'Oldies But Goldies' Dedirten Filmler

Merhaba,


Hani bazen 'Eskiler bir başka' deriz ya, işte bunlar öyle filmler. Yeni dönem filmlerden de harika olanlar var ama klasikler unutulmamalı ve izlenmeli diyorum, özellikle yeni neslin pek aşina olmadığı filmler bunlar.


Liste tamamen karışık, yazarken herhangi bir sıralama yapmadım. (zaten yapamazdım)



1. İyi, Kötü ve Çirkin (The Good, The Bad and The Ugly)


Bu filmi herkes hayatında en az bir kez olsun izlemeli, tam bir başyapıt. 1966 yapımı olan bu enfes western filminde Clint Eastwood, Lee Van Cleef ve Eli Wallach başrolü paylaşmış. Bir üçlemenin son filmi olduğunu da hatırlatmak lazım.


İzlemeyenlere spoiler vermek istemiyorum ama bilenler bilir, bir final sahnesi vardır ki insanın defalarca izleyesi gelir. Sırf o final sahnesi için bile izlemeye değer mi? Kesinlikle!


Film müziği de harikadır ayrıca ki western sevenler iyi bilir,





'Oldies But Goldies' Dedirten Filmler




Dünyada iki tür insan vardır dostum; biri boynundan ip geçenler, öteki de bu ipi kesenler.




2. 12 Öfkeli Adam (12 Angry Men)


Şimdi 1957 yapımı olan daha eski bir klasiği doğru gidiyoruz. Başrolünde ve yapımcılığında Henry Fonda var. Siyah, beyaz olan bu harika film aslında tek bir odada 12 jürinin diyalogları üzerine kurulu.


Tek mekan filmlerine karşı bakış açınızı değiştirebilecek bir filmdir. Bu filmi ne zaman hatırlasam aklıma başarılı diyaloglar, önyargıların kırılışı, ikna kabiliyetinin önemi, azim ve insan hayatının aslında ne kadar ince bir çizgi üzerinde durduğu geliyor.


11 kişiye karşı tek kalsaydınız onların fikrini nasıl değiştirirdiniz?






Suçlu olduğunu söyleyen 11 oy vardı. Elimi kaldırıp bir çocuğu ölüme göndermek benim için pek kolay değil.




3. Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo's Nest)


1975 yılında çekilen Guguk Kuşu ulusal film arşivlerinde saklanan filmlerden bir tanesi.. Başarılı bulduğum ve çok sevdiğim Jack Nicholson başrolde oynamış, iyi ki oynamış. Yine en az bir kez izlenmeli dediğim filmlerden biridir ve kitaptan uyarlanmıştır.


Nicholson bence harika bir oyunculuk sergilemiş burada. Akıl hastası numarası yapan bir mahkum. Şef ile olan sahneler ve hastalarla geçen diyaloglar gerçekten başarılı, hisler ekrana yansıtılmış.


Son sahnesi ise ekrana kitleme özelliğine sahip.. karmakarışık duygular yaşatmıştı bana.





Denedim, değil mi? tanrım, lanet olsun! en azından denedim.




4. Kelebek (Papillon)


1973 yapımı film gerçek bir hayat hikayesinden (kitabı da var) uyarlanmış. Başrolde ise Steve McQueen ve Dustin Hoffman var. Açıkçası tam bir başyapıt. İçerisinde dostluk, umut, yardımlaşma ve özgürlük teması mükemmel işlenmiş.


Fazla spoiler vermek istemiyorum o yüzden kısa tutalım. Lakabı 'papilion' olan mahkumun tek amacı kaçabilmektir! Böylece olaylar, başka olaylara kapı açar. Her bir kaçma girişiminde hücre cezasına gönderilir. Aslında filmin içeriğinde yaşadığımız hayatı nasıl kullandığımızla ilgili önemli bir vurgu da var...






Burdan kaçmanın bir yolunu bulursam benimle gelir misin?




