık dengeleri değişti. Dünya'nın yapısı kadar Güneş'e olan mesafesi de önemlidir. Mesela Jüpiter, tamamen metan gazından oluşur. Yani üzerinde ayak basacağınız bir kıta yoktur. Güneş'e en yakın ikinci gezegen Venüs'te ise bir zamanlar hayatın olabileceği düşünülmüştür. Venüs'ün konumu, yaşam için elverişliydi ancak o yüzey sıcaklığının 450 derece olmasıyla en sıcak gezegen konumundadır. Çünkü sera etkisi gezegeni sıcaklığa mahkûm etmiş durumda. Dünya'nın tabakası, Güneş ışınlarının %8'ini geçirmekte ve bu sayede Venüs ile aynı kaderi paylaşmamakta, en azından şimdilik. Toparlamak gerekirse Güneş'in etrafında tur atması ve uygun bir mesafede olmasıyla Dünya'da mevsimler oluşmaya başlamıştır.

Peki ilk canlı nasıl oluştu?

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Büyük Patlama'dan sonra Evren'e çok sayıda madde saçıldı. Mesela bunlardan bir tanesi karbondur ve Güneş, Mars gibi gezegenler dahil Dünya'da da vardır ve insan dahil bütün canlılarda karbon bulunmaktadır. Yukarıda zikrettiğim Dünya'nın konumundan dolayı bir canlının teşekkülatını mucip kılacak etmenler zaten Dünya'da mevcuttu. Canlıları bir araya getiren sınırlı elemanların suda olması ve bu birleşimin enerjiyle desteklenmesi sonucu canlı oluşması da pekâlâ mümkündür. Bu enerjiyse yine Dünya'daki doğal enerjilerdir. Dolayısıyla bu birleşim ve akabinde enerji sonucu suda aminoasitler oluştu. Aminoasitler zamanla proteine dönüştü ve proteinler de hücreleri meydana getirdi. Böylelikle Dünya'da ilk canlı oluşumunun bu şekilde meydana geldiği düşünülmektedir. Bu çok da şaşırılacak bir konu değildir, zira Satürn'ün uydusu Enceladus ve Titan'da mikroorganizmaların yaşadığı düşünülmektedir. Keza Venüs'te de benzer durumlar vardır.

Tek hücreli canlıdan canlı çeşitliliğine

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

İlk canlı, Dünya'nın oluşumundan 700 milyon yıl sonra, yani günümüzden 3,8 milyar yıl önce oluştu. Klorofil canlıların çıkıp oksijen basmasıyla diğer tüm canlılar öldü ancak bu kadar detaya girmek istemiyorum. Kabriyen Patlaması ile canlı çeşitliliğinde müthiş bir hızlanma oldu. 550 milyon yıl önce meydana gelen bu çeşitlilik, canlıların içinde bulundukları koşullara göre şekil aldı ve Kambriyen döneminde yaşayan ancak günümüzde yaşamayan birçok canlının fosili bulundu.

Canlıların sudan karaya geçmesi

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Suda başlayan canlı çeşitliliğinin bir kısmı karaya adapte olmaya başladı. Bitkiler, mantarlar ve diğer canlılar karaya geçti. Kambriyen'den 70-80 milyon yıl sonra bitkiler karaya çıktı. Böylelikle suda başlayan hayat, karada da devam etti ve karaya adapte olan Tiktaalik adlı canlı ile bitkiler dışında karaya ilk adım atılmış oldu.

Karaya geçişte milyonlarca yıl geçtikten sonra türler evrimleşmeye devam etti. Aşağıda birkaçını sizlere göstermek istiyorum.

Tulerpeton

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Omurgalı bir hayvan ve insanın 358 milyon yıl önceki atası olan tulerpetonun fosiline Rusya'nın Tula bölgesinde rastlanılmıştır. Altı parmaklı ele sahip türün omurga kısmıyla kafa kısmı ayrı.

Hylonomus

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Tulerpeton'un 80 milyon yıl sonraki evrimleşmiş hâlidir. Ortalama 20-25 cm kadar uzunluğa sahiptir. Fosiline Kanada'nın doğusunda rastlanılmıştır.

Phthinosuchus

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Fosiline Rusya'da rastlanışmıştır. 250 milyon yıl önceki atamız olan phthinosuchus, hylonomus'tan 20 milyon yıl sonra ortaya çıkmıştır. Kafası 20 cm, bedeni 1,5 metreyi bulan bu tür, hylonomus'tan çok daha büyüktür ve evrimini bu şekilde devam ettirmiştir.

Cynognathus

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

220 milyon yıl önce yaşamış olan atamız daha çok güney yarım küre dağılımına sahipti. Phthinosuchus'tan 30 milyon yıl sonra yaşamını sürdüren bu türün kalıntılarına Arjantin, Güney Afrika, Namibya ve Antarktika'da rastlanılmıştır.

Plesiadapis

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Cynognathus'tan sonra birçok tür daha ortaya çıktı ancak hepsini ele alıp Bence'yi uzun tutmak istemiyorum. Bu tür, cynognathus'tan 165 milyon yıl sonra yaşadı. Yani günümüzden 95 milyon yıl kadar önce. Primat benzeri memeli bir canlı olan bu türün fosillerine Kuzey Amerika ve Avrupa'da rastlanılmıştır.

Carpolestes

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

65 milyon yıl önceki atamız, tropik yağmur ormanlarında yaşamaktaydı ve ağaçlara çıkabilmekteydi. Artık bundan sonra primat takımlarına değineceğiz. Carpolestes de aslında üçe ayrılmakta ancak detaya girip Bence'yi uzatmak istemiyorum.

