16 gü

ÇiçeğiburnundaAnne ile 2. Röportaj: Biraz Fırtına, Biraz Bahar

Bir kişiyi ikinci kez konuk etmek, ilk sohbette söylenenleri tekrarlamak değil; o konuşmada yalnızca kapısı aralanan yönlere daha yakından bakmak anlamına geliyor. İlk röportajımızda @ÇiçeğiburnundaAnne’nin güçlü sessizliğinin ardına bakmış; geçmişine, erken olgunlaşmasına, KızlarSoruyor’la kurduğu bağa ve kendini ifade edişine odaklanmıştık. Bu ikinci buluşmada ise yönümüzü bugünkü hayatına çeviriyoruz. Sınırlarını nerede çizdiğinden kendine kurduğu küçük huzur alanlarına, sevdiğinde ortaya çıkan farklı yanından kuşaklar arası dostluklara ve annelikte kurduğu güven dengesine uzanan bu sohbette, onu tek bir kimliğe sığdırmadan tanıyacağız. Amacımız aynı portreyi yeniden çizmek değil, ilk röportajda görünmeyen ayrıntıları kendi cümleleriyle görünür kılmak.

ÇiçeğiburnundaAnne ile 2. Röportaj: Biraz Fırtına, Biraz Bahar

1. Burada nazik üslubunla tanınıyorsun ama gerektiğinde oldukça net cevaplar da veriyorsun. Anlayışın bittiği ve sınırın başladığı noktayı ne belirliyor?

Ben anlayış göstermeye, karşı tarafı dinlemeye ve hatta bazı şeyleri içime atıp tolere etmeye yatkın bir insanım. Ama biri benim alanıma, seçimlerime, düşüncelerime ve özel hayatıma izinsiz girmeye başladığında mesele değişir. Hele bunu bir de kendince haklılık taslayarak yapıyorsa, orada anlayış tarafım geri çekilip daha net tarafım ortaya çıkıyor.

2. Çocukken huzuru soğuk havada, yatağında çizgi film izlerken bulduğunu anlatmıştın. Bugün aynı huzuru sana veren küçük ritüelin nedir?

Bugün benim huzur ritüelim, hayatın sesini biraz kısmak. Yağmurlu bir havada pencere kenarında sıcak içeceğimi yudumlarken kitap okumak ya da yağmurda şemsiyemi alıp tek başıma yürümek… Bazen fonda hafif bir jazz eşliğinde kendime bakım yapmak, bazen de örgümü elime alıp bir belgeselin içine dalmak. Ama en güzeli, çocuklarımla battaniyenin altına girip bir animasyon izlemek. Özetle kalabalığın içinde bile kendine ait küçük bir dünya kurmak, yavaşlamak, kendi alanına çekilmek, ama hayattan da tamamen kopmamak.

ÇiçeğiburnundaAnne ile 2. Röportaj: Biraz Fırtına, Biraz Bahar

3. Sevdiğinde bambaşka birine dönüştüğünü söylüyorsun. Birini çok sevmek sende en çok hangi davranışı değiştiriyor?

Dışarıya karşı sınırları, gururu ve kuralları olan biriyim. Kolay kolay herkese içimi, acılarımı, neşemi açmam. Ama gerçekten sevdiğim, güvendiğim insanın yanında o sert kabuk tamamen kırılıyor. Tam tersine, çok şefkatli, oyuncu, cömert ve teslimiyetli bir tarafım ortaya çıkıyor. Sevdiğim insana karşı nazlı, sokulgan, sevecen tarafımın yanı sıra hayranlık da oluşur; onunla gurur duyar, güzellikleriyle büyürüm. Işıldamak, birlikte ışıldamak, tutku, kavga-barış, özlem, coşku, kahkaha… Yani biraz fırtına, biraz bahar. Özetle dışarıya karşı ne kadar katı ve mesafeli olabiliyorsam, sevdiğim insana karşı bir o kadar kedi gibi oluyorum. 🐈🖤

4. Kendinden küçüklerle kolay anlaşıyorsun, büyüklerden ise bir şeyler öğrenmeye çalışıyorsun. Yaş farkı olan dostlukların sana kattığı en beklenmedik şey ne oldu?

İnsan her yaşta birinden bir şeyler öğrenir, ben buna inanırım. Bazen kendinden küçük biri sana hayatın en büyük dersini verir. Mesela ben, kendimden küçük birinden ne olursa olsun kin tutmamayı öğrenmiştim. O kadar saf ve güzel seviyordu ki, o duygunun temizliğine özendim; birazını kendime kattım.

Kendimden büyüklerden ise her daim sabrı öğrendim. Hayatta bazı şeylerin hemen olmayacağını, bazı yaraların zamanla iyileşeceğini ve ne yaşarsak yaşayalım bir şekilde geçeceğini…

Özetle efendim, yaş farkı olan dostlukların bana kattığı en güzel şey şu oldu: İnsan, yaş aldıkça her şeyi bildiğini değil, hâlâ öğrenecek çok şeyi olduğunu fark ediyor. Nefes aldıkça da öğrenmeye devam edeceğiz.

ÇiçeğiburnundaAnne ile 2. Röportaj: Biraz Fırtına, Biraz Bahar

5. Kızından küçük arkadaşım diye söz ediyorsun. Arkadaşça yakınlıkla anne olarak yön göstermek arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsun?

Ben sevgiyle gelen bir disipline inanıyorum. Çocuğum bana saygısını korurken, her şeyini anlatabilecek kadar da güvenebilmeli; küçük arkadaşımın başı sıkıştığında ilk durağının yine annesi olmasını istiyorum. Bunu biraz çocuk gelişimi bilgim, biraz da annelik içgüdümle harmanlamaya çalışıyorum. Şimdilik şükür iyi gidiyor; önümüzde bir de ergenlik var, bakalım onu nasıl karşılayacağız. 🙃

6. Burada hiç tanımadığın insanların hassas sorularına da cevap veriyorsun. Bir cümlenin karşı tarafın kararını etkileyebileceğini bilmek, cevabını nasıl şekillendiriyor?

Aslında cevabımı, karşı tarafın kararını etkileyebilirim düşüncesiyle şekillendirmiyorum. Bazen tamamen makarasına cevap verdiğim de oluyor; o an söylediklerimin çok ciddiye alınmamasını umuyorum. 🙂 Ama hassas bir konuysa, özellikle çocuk ve ebeveynlikle ilgiliyse, daha dikkatli davranıp mümkün olduğunca uygun, saygılı ve nazik bir üslupla anlatmaya çalışıyorum. Bazı cevaplarda gerçekten üzülüyorum; elimden gelse o kişiye birebir yardımcı olmak istediğim oluyor. Ben biraz duygu insanıyım. İçimden ne geliyorsa onu samimiyetle yazıyorum ama bunu yaparken karşı tarafı kırmamaya ve incitmemeye özellikle özen gösteriyorum.

ÇiçeğiburnundaAnne ile 2. Röportaj: Biraz Fırtına, Biraz Bahar

7. Bugünkü hayatından geleceğe yalnızca tek bir fotoğraf karesi bırakabilseydin, o karede ne olsun isterdin?

Çocuklarıma sevdikleri yemeği yaparken, mutfakta bir yandan onlarla konuşup bir yandan gülüştüğümüz bir an olsun isterdim. Belki sofraya yeni oturmuşuzdur, belki film izlemek için koltuğa yayılmışızdır… Çok özel bir gün değil; tam tersine, sıradan bir gün. Çünkü yıllar sonra dönüp baktığımda en çok o küçük, kimsenin fark etmediği mutlulukları hatırlamak isterdim. 🥰

Emeğine, yüreğine sağlık.

Okuyan, merak eden, eşlik eden herkese sevgiler ve saygılar.

Güzel şeylerde buluşmak dileğiyle… 🙏🏻🌸

ÇiçeğiburnundaAnne ile 2. Röportaj: Biraz Fırtına, Biraz Bahar

@ÇiçeğiburnundaAnne’ye ikinci kez röportaj konuğum olduğu ve sorularımı içtenlikle yanıtladığı için teşekkür ederim. İlk söyleşimizde onu şekillendiren geçmişe bakmıştık; bu kez bugünkü hayatında kurduğu dengelere yaklaştık. Cevaplarında ortak bir çizgi belirgindi: Kendi alanını koruyan ama güven duyduğunda sıcaklığını saklamayan, huzuru gösterişli anlardan çok küçük ritüellerde ve ailesiyle paylaştığı sıradan zamanlarda bulan bir kadın. Farklı yaşlardaki insanlardan öğrendikleri, çocuklarıyla kurduğu güven ve hassas konularda seçtiği özenli dil, ilk röportajda başlayan portreyi yeni ayrıntılarla tamamladı.

ÇiçeğiburnundaAnne ile 2. Röportaj: Biraz Fırtına, Biraz Bahar
Cevapla