Normalde müzisyenlerden bir isim daha tanıtacaktım, ancak bir arkadaşımızın sorusu üzerine bu hafta Joker hakkında bir bence yayınlamak istedim. Umarım hoşunuza gider...
Jokerin Ortaya Çıkışı
1940’da Batman'in ilk çizgi romanında Robin’le beraber dövdüğü ilk düşman Joker’den başkası değildir. Batman’in yaratıcıları Bill Finger ve Bob Kane, yanlarında Jerry Robinson’la Joker’i ilk sayıda öldürmeyi planlamış ancak ekibe bir editör mani olmuş.
Joker’in ana ilham kaynağı Conrad Veidt’in oynadığı 1928 yapımı Gülen Adam (The Man Who Laughs) filmindeki Gywnplaine karakteridir.

Batman#1 (1940) sayısında Joker’in geçmişinden bahsedilmez, bu da uzun yıllar boyunca hayranlar tarafından merak edilen bir gizeme dönüşür.
1954’te Amerika’da yayıncılar arasında çizgi romanlara sınırlama getiren bir kod kabul edildi (Comics Code) ve tonu hafifleyen çizgi romanlarla beraber Joker de “şakalarla suç işleyen”, fakat gerçekten kimseye zarar vermeyen bir karaktere dönüştü. Bu da çizgi romanların düşüşe geçtiği bir dönemdi.
Joker’in dönüşü, Batman’le beraber 1970’lerde oldu. Eski psikopatlığına geri dönen “Suçun Palyaço Prensi”nin gerçek temellerinin bu zamanda atıldığını söyleyebilirim. Çizgi romanlar bu dönemde gittikçe olgun kitlelere hitap etmeye başladığından Batman ve Joker hak ettikleri karanlık tondaki hikayelerine kavuştular. Öldüren Şaka ve Ailede Bir Ölüm ise Joker’in Batman’in yakın dostlarının dahi bu zıvanadan çıkmış katile karşı güvende olmadığını göstererek Batman için ne kadar tehlikeli bir düşman olduğunu kanıtladı.

Batman (1989) filminde Jack Nicholson’ın canlandırdığı Joker, Tim Burton’ın gotik tarzıyla beraber yıllarca sinema seyircisinin aklındaki Joker imajını oluşturdu. 1992’de atman: The Animated Series‘de karakteri seslendiren Mark Hamill ise Joker denilince akla gelen asıl oyunculardan biridir.
Günümüzde Nolan’ın Kara Şövalye üçlemesinde Heath Ledger tarafından canlandırılıp yeni jenerasyonlara benimsetilmeye çalışıldı, ve bence gayet başarılı oldu.
Komedi, insanların kafasını dağıtmakta kullandığı, vaktini geçirdiği, eğlendiği bir mecra. Fakat kara mizah, herkesin damak tadına uygun değil. Joker “mizah” temasını kullanarak “rahatsız edici” bir imaj çiziyor. Yazarlarda bu imajı Batman’in temsil ettiği “düzen, ciddiyet, kanun” karşısında “kaotik” bir duruş olarak kullanıyorlar.
Joker’in gücünün psikolojik işkenceden geliyor.Tabii ki ilk yıllarında yazarlarının aklındaki Joker karakteri bu değildi. 1940’lı yıllarda şaka araçlarını kullanmıyordu. Yıllar içerisinden onlarca yazarın elinden geçen bir karakter olan Joker'in günümüzdeki haline gelmesi ise 1970’lerden sonrası...
Joker her çizgi romanda, her filmde (animasyonlar dahil) karakterin amacı farklı. Birinde Gotham’ı yok etmek ister, birinde Batman’i dize getirmek ister, birinde bazı insanları delirtmeye çalışır, yani bir karakter olarak Joker’in istediği şudur diyemeyiz. Yazarın seçtiği bir gücü, temayı, duyguyu, düşünceyi temsil eder. Joker’in geçmişi, geleceği, gerçek ismi falan bu yüzden anlamsızdır. Joker’le anlaşma yapamazsınız, neyi temsil ediyorsa onu gerçekleştirmek için elinden geleni yapacaktır.

Joker’in tanımı yürüyen psikolojik doğal afet. Batman Her zaman doğru olanı yapıp, adalet ve iyilik adına savaşmayı kendine görev edinmiş bir kişi. Ne Joker, ne Batman, gayelerinden vazgeçebilecek, pes edebilecek karakterler değiller. Normal insanların üstünde, gri noktaları olmayan karakterler, dolayısıyla karşılaştıkları zaman bir orta nokta bulunamıyor ve kan çıkıyor. Dünya yok olma tehlikesindeyken bile Joker size yardım etmeyi kabul ettiyse, aslında bunun arkasında kendisinin bir çıkarı vardır: “Dünya yok olmasın, yoksa nerede kötülük yapacağım?”şeklinde bile düşünmez çoğu zaman.
Şimdi gelelim bizim neslin Jokerine...
The Dark Knight (2008) (Kara Şövalye)
Heath Ledger’ın oynadığı Joker tam olarak “kaos” fikrini temsil ediyordu. The Dark Knight'taki Joker de kendisiyle ilgili sürekli tutarsız hikayeler anlatarak, geçmişinin tam bir muamma olduğunun altını çizer. Ne yaptığı, nereden geldiği tamamen belirsizdir. Kimliği, kaydı, geçmişi yoktur.
Bir fan teorisine göre Joker bir askerdi. Filmin başındaki banka soygunu sahnesini hatırlayın. Her şey ne kadar ustalıkla planlanmıştı öyle değil mi? Joker'in vurulacağını anlayınca yalnızca içeri dalan otobüsün zamanlamasıyla hayatını kurtarması... Bütün bunlar askeri bir taktik uzmanlığına işaret ediyor gibi.
Filmde söylediği bir repliği hatırlatmak istiyorum. "Yarın bir gazeteyi arayıp, bir mafya babası vurulacak ya da bir kamyon dolusu asker havaya uçurulacak desem, kimse paniklemez, çünkü hepsi 'planın parçasıdır'". Ya Joker, bir patlama sonucu yüzüne şarapnel isabet etmiş bir askerse ve patlamanın ardından 'travma sonrası stres bozukluğu' geçirerek bizim bildiğimiz Joker haline geldiyse....
Bütün bunlar, tek bir kişinin bir tarafından uydurduğu bir şey değil. 2012 yılında serinin son filmi olan The Dark Knight Rises çıkmadan önce bir el kitabı yayınlanıyor.Bu kitapta Joker'in olası geçmişleri arasında 'askerlik' de bulunuyor. Yani resmi olarak Joker'in geçmişte bir asker olması imkansız bir durum değil.
Şimdi birazda Heath Ledger dan bahsedelim...
Heath Ledger'a oynaması için teklif edilen ilk rol ''Batman'' rolüymüş. Ledger ısrarla ''Joker'' rolünü istediğini yönetmen Nolan'a iletmiş ve sonunda ''Joker'' rolünü biraz zorla olsa da almış (iyi ki de almış). Bunun yanı sıra karaktere hazırlanmak için kendini yaklaşık 2 ay kadar bir otel odasına kapatmış. Yönetmen Nolan kendisine tavsiye olarak 'Otomatik Portakal'' filmini defalarca izlemesini, bol bol metal müzik dinlemesini ve Francis Bacon isimli ressamın eserlerini incelemesini söylemiş. Makyaj sanatçısı John Caglione Jr., Heath Ledger ve Yönetmen Nolan Francis Bacon'un resimlerinden ilham alarak makyajın son haline gelmesinde katkıda bulunmuşlar.
Filmin bir çok sahnesinde doğaçlama yapan Ledger, samimiyeti ve doğallığıyla rolünü bambaşka bir seviyeye taşır. Filmi izleyenler hatırlar, ''Joker'' hapiste olduğu esnada, ''Gordon''un aldığı terfi haberini duyar ve bir anda alkışlamaya başlar, bu da o an set arkadaşlarının yüz ifadesine yansır.

Provalar sırasında gerçek Joker kimliğine bürünmeyen Ledger, çekimler sırasında gerilim dolu sahnelerde oyuncu arkadaşlarının gerçekten korkmasına sebebiyet vermiş, hatta filmdeki bazı oyuncuların Ledger tarafından karşılaştıkları beklenmedik oyunculuk yüzünden repliklerini birkaç defa repliklerini unuttukları olmuş.
Canlandırdığı ''Joker'' karakterinin olduğu sahnelerin yönetmenliğini yine kendisi yapmış. Çünkü bu sahnelerde dışarıdan bir göz yerine ''Joker''i canlandıran birinin yönetmenliği yapmasının daha doğru olduğuna inanmış. Filmin çekildiği sırada bu isteğini yönetmene ileten Ledger, olumlu bir geri dönüş almış ve Nolan, kendi sahnelerini yönetmesine izin vermiş.
Ledger ölümünden sonra Oscar kazanan iki aktörden biri durumunda. 1977 yılında Peter Finch, ölümünden sonra Oscar kazanan ilk ve tek oyuncu konumundaydı. Ancak düzenli olarak kullandığı ilaçlarını yanlış bir şekilde kullan Ledger, 2009 yılında kazandığı ''en iyi yardımcı erkek oyuncu'' Oscar ödülü ile vefat ettikten sonra bu ödülü kazanan ikinci oyuncu oldu.

Son olarak "Benim babam ayyaşın ve ayrıca itin tekiydi. Bir gece her zamankinden daha fazla tırlattı. Annem mutfak bıçağına davrandı. Babam bundan hiç hoşlanmadı. Ben seyrederken annemi bıçakladı ve bu arada da kahkahayla gülüyordu. Gülerken elinde bıçakla bana döndü ve dedi ki: Neden bu kadar ciddisin sen ? Bıçakla peşime düştü ve neden bu kadar ciddisin sen ve bıçağı ağzıma soktu. Yüzüne bir gülücük konduralım evlat veee neden bu kadar ciddisin sen"

Rest In Peace Heath Ledger
Hayatta her zaman Joker gibi gülmeniz dileğiyle....

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
0Cevap
Vov, süper bir bence olmuş. Emeğine sağlık, joker'in filmlerini sevmem ama gene de aydınlatıcı olmuş
jokeri neden sevmiyosun yaaa
Kötü karakterleri sevmiyorum biraz hayata toz pembe baktığım için :))
"Yarın bir gazeteyi arayıp, bir mafya babası vurulacak ya da bir kamyon dolusu asker havaya uçurulacak desem, kimse paniklemez, çünkü hepsi 'planın parçasıdır'" kısacası kaos içimizde var neden ona engel olalım ki
Joker bana ürkütücü gelmiştir hep 😅 emeğine sağlık paylaşım için teşekkürler
yazıda da dediğim gibi jokeri yazarlar hep kendi amaçları için kullandılar :D genellikle kaos :D