5. Ben-Hur


Gelecek nesillere de izletin, izlettirin. Çocuklar twilight ile büyümesin. 11 ödülle en çok ödül kazanan film olma rekorunu uzun süre (ta ki titanik gelene kadar) elinde bulunduran bir filmle karşı karşıyayız.


1959 yapımı Ben-Hur tarihi bir filmdir, filmden öte destandır. Zamanın şartları için oldukça başarılı. Çok fazla figüran kullanılmış geniş bir bütçe ayrılmış ve tam anlamıyla emek verilmiş bir film. Bir 'kırmızı araba' mevzusu var ama siz ona aldırmayın.


Arena sahneleriyle akıllarda yer edinmiş muhteşem bir kurgu. Ha ayrıca ' mini dizisi ' varmış bu filmin bende henüz izlemedim diziyi ama isteyenler bir göz atabilir.





Bağışlamak büyüklüktür ve sevgi nefretten daha güçlüdür.





6. Arka Pencere (Rear Window)


Arka pencere 1954 yapımı -bence- en başarılı Hitchcock filmi. James Stewart ve Grace Kelly başrolu paylaşmış. Film, bir kısa hikayeden uyarlama.


Kaza geçiren Jeff sıkıntıdan kendisini pencerenin önünde komşularını izlerken bulur, karşı apartmanda enteresan şeyler olmaktadır! Derken işler karışır.. bir kadın ortadan kaybolur ve bu olayı çözmeye karar verir.


Klasikler arasında yer alan ve kültürel açıdan da bilinmesi gereken filmlerden biri bana göre.






Neden bir adam, yağmurlu bir gecede evini üç kez terkedip geri döner?




7. Tiffany'de Kahvaltı (Breakfast at Tiffany's)


1961 yapımı filmde Audrey Hepburn ve George Peppard başrolü paylaşıyor. Hepburn sevenler kesinlikle bu filmi kaçırmamalı tam bir klasik, oldukça sıradışı ve eğlenceli bir karakteri canlandırmış. Maddi dünyanın duyguları etkilemesini ve bunun ilişkilere, kişilere yansımasını anlatan bir filmdir bana göre. Tabii, aralarında geçen romantik ilişki ve yaşamları da izlemeye değer. Bu iki komşu farklı karakterlere ve engellere rağmen bir araya gelebilir mi?


Ayrıca Hepburn Moon River adlı nefis parçayı da filmde kendisi seslendirmiştir.


Filmden kısa bir sahneyle beraber dinleyebilirsiniz;








Güzel bir sabah uyanıp da Tiffany’de kahvaltı ettiğim zaman bile yine kendim olmak isterim.




8. Rocky



1976 yılında çekilmeye başlanmış 6 serilik bir klasik.. Muhteşem replikleriyle aklımda yer edinmiş bir başyapıt. Sylvester Stallone başrolde oynadı aynı zamanda senaryosunu da yazdı.


Bir çok dalda oscar almış olan seri, Rocky adlı boksörün hayat hikayesine uzanan bir yolculuk.. antrenörü ile olan diyalogları ve yakınlıkları bence oldukça etkileyici. Azim, başarı filmin ana temaları arasında.


Serinin 3. filminde kullanılan Eye Of The Tiger ile gönülleri bir kez daha fethetmiştir.





Acı yoksa kazanç yok Rocky.




9. 2001: Bir Uzay Destanı (2001: A Space Odyssey)


1968 yapımı bir Kubrick klasiği, bir bilimkurgu filmi. Bazı filmler vardır hani kendisini seyirciye anlatmaya çalışmaz, seyircinin onu anlaması ve çözmesi beklenir.. bu tam olarak öyle bir film. Eh birde söz konusu yönetmen Kubrick olunca ince düşünülmüş karışık detaylar görmek şaşırtıcı değil. Çoğu kişi sonunu anlamıyor bu filmin.


Sanırım benimde filme bir cila atma zamanım gelmiş, izleyeli çok oldu. Gerçekten sabırlı bir insansanız izleyin, herkese hitap ettiğini sanmıyorum. İçinde çok az konuşma geçen bu başyapıt ayrıca bir kitaptan uyarlama.


Kendi zamanına göre yapılmış en iyi filmlerden birisi ve görsel yanı gerçekten çok güçlü. Bazı eleştirmenler tarafından gelmiş geçmiş en iyi film olarak kabul ediliyor.





Hala görevi yerine getirmek için büyük bir istek duyuyorum. Ve sana yardım etmek istiyorum.




10. Altına Hücum (The Gold Rush)


Sen eskileri baz alan bir bence yaz ama Charlie Chaplin'e yer verme.. Hiç olur mu? bende öyle düşünmüştüm.


1925 yapımı başyapıt sevgili Chaplin'in başrolde oynadığı siyah-beyaz, sessiz bir komedi filmidir. Her daim en iyiler arasına girmeyi başarmıştır. Bir komedi filminden öte içerisinde çok fazla mesaj barındırıyor bence. Büyük oyuncu büyük bir ustalıkla ekrana yansıtmış bu detayları ve çok fazla gönderme yapmış.


Sinema tarihine damgasını vurmuş bir kaç sahnesi vardır ki unutmak imkansız. Ayakkabı ve kulübe sahnesi bunlardan sadece bir kaç tanesi.


Bu başyapıt ulusal film arşivlerinde saklanmaktadır.




Eklemek istediğim başka başyapıtlarda var;



  • Psycho (Sapık)

  • The Shining (Cinnet)

  • A Clockwork Orange (Otomatik Portakal)

  • Birkaç Dolar İçin

  • Bir Avuç Dolar

  • Giant (Devlerin Aşkı)

  • Vertigo (Ölüm Korkusu)

  • The Magnificient Seven (Muhteşem Yedili)

  • Rebel Without A Cause (Asi Gençlik)

  • Ve Tanrı Kadını Yarattı

  • Edward Scissorhands (Makas Eller)

  • Pulp Fiction (Ucuz Roman-94 yapımı ve listede ki en genç film)

  • Frankenstein (1931 yapımı olan)

  • Bazıları Sıcak Sever

  • River of No Return (Dönüşü Olmayan Nehir)

  • The Color Purple (Mor Yıllar)

  • Back to the Future (Geleceğe Dönüş)

  • Amadeus

  • Spartacus (1960 Kubrick yapımı)

  • Annie Hall

  • Casablanca

  • West Side Story (Batı Yakasının Hikayesi)

  • The Sound of Music (Neşeli Günler)

  • Rain Man

  • Alien (Yaratık)

  • Citizen Kane (Yurttaş Kane)

  • Drakula

  • Modern Zamanlar (veya Asri Zamanlar)

  • Ghost

  • The Terminator (Terminatör)

  • Taxi Driver (Taksi Şoförü)

  • Unforgiven (Affedilmeyen)

  • The Wizard of Oz (Oz Büyücüsü)

  • Full Metal Jacket

  • Doktor Jivago

  • Gone With The Wind (Rüzgar Gibi Geçti)

  • Samson ve Dalilâ

  • The Bridge on the River Kwai (Kwai Köprüsü)

  • Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler)

  • Anastasia (Çarın Kızı)

  • City Lights (Şehir Işıkları)

  • Limelight (Sahne Işıkları)

  • The Birds (Kuşlar)

  • The Purple Rose of Cairo (Kahire'nin Mor Gülü)

  • Point Break



Bu ikisi olmadan olmazdı.



  • Star Wars

  • The Godfather



Elbette eksikler vardır, ben izlediğim ve hatırlayabildiğim tüm filmleri yazmaya çalıştım. 'Neden bu listede yüzüklerin efendisi yok?' gibi bir yorumla karşılaşmayacağımı umuyorum çünkü tarihlerden de anlaşılacağı gibi eski filmlere yer vermeye çalıştım.


Güzel bir nostalji olmuştur umarım.



-Bluelady

'Oldies But Goldies' Dedirten Filmler
Cevapla