Türk Edebiyatında Aruz

Gürkanbedir

Merhabalar Sevgili KS ailesi....

Türk edebiyatında aruz ölçüsü çok kullanılmıştır. Neredeyse günümüze kadar her şair her yazar aruz ölçüsünü kullanmaya çalışmış ve eserler çıkartmıştır.

Aruz; mısralardaki hecelerin uzunluk ve kısalıkları temeline dayanan nazım/şiir ölçüsü" demektir.

Sizlere bugün Aruz'un en önemli eserlerini ve en beğendiklerini sunacağım.

Türk Edebiyatında ilk Aruz ölçüsü ile yazılan eser Kutadgu Bilig 'tir.

Türk Edebiyatında Aruz

Ey yusuf kürek sözni sözle köni

Kereksiz sözüğ kizle kilga kora

Bir diğer örneği ise Cemalettin Turan

Türk Edebiyatında Aruz

Ve benim en sevdiğim iki esere geldik.

Hüseyin Nihal Atsız aslında Türk edebiyatında Aruz'un en önemli temsilcilerinden biridir. Fevkalade şekilde aruz ölçüsünü kullanmaktadır.

Bu konuda çok güzel yorum yapmaktadır Hayatı İnanç onun yorumu dinlemeniz de tavsiye ederim

Şimdi o mükemmel şiirleri paylaşmak isterim sizlere ;

Türk Edebiyatında Aruz

Geri Gelen Mektup

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?

Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?

Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?

Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.

Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;

Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;

Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,

Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,

Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!

Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince

Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

Gönlümdeki istekli devi rüzgarlara attım;

Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.

Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,

Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,

Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;

Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!

Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,

Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…

Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,

Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.

Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!

Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!

Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,

Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.

Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,

Tek bendeki volkanları söndürse denizler!

Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma ‘Kaabil’

İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil

Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.

Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur.

En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.

Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;

Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik

Mutlak Seveceksin Beni

Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
Bir sır ki bu,ölsen bile açamazsın...

Anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
Bak emrediyor:Daldığın alemden uyan ki,
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...

Kalbin benim olsun diyorum,çünkü mukadder...
Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök,ver!
Yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer!
Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

Ram ol bana,ruhun yeni bir aleme girsin...
Yazmış kaderin:Aşkıma ömrünce esirsin!
Aklınla,şuurunla,hayalinle bilirsin.
Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

Türk Edebiyatında Aruz
8 Görüş