Okuyucuların beğenisine sunulan yazılar uzun bir emeğin sonucu. Her biri arka mutfakta gözden uzakta pişirilip, tadılmak için vitrinde servis edilmeyi bekleyen leziz yemekler gibi.

Beğenerek okuduğumuz yazıların aslında nasıl yazıldığını biliyor muydunuz? Bir editör ve bir okuyucu olarak kameranın hem önünde hem de arkasında bulunduğumdan her biri ayrı bir emek ürünü olan Bence'lerimizin kamera arkasına hikaye tadında bir el atmak istedim bugün.
Her yemeğin pişirilme tarzı aynı olmadığı gibi herkes için Bence hazırlama aşaması da değişik olabilir. Bu kişiye, tarza ve konunun ağırlığına bağlıdır.
Hadi hep beraber inceleyelim bakalım Bence yazmaya karar verdiğimizde yaşanan kamera arkasını.
Sabah saatleri, uykumuz kaçmıştır

Bir nedenden uyanılır. Belki uykumuzu almışızdır belki kaçmıştır, bilinmez. Sağa sola dönüp tekrar uyumaya çalışılır. Olmaz..Beyin aktif hale geçmiştir bir kez ne yapılsa kar etmez.

Eh ne yapalım olsun en azından düşünelim bakalım bugün hangi taslağa can verebiliriz. Var mı ilham?
Ölü gibi görünebilir, boşluğa bakarak dalıp gidebiliriz, merak etmeyin yaşıyoruz. :) Bir süre düşündükten sonra gelen ani bir ilham yüzünden heyecanla fırlarız.

Kahve zamanı
Tam bir konsantrasyon sağlayabilmek için iyice ayılmak gerekir. Koyu bir kahve de bunun için biçilmiş kaftan. O hazır olurken biz de kağıdımızı, kalemimizi, bilgisayarımızı ne gerekiyorsa hazırlayalım.
İhtiyacımız olan her şey elimizin altında, masamızda o enfes kokusuyla bir fincan kahvemiz. Artık hazırız, başlayabiliriz.

Fakat o da ne? Nereden ve nasıl başlayacağımızı bir türlü kestiremiyor, yazıp yazıp siliyoruz. İlham var ancak beynimizde uçuşan o kadar çok kelime öbeği var ki bir türlü bir araya getiremiyoruz. Tamam sakin olalım biraz müzik belki yardımcı olabilir.

Saatler ilerliyor ancak ortada hala elle tutulur bir şey yok
Giriş bölümü için bir iki ufak paragraf yazıldı hepsi bu. Gelişme ve sonuç bölümleri hala bizi bekliyor, daha görseller seçilecek uymayanlar silinecek uygun olanlar araya yine uygun yerlere serpiştirilecek. Çok iş var çook..Okunabilecek türden kaliteli birşeyler yazabilmek her şeyden önemli.

Olmuyor, olmuyor işte konsantrasyonumuzu kaybettik. Geçen zamanla birlikte sinir katsayımız da yükseliyor. Bir yazıyı nasıl yazamayız yahu, hiç yakışıyor mu bize.
Herşeyi silip çöpe atasımız gelir bazen. Bütün kağıtları buruşturup boşvermek. 'Sil baştan başlamak gerek bazen' şarkısını mırıldanarak yıkıcılığımızın özde değil sözde kalmasına çabalarız.

Bir mola fena olmazdı. Belki bir yürüyüş belki başka bir iş. Kafamızı toplayabilmek için ortamdan uzaklaşmakta yarar var yoksa çıldırmaya az kaldı doktorum nerede durumu.
Beynimizin yorulmaya başladığını hissettiğimiz zaman kalkmak en iyisidir. Aksi taktirde oracıkta uyuyup kalmak an meselesidir.

Biraz mola zamanı

Uyuşan beynimizi ve bacaklarımızı çalıştırabilmek için seçeneklerimiz arasında birikmiş diğer işler, temiz havada yürüyüş veya bir arkadaşla kafede buluşarak sohbet ya da alışveriş. Artık keyfimize ve durumumuza kalmış.
Yeni bir enerjiyle yine yeniden

Mola kesinlikle iyi geldi, daha net düşünebiliyor doğru kelimeleri ve anlatımı bulmakta zorlanmıyoruz.
Artık bitmek üzere

Kelimeler cümleleri, cümleler paragrafları oluşturdu. Paragrafları da görseller süsledi. Hani bizim dikkat çekici başlığımız? Hah o da tamam. Eksik var mı ki? Bir bakalım hele.
Bilmem kaçıncı kez defalarca okuyor son kontrolleri yapıyoruz. İmla hataları, noktalama işaretleri dikkatle tek tek inceleniyor. Gözlerimiz birbirine giriyor. Arıyor tarıyoruz herşey tamam gibi görünüyor.
Lakin içimizdeki bu şüphe niye? Bir yerlerde gözümüzden kaçan bir yanlış mı yaptık, eksik mi var ne? Yoksa bu sadece bir histen mi ibaret?
Gönder gitsin

Heyecanımızın son haddini bulduğu safha işte bu safha. Kaçırırsak geri dönüşü olmayan köprüden önce son çıkış gibi. Gönderdikten sonra artık hiçbir şeyi düzeltemeyiz.
Çıkışı kaçırmamak adına parmaklarımız 'Bence'ni Gör' butonu ile 'Düzenle' butonu arasında mekik dokumakta. Avuçlarımız, parmaklarımız terlemiş yapış yapış. Hani klavyeye dokunsak elimize yapışarak sökülüp çıkacak o derece.
Bu kadar paranoyaklık yeter a canım. Her şey tamam işte gönder gitsin!
Bence'miz vitrine çıktığında

Büyük bir emek, uzun bir uğraş verdik ama ince ince nakış gibi de dokuduk. Sevinmek hakkımız değil mi? Şimdi gelen yorumlarla ilgilenme zamanı.
Emeğe saygı!
Siz Bence'lerinizi nasıl yazıyorsunuz?

Sevgiyle kalın, mutlu olun..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar