İnsanın, mevkisi uğraşı her ne olursa olsun; hissiyatları genellikle ortak paydada buluşur. Hüzün, neşe, acı ve merak.. O sebeple bir sanatçı eserlerine kendi duygularını katarak ortaya bir şekilde muazzam eserler çıkarmıştır. Şöyle düşünün içiniz kan ağlarken gülebilir misiniz? İşte sanatçılarda duygularını, psikolojik çalkantılarını eserleriyle buluşturmuşlardır. İntihar eden bir kaç ressamı ele alalım.
1)Antoine Jean Gros

1771-1835 yılları arasında yaşamış olan Fransız ressam, sıkı bir david hayranıydı, Gros David in atolyesine girdi ve başarısıyla dikkatleri üstüne çekti. Genelde tarih ve portre ressamlığı üzerine çalıştı. David sürgüne gidince atölyesini o yönetti ve çok sert eleştirilere maruz kaldı. Kendisine ingresi tercih eden öğrencileri tarafından terk edildi ve nevrasteniye yakalandıktan sonra kendini seine nehrine atarak 1875 te yaşamına son vermiştir. Şapkasından şu not çıkmıştır "Hayattan bıkmış ve onu katlanılır kılan son güzellikler tarafından da terk edilmiş olan adam, bunu sona erdirmeye karar verdi".
2)Bernard Buffet

Bernard buffet çok genç yaşta, aniden ünlenmiş, çok kazanmış, bu nedenle hep bir kesim tarafından dışlanmış bir sanatçıdır. Örselenmiş, onu miserabilizm şemsiyesinin altına alan, gruber'in mirasçısı konumuna
sokan çok satılan resimlerini tekrar tekrar üreten paragöz biri olduğu yargılarına tümden karşı çıkmamız gereken, varsıllığının dramatik algısını hiç engellemediği, inandıklarını
sonsuza kadar resmetmek olanağını bulan, bulamadığında da son derece trajik sonunu
kendi elleriyle getiren onurlu ve üretken sanatçı. Dünyaca ünlü ilk 10 ressam arasına girmiştir ve bir çok madalya kazanmıştır. Son dönemlerinde yakalandığı parkinson hastalığı yüzünden resim çizemez hale gelmiş ve çevresine, "böyle yaşamak çok zor" serzenişinde bulunmuştur.
3)Arshile Gorky

Osmanlı döneminde, Vanın bir kazasında doğmuş Ermeni sanatçıdır. Ressam ve yazardır. Kara Melek adı kitabının ismi neden öyle sorulduklarında şu cevabı vermiştir; "Annemle kiliseye giderken bir tablo gözüme çarptı uzun uzun tabloya baktım. Tablo melekleri ve cennet cehennemi tasvir ediyordu kara melekler Hadese doğru giderken, beyaz melekler cennete gidiyordu ve bende siyahtım. Cennete gidemezdim. O an düşündüm ve iyilik yapmaya karar verdim." bu olay olduğunda henüz 5 yaşındaymış. Geçirdiği travmatik çocukluk ve yaşadığı acılara daha fazla dayanamayarak intihar etmiştir.
4)Sean Robinson

Acı çeken adam tablosunu kendi kanıyla yaptıktan sonra intihar etmiştir. Tablodan dumanlar ve çığlıklar yükseldiği söylenir. Dışa vurumculuğu sadece resimlerinde uygulayan bunu söyleyemeyen sanatçının çığlıklarıdır belkide onlar.
5)Ernst Ludwig Kircnher

1. Dünya savaşına gönüllü katılan Kirchner, savaştan sonra bozuk ruh haliyle köşesine çekilip davos'a yerleşmiş. Burada resmetmeye devam ederken daha durgun bir ruh halinde içinde olmuş ve günlükler tutmuştur. "kalabalıklar içinde yalnızdım, hüzünlüydüm" notu bizi biraz aydınlatırken ölümünde intihar şüphesi uyandırmıştır.
Sadece Alman işgali sırasında hükümetin, resimlerini yozlaşmış sanat olarak yakması öldürmemiştir Kirchner'i. O bu baskıdan ve yargılamalardan ziyade bir daha savaşa katılmak istemiyordur. Bunun için açlık grevi yaparak kısmi felç geçirmiştir. Artan bunalımı ve açlık grevi ressamı intihara hazırlamıştır. ve 1938 yılının yazında 2. dünya savaşı öncesi intihar etmiştir. 1938 yılında 639 kadar eseri naziler tarafından yakılmıştır.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar