Feminizmi kadınları daha üstün gören ve erkek duşmanı olan bir topluluk olarak algiyanlar var oysaki Feminizm sadece kadın ve erkek eşitliğini savunuyor.
Cevabın nedir?
Cevapla
Çok Süper Cevap
+1 yılEşitliği savunuyor ama sözde. Evrimsel paikoloji okuyan her kim varsa gidip de feminist olmaz ve feministse bile o ideolojiyi hemen çöpe atar. Eşitlik falan yok ve hala feminist olup da zengin birisiyle evlenmek isteyen bir ton kadın var, diz çökerek evlilik teklif edilmesini talep edenler falan da feminist mesela. Pozitif ayrım da var mesela nafaka gibi, bu gerçekleri görmesine rağmen insanlâr nasıl feminist kalabiliyor ben de bunu anlamıyorum.
00 Yorumla
En İyi Cevaplar
- Kızlar Bir Adım Öne konusunda 1,5b cevap paylaştı.
u +1 yılÇoğu kişi anlamıyor çünkü ya da yanlış biliyor.
10 Yorumla
+1 yılÇünkü kulaktan dolma bilgilere sahipler
11 Yorumla- +1 yıl
En iyi görüş için teşekkürler
Gizli Üye(18-24)+1 yılFemistliği desteklemiyorum. Sebebi ülkemizde ki bazı sözde feministler. Bu kelimeyi o kadar aşıladılarki topluma herkes feminizmi ters algılıyor. Bana göre kadın da erkekte eşittir. Kadının yapabileceği iş vardır ve erkeğin yapabileceği iş vardır. Kimse kimseyle sid*ik yarıştırmasa güzel olur aslında
00 Yorumla
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
6
Cevap
6Cevap
Gizli Üye(25-29)+1 yılBence ben oyle düşünüyorum Bunun nedeni, dinsel kurallarla biçimlenmiş toplumsal davranış kalıplarının daha ergenlikte bireylere empoze edilmesi. Batı dünyası bunu yüzlerce yıl önce kilisenin devlet ve toplum üzerindeki etkisini azaltmak için mücadele ederek aştı. Din olgusunu toplumu dizayn etme ve yönetme aracı olmaktan çıkarıp kişisel/özel yaşam alanına hapsettiler. Ancak, kadınların meta olmaktan çıkarak birey olarak kabul görmelerinin tohumları sanayi devrimi ile işgücüne katılmaları sayesinde atıldı. 19. yüzyılda yaşanan acı bir olay bu tohumlardan biri. Ücret ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi işçi hakları için New York'ta bir fabrikada direniş eylemi yapan kadınlar fabrika binasına kilitlendi ve çıkan yangında 129 kadın işçi can verdi (8 Mart 1857). 1977 yılında BM genel kurulunda yapılan oylama ile 8 Mart günü, Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kadınlara armağan edildi. Batı dünyasında kadınlar bugünkü haklarını direnerek, can vererek, mücadele ederek söke söke aldılar. 20. yüzyıl ortalarında bile Amerikan toplumunda, muhafazakar eyaletlerde kadınların görevi iyi birer ev hanımı olmak ve çocuk büyütmekti. Bizde ise, dünya tarihinin en büyük lideri Atatürk tarafından, sahip olduğu üstün insani değerleri sayesinde, Türk kadınına, 60ü yıllık esaretin ardından altın tepside sunuldu ve maalesef değeri bilinmedi. Dini kuralların da etkisiyle toplumun büyük bölümünde halen kadınlar çocuk doğurmak ve erkeğe hizmet etmekle görevli, evlenene kadar "namusunu korumakla" yükümlü birey olarak görülüyor. Taşrada kadınların çalışmasının halen aile hayatı için tehdit olarak görüldüğü geri kalmış yerler var. Ev işlerini karısıyla paylaşan erkeğin zayıf, kılıbık vs ifadelerle aşağılandığı yerler var. Kadının ikinci sınıf sayıldığı kültürel altyapıdan çıkamamış yerler var. Genç kızların yaşıtları erkeklerle iletişimi, arkadaşlığı "elalem ne der" kaygısı ile kısıtlanınca genç erkeklerin cinselliğe aç yetişmeleri, ileride tanıdıkları her kadını cinsel obje olarak görmelerine neden oluyor. Tutucu toplumsal yapı, aslında gençlerin gelecekte karşı cins ile normal, sağlıklı, insani ilişkiler kurmalarını önleyerek onların mutsuzluğuna ve karşı cinse sürekli şüphe ile yaklaşmalarına neden oluyor. Erkeklerin, kadınlara sadece cinsellik odaklı yaklaşmalarının da, kadınları eğlenilecek-evlenilecek kadın diye ayırmaları da bu sebepten. Umarım ki seninle cinselliğe odaklanmadan, seni kendisiyle eşit haklara sahip bir birey olarak gören, sana vajinandan dolayı değil, kişiliğinden dolayı Bence ben oyle düşünüyorum Bunun nedeni, dinsel kurallarla biçimlenmiş toplumsal davranış kalıplarının daha ergenlikte bireylere empoze edilmesