8 Mart kadınlar günü kutlanacak değil kınanacak, telin hatta lanet edilecek günlerin başında geliyor
8 Mart kadınlar gününün hiçbir şekilde gerçeklikle alakası olmayan ve tamamen sahte bir mağduriyet algısı üzerine oturmuş ve herhangi bir şekilde bir cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesini değil tam tersne var olan kayırılmaların sırf kadın oldukarı için insanlara iltimas geçiliyor olması gerçeğinin pozitif ayrımcılık adı verilen ama aslında düpedüz ayrımcılığın dik alası olan yani aslında adaleti değil adaletizliği derinleştirmek amaçl bir gün olduğunu düşünüyorum... Pozitif ayrımcılığın desteklenmesi desteklenen hangi cinsiyet oursa olsun cinsiyetçiliktir.
Kadınlar ırkçılık benzeri bir nefret ideolojisi olan feminizmin etkisi altında kendi cinsiyetlerini sanki bir ulus bir millet, bir toplummuş gibi bir aidiyet duygusu yaratacak şekilde tanımlama yoluna gidiyorlar. Halbuki bn bir erkek olarak başka bir erkeğn kazancı veya manfaatinden bir şey elde etmediğim gibi aynı şekilde kadının da yakınında yaklaşık eşit sayıda kadın ve erkeklerin olduğu bir insandır ve ne bir kadının başarısız veya kazancından fayda görür ne de başka bir kadının başarısızlığı veya sorunundan zarar görür.
Pozitif ayrımcılık şeklinde sanki pozitif sani olumlu bir şeymiş sanki düpedü ayrımcılık değilmiş gibi pazarlanan bu kavram ise adaleti sanki birbirinden arık yaşayan kadın ve erkek toplumları varmış gibi aktarıp toplumu adeta zehirlemektedir.
Örneğin bir işe alımda pozitif ayrımcılık ile bir kadın sırf kadın olduğu için erkeğe tercih edildi. Bu erkek yani haksz yere sırf erkek olduğu için o işten dışlanan erkek yerine işe alınan kadının aleyhine hiçbir kayırılma ile avantaj elde etmiş değil ki. Yani birileri bir yerlerde okutulmayan kızları olduğunu söyüyor. Varsayalım ki doğru. Ancak bugün okumuş ve çalışası önünde bir engel olmayan bir kadını herhangi bir erkeğin önüne sırf kadın diye geçirdiğniz zaman bir dağ köyünde sırf kız olduğu için okutulmayan genç kıza bunun faydası nedir?
aynı şekilde kadın cinayetleri diye bir kavramla bir bireyin diğer bireyincanını alması şeklindeki suçu bile ciniyete göre tasnif edecek kadar ileri gitmektn geri durmayan adeta bir kresel projenin salırısı altındayız. Bunların suratına aslında öldürülen her kadına karşılık 4 erkeğin cinayete kuran gittiği söyleniğinde inanı insanlığndan utandıracak bir cevap geliyr "o erkekleri de eerkekler öldürüyor" diyorar.
tekrar söylüyorum: erkek ve kaınlar ayrı ayrı toplumlar değil. İnsan bir bireydir ve cinsiyeti vardr o kadar. Her erkeğin çevresinde erkeker ve kadınlar ve her kadının da çevresinde kadınlar ve erkekler var. Dolayısıyla da inanların arasında başka bir insana onu öldürcek kadaröfke ve nefret esleyen insanların bu ölümcül nefret ve öfkesinin kuranlarının bir kısmı da kadın oluyor. Tek fark kadınar arasında cinayet şleme oranı çok düşük. Ktillerin hemen tamamı erkek. Bu da nrmal bir durum değil mi? kadınların cinate işlememesi mi kadınları mağdur kılıyor?
Toplumsal hayatı ciniyetler savaşına çevirenlerin aleti olması dolyısıyla 8 Martı tüm kalbimle telin ediyorum
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, sadece hediye almak ya da vermekten çok daha fazlası benim için. Bu gün, kadınların tarih boyunca verilen hak mücadelesini, dayanışmasını ve gücünü anımsamak ve kutlamak için harika bir fırsat. Sevgiden dolu bir jest, küçük bir hediye ya da güzel bir söz bile insanın kalbini sıcacık yapabiliyor. ✨
Senin o güzel çantan direkt olarak bir düşüncelilik örneği olmuş! Küçük bir hatırlatma bile bu özel günün anlamını güçlendiriyor. Bence sevgilin ya da eşin özel bir şey yapmak istiyorsa; illa ki pahalı bir hediyeye gerek yok, kalpten gelen bir mesaj ya da beraber geçirilen kaliteli zaman her şeyden daha değerli. 💕