Polislikle ilgili yasaları bilenler veya bu konuyla ilgilenenler bakabilir mi?

Hayalim polis olmak.

Bu hayali ilk kurduğumda, henüz kelimelerle bu kadar içli dışlı değildim. Sonra yazı girdi hayatıma. Cümleler, karakterler, sahneler… Ve bir noktada kendimi şu sorunun ortasında buldum:

İnsan iki hayali aynı anda taşıyabilir mi?

Polis olmak istiyorum çünkü adalet duygusu içimde çok güçlü. Düzen, disiplin, sorumluluk… İnsanlara dokunmak, gerektiğinde bir hayatın düğümünü çözmek. Ama yazmak da benden kopmuyor. Yazı benim için sadece bir hobi değil; düşünme biçimim, nefes alma şeklim. Kalemi bıraktığımda eksiliyorum.

İlk başta bu iki yol birbirine zıt gibi geliyor. Biri üniforma, diğeri özgürlük. Biri kurallar, diğeri sınırsız hayal gücü. Ama biraz durup bakınca fark ediyorsun ki aslında aynı yerden besleniyorlar: insandan.

Polislik, insanın en çıplak hâllerine şahit olmayı gerektirir. Korkuya, suça, pişmanlığa, cesarete… Yazarlık da tam olarak bunu yapar ama başka bir dille. Polis görür, yazar dönüştürür. Polis tanık olur, yazar anlamlandırır. şu an kitabımı iki uygulamada paylaşıyorum ve tutuldu. Yani boşa gitsin istemiyorum.

Peki polisken yazarlık yapılabilir mi? Yasalara göre bu iki işi aynı anda devam ettirebilir miyim?

Polislikle ilgili yasaları bilenler veya bu konuyla ilgilenenler bakabilir mi?
Cevapla