Aegyptopithecus

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

30 milyon yıl önce primat takımındaki atamız. Otçul bir hayvan olduğu düşünülmektedir ve boyu 1 metreye kadar ulaşabilmekteydi. Aynı primat takımına mensup lemur ve tarsier gibi canlılar da vardır ancak onların evrimi farklı şekilde gelişmiştir. Keza insanın evrimi de şempanze, goril gibi canlılardan ayrılmıştır.

Proconsul

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Kuyruksuz primat cinsidir ve aegyptopithecus'tan 5 milyon yıl sonra kuyruğunu kaybetmiştir. Tıpkı balinaların arka bacaklarını kullanmayarak zamanla kısalıp kaybetmesi gibi. Ancak bugünkü balinaların iskeletinde hâlâ o arka bacak çıkıntıları vardır. İşte insandaki kuyruk sokumu da kuyruğun kısalmasıyla günümüz modern insanın vücudunda körelmiş organ olarak kalmıştır. Proconsul adlı bu primat cinsi ise 25 milyon yıl önce yaşamış atamızdır.

Orrorin

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Proconsul'dan sonra birkaç farklı primat cinsi daha ortaya çıkmıştır. Ancak onlara değinip Bence'yi uzatmak istemiyorum. Orrorin cinsi proconsul'dan 20 milyon yıl sonra ortaya çıkmıştır. Afrika'da birçok kalıntısı bulunmuştur.

İlk ayağa kalkan atalarımız: Ardipithecus

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

5 milyon yıl önce yaşayan bu türün ayağa kalkan ilk insanımsı tür olduğu bilinmektedir.

Fosil:

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Yine bu türün fosillerine Afrika'^da rastlanılmaktadır. Zaten Afrika'dan ilk göç eden türün homo erectus olduğu bilinmektedir. Birazdan ona da değineceğim.

4 milyon yıl önceki atamız: Australopithecus

Australopithecus kafatası
Australopithecus kafatası

Daha önce yazdığım bir Bence'de australopithecus'tan sonrasını anlatmıştım. Ancak bu Bence'de baştan sona insan evrimini ele aldığım için tekrar anlatma ihtiyacı duyuyorum. Bu tür, 4 milyon yıl önce ortaya çıktı ve 3 milyon yıl kadar yaşadı. Beyni, günümüz insanının beyninin %30'u kadardır.

İlk defa alet kullanan atamız: Homo habilis

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

2,5-1,4 milyon yıl öncesine kadar Doğu Afrika'da yaşamıştır. Australopithecus'ten daha büyük bir kafatasına sahip olduğu için homo türüne dahil edilir. Hayatta kalabilmek için ellerini kullanarak alet yapan bu tür için ''ilk yetenekli insanımsı tür'' diyebiliriz.

Ateşi ilk bulan tür: Homo erectus

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

2 milyon yıl önce Afrika'da ortaya çıkan homo erectus, ateşi ilk bulan türdür. Bu sayede Afrika'dan ayrılarak Avrupa ve Asya gibi bölgelere göç etmiştir. Bu sebeple kalıntılarına Asya ve Avrupa'da rastlanılmaktadır. Ateşi buldukları için artık yiyecekleri kızartarak yemeye başlamışlardır. Böylelikle parçalayıcı dişler etkisini kaybettiğinden zamanla küçülmüş ve kafatasında beynin büyümesi için ekstra alan açılmıştır.

Homo neanderthalensis ve modern insan homo sapiens

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi

Homo neanderthalensis ile sapiens'ler aynı dönemlerde yaşamışlardır. Biz modern insanlar ''sapiens''iz. Neanderthalensislerin nesilleri tükenmiştir. Bunun sebebi hâlâ bilinmemektedir. Ancak neanderthalensislerle sapienslerin çiftleştikleri düşünülmektedir. Fakat akabindeki melez türün üremesi mümkün değildi. Homoların beyin gelişiminin giderek artmasıyla sapiensler günümüzün modern insanını teşkil etmektedirler. Homo sapienslerin 200 bin yıl önce yaşadığı düşünülse de 350 bin yıl öncesine kadar götürülebilmektedir. Yani günümüz modern insanı, 200-350 bin yıl önce vardı.

Sonuç

Evrim birkaç yılda gerçekleşen bir süreç değildir. Milyonlarca yıl sürmektedir. Fotoğraflarda iskelet sistemleri ve canlılar arasındaki farklılıkların bu denli farklı olabilmeleri milyonlarca yılın geçmesiyle mümkün olmuştur. İnsan ömrü evrimi fark edecek kadar uzun olmadığından kazılarla bu süreci tanımlayabilmekteyiz. Ancak şüphesiz 5 milyon yıl sonraki insanlar günümüzden daha farklı görüntü ve özelliklere sahip olacaklardır. Sadece insanlar değil, diğer canlıların çoğu da öyle. Burada sadece insanın evrimsel süreci ele alınmıştır. Diğer birçok canlının da evrimi farklı şekilde olmuştur ve yaşadıkları coğrafya ve yaşam biçimlerine göre değişiklik göstermiştir. İşte evrim teorisi de bütün canlıların evrimsel sürecini ilk canlıdan başlatacak bir omurgaya yerleştirir. Dolayısıyla evrim teorisindeki bilgilerin değişmesi yeni çıkan kazılarla mümkün olabilir ancak bu evrimin var olmadığı anlamına gelmez.

En Basit Anlatımla İlk Canlıdan Günümüze İnsanın Evrimi
Cevapla