6 Şubat 2023'te merkez üssü Maraş'ta meydana gelen deprem sadece binaları değil, yürekleri de kırdı geçirdi. Geçmişe baktığımızda insanların bu ve buna benzer daha birçok felaketle karşı karşıya kaldığını görürüz. Ancak bundan 1487 yıl önce, yani 536 yılında insanlık tarihinin en büyük felaketi yaşanmış ve dünya adeta cehenneme dönmüştü. Üstelik bu felaket, kısa sürede atlatılamamış ve çok sayıda ölümü beraberinde getirmişti.

Şanslıyız ki 536 yılında Bizanslı tarihçi Procopius bu yaşananlara değinmiş ve felaketin boyutlarını açık açık anlatmıştır. Onun yazdığı eser, günümüze kadar ulaşmış ve birçok dile tercüme edilmiştir. Peki dünyada neler olmuştu?
Dünya 2 yıl kadar Güneş ışığı almadı, adeta karanlığa gömüldü

536 yılında İzlanda ve Kuzey Amerika'da meydana gelen volkanik patlamalar dünyayı karanlığa gömdü. Elbette yer tespiti çağımızda bilim insanları tarafından yapıldı, o dönemde bilinmiyordu. Bu patlama, çok sayıda külü gökyüzüne saçtı ve adeta yorgan gibi örttü. Güneş ışınları, Dünya'ya ulaşmadı ve Procopius, eserinde felaketten 18 ay sonra bile gökyüzünde hâlâ Güneş ışığı olmadığını yazdı. Dünya, gece-gündüz fark etmeksizin karanlıktı.
Dondurucu soğuklar başladı, yaz aylarında kar yağdı

Güneş ışınlarının çok ufak ölçüde yeryüzüne ulaşabilmesi sebebiyle soğuklar başladı. Öyle ki bu soğukların yaz ayında ortalama 1 derece olduğu söyleniyor. Ekinler öldü, tarım yapılamaz oldu ve insanların birçoğu açlıktan hayatını kaybetti.
İnsanlar kıtlıktan dolayı birbirlerini yemeye başladı

Dünya karanlığa gömüldü, ekinler öldü ve insanların bazıları açlıktan ölmemek için yamyamlık yaparak birbirlerini yemeye başladılar. O sırada Bizans imparatoru olan Jüstinyen, buna bir çözüm bulmak için ilk iş olarak yamyamlığı yasakladı.
100 yıl sürecek çok büyük bir veba başladı

536 yılında başlayan ve 3 yıl süren bu olaylar silsilesi insanlara büyük yıkım getirdi. Ancak asıl büyük felaket Mısır'dan geliyordu. Aynı yıl, Mısır'da başlayan veba salgını Avrupa'ya kadar uzandı. Bilim insanları, bu salgının ilk olarak Çin'de başladığını ve yersinia pestis adlı bir bakteriden kaynaklı olduğunu düşünmektedirler.
İstanbul'da günde 10.000 insan ölüyordu

Procopius, Konstantinopolis yani İstanbul'da günde 10.000 insanın öldüğünü eserinde belirtir. Ancak o dönem nüfusunu düşünecek olursak bu sayı mübalağa olabilir. Fakat yine de bu ölümlerin ne kadar büyük ölçüde olduğuna yönelik bize güzel bir misal vermektedir. Yine Hatay'da yaşayan Evagrius Skolastikos adlı rahip ve Efesli Ioannes, bu salgınlar hakkında bilgi veren diğer dönem tarihçileridir. Antakyalı Evagrius Skolastikos, salgında bütün ailesini ve yakınlarını kaybettiğini söyler.
Dünyadaki insanların yarısı telef oldu, 100 milyonu bulan ölüm

O yıllarda dünya nüfusu zaten 180 milyon civarıydı. 100 milyon insanın ölmesi demek, dünyadaki insanların yarısından fazlası ölmesi demekti. Ancak bu veba daha çok Akdeniz kıyılarını vurduğu için en çok Sâsâni ve Bizans İmparatorluğu'nda can kayıpları yaşandı. Diğer bölgelerde doğumlar devam ettiği için bu ölen milyonlarca insanın kaybına telafi oldu.
Harvard Üniversitesi Orta Çağ tarihçilerinden Michael McCormick, bütün bu olaylar silsilesiyle 536 yılının insanlık tarihinin en kötü yılı olabileceğini aktarıyor.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 

