Siyaset ve toplumsal konularda, güldürmek ve yermek maksadıyla ufak çapta yapılan çizimler ve konuşma metinleri bazen yüzümüzü güldürebiliyor. ''Karikatür'' olarak adlandırılan bu mizah, esasen ilk başta 18'inci yüzyılda ortaya çıkmıştır. Genelde gündem konularına yer verildiğinden ''kötü taklit'' anlamına gelen ''caricature'' ismiyle anılmaya başlanmış ve giderek yaygınlaşması sebebiyle de ''karikatür'' olarak adlandırılmaya başlanmıştır.
Ben de en beğendiğim Osmanlı karikatürlerini sizlere gösterip açıklamak istedim. Burada sadece karikatürleri göstermekle kalmayacağım, karikatürde bahsi geçen olaylar hakkında da bilgiler vereceğim.
Naz yapan sevgilisini inandırmak için padişahı referans gösteren yeniçeri.

Bilindiği gibi Osmanlı İmparatorluğu'nda yeniçerilerin evlenmesi yasaktı. İlk defa ''Pençik Uygulaması'' ile savaşlarda esir alınanlardan beşte birinin acemi oğlanlar ocağında yeniçeri olarak yetiştirilmesi 3'üncü Osmanlı padişahı I. Murad döneminde olmuştu. Yeniçerileri, bugünkü bordo bereli gibi düşünebilirsiniz. Hâl böyle olunca yeniçerilerin evlenmesi yasaktı. Uzun süren bir ilişkinin ardından kadınlar da evliliğe merak salmaya başladığı için, resimde yeniçerinin çaresizliğini görebilirsiniz.
Karşında askerlik arkadaşın yok, padişah var padişah!

Osmanlı padişahlarına karşı büyük bir saygı gösterilirdi. Padişahların yüzlerini sadece devlet adamları görebilirdi. Ki devlet adamları bile bir padişahın gözlerinin içine bakarak konuşamazdı. Başları öne eğik biçimde konuşurlar ve çekilecekken de padişaha arkalarını dönerek çekilmezlerdi; geriye adım atarak çekilirlerdi. Böylesine bir disiplin üzerine padişahla bu şekilde tanışmak, önce cellatla tanışmayı gerektirir.
Ölmeyi bayılmak zanneden bir yeniçeri.

17'nci Osmanlı hükümdarı IV. Murad, fiziksel kuvvetiyle tanınan bir padişahtır. Bir keresinde, bir yeniçeri askeri kendisiyle alay edince kılıcıyla yeniçeri askerini ve üzerindeki atı ikiye böldüğü rivayet edilir. Tabii bu işin biraz folklorik kısmı olsa da Bağdat seferinde iken çadırına giren 4 suikastçıyı topuzuyla doğradığı tarihî kaynaklarda anlatılır. Burada da kendisiyle alay eden bir yeniçeriyi ve IV. Murad'ın elindeki topuzu görebilirsiniz. Bu şakanın sonu topuzla biçilmek olsa gerek.
Unvanların suyunu çıkaran asker. O değil de şehzade düşündüğüm şeyi mi çiziyor acaba?

Osmanlı Devleti'nde padişahlar, çeşitli unvanlar kullanmışlardır. Bey, gazi, han, hakan, sultan, hünkâr, hüdavendigâr ve padişah gibi unvanlar örnek olarak gösterilebilir. Bir şehzade, padişah olan babasına ''baba'' şeklinde hitap edemez, ''hünkârım'' ya da ''sultanım'' şeklinde hitap eder. Son olarak şehzadenin duvara ne çizdiğini hâlâ anlayamadım.
Osmanlı'nın iki defa kuşatıp alamadığı Viyana üzerine Avusturyalıların geçtiği dalga.

Osmanlı İmparatorluğu, batıdaki en geniş sınırlarını Viyana'ya kadar genişletmişti. Viyana, Osmanlılar tarafından iki defa kuşatılmıştır ancak ikisinde de alınamamıştır. İlk kuşatma, 1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında gerçekleşmiş ama seferin asıl amacı kaleyi kuşatmak olmadığından yeteri kadar top ve kaleye tırmanmak için teçhizat alınmamıştı. Ayrıca kış da geldiği için kuşatma başarısızlıkla sonuçlanmıştı. İkinci kuşatma ise 1683 yılında IV. Mehmed döneminde yapılmış ve gene başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Karikatüre göre, bu başarısızlığın unutulmaması adına Avusturyalıların tişört verdiğini görüyoruz. Padişah da büyük olasılıkla IV. Mehmed'dir.
Harem'in güzelliklerinden istifade etmek isteyen zâtın çaresizliği.

Harem, kelime anlamı bakımından ''haram'' kelimesinden türemiştir. Haremde yalnızca kadınlar eğitim görür, padişah ve onun ailesi ikamet ederdi. İçerisinde sadece kadınların olması sebebiyle harem, birçok kişinin ilgi odağı, birçok kişinin ise eleştirisi olmuş.
Bir çocuğun geleceğini küçük yaştaki davranışlarından kestirmek az çok mümkündür.

Burada II. Mehmed'in gemisini suda değil de karada oynattığını görüyoruz. Bazı çocuklar, akranlarına nazaran daha farklı hareketlerde bulunabilir. Hatta onlar için halk deyişiyle ''Sen adam olacaksın.'' tabiri bile kullanılır. Bilindiği üzere İstanbul'u fetheden padişah Fatih Sultan Mehmed'dir. Fetih sırasında gemileri karadan yürütmesi fethin çok konuşulan olayları arasında yer alır.
Siz Duraklama Devri'ni çok yanlış anlamışsınız.

Osmanlı Devleti, ilk 10 padişahtan sonra bir duraklama sürecine girmiştir. Bu süreçte yapılan seferler, eskiye nazaran azalmış ve daha çok iç işlerle uğraşılmaya başlanmıştır. Seferlerin azalması, keyfine bakan bu askerlere tatilde girdiklerini düşündürmüştür.
Dünyanın en açık sözlü askeri bu olsa gerek.

Aslında bu karikatür biraz eleştiri mahiyetinde olmuş. Osmanlı, ilk kurulduğu zamanlarda Bizans'a karşı sık sık gaza faaliyeti güdüyordu. Devletin kurucusu Osman Gazi döneminde, özellikle 1302 Bapheus Savaşı'ndan önce Bizans köyleri ve kasabaları üzerine akınlar düzenleniyor ve bu akınlar sayesinde ganimetlerle yavaş yavaş kendilerini geliştiriyorlardı. Gerçi kalenin kapısında ''Batı Roma İmparatorluğu'' yazıyor. Esasen orada ''Doğu Roma İmparatorluğu'' yazmalıydı ama olsun, en azından karikatürü başarmış.
Kanunlara karşı gelmenin hükmü en kısa yoldan ancak bu şekilde anlatılabilirdi.

IV. Murad zamanında İstanbul'da bir yangın çıkmıştı. Bunun üzerine IV. Murad, tütün ürünlerini ve sarhoş eden içecekleri yasaklamıştı. Kahvehaneden çıkan iki asker, ormana gidip tütün izmaritlerini yere atmasıyla yangının çıkmasına neden olmuştu. Hatta bu yangın o kadar büyüktür ki, İstanbul'un üçte biri yanmıştır. Bunun üzerine IV. Murad, tütün ve alkol almayı yasaklamış, kahvehaneleri kapattırmış ve gece dışarıya çıkmayı da yasaklamıştır. Çünkü yangına sebep olan iki asker sarhoştu. Ayrıca yangına gece saatlerinde sebebiyet vermişlerdi ve kahvehaneden çıkmışlardı. Kahvehanelerde de çok kez siyasi propaganda yapıldığından padişah hepsini kapatma kararı almıştı. IV. Murad, tütün ve alkol yasağını dinen uygun olmadığı için kaldırmamıştır. Sadece I. Ahmed, Sultanahmet Cami'nin yapımı sırasında alkol alan işçileri görünce dine uygun olmadığı için kaldırmıştır.
Vallahi kuzenim yazdı!

Gene IV. Murad karşımızda! Yeniçeri askerinin sakarlığı yüzünden canını tehlikeye attığını görüyoruz. O dönemlerde, yeniçeri askerleri devlete baş gösteriyordu. ''Ocak devlet içindir.'' anlayışını ''Devlet ocak içindir.'' olarak değiştirmişlerdi. Zaten IV. Murad'dan önce padişah olan II. Osman (Genç), yeniçeri askerleri tarafından Yedikule zindanlarında boğularak öldürülmüştü. Aynı şekilde IV. Murad'ın sadrazamını idam etmek için padişahı tehdit bile etmişlerdi. Bu telefon konuşması da planlarını gösteriyor. ''Bu gece ayaklanıyoruz.'' mesajı bana biraz 15 Temmuz 2016 gecesini hatırlattı. Bir imparatorluk düşünün ki, içerisinde nice 15 Temmuzlar baş göstermiş.
Durumun hiç iyiye doğru gitmediğini fark etmeye başlayan padişahın yaşadığı çaresizlik.

Osmanlı duraklama devrine girmiş ve başarılı fetihlerin sayısı düşünmüştür. Ah nerede o eski Fatihler, Yavuzlar, Kanuniler? Nerede?
Tarihten bi' haber gencin yalan yanlış şeyler yazması.

Aslında şu anki durumumuzu çok iyi özetleyen bir karikatür. Çünkü tarihteki bazı olaylar tam bilinmediği için farklı yönlere çekilebiliyor. Osmanlı İmparatorluğu, 1345 yılında Karesioğulları Beyliği'ni almasıyla denizcilik alanında faaliyet göstereye başlamış, hatta Çimpe Kalesi'ni alarak Rumeli'ye ayak basmışlardı. Daha sonraları özellikle Kanuni Sultan Süleyman zamanında Barbaros Hayreddin Paşa'nın da katılmasıyla denizcilikte dünya gücü hâline gelmişlerdi.
Karikatürler sadece başlıklardan oluşsun istemedim. Konu hakkında da kısa kısa bilgiler verip mizaha azıcık da gerçeklik katmak istedim. Okuyanlara teşekkür ediyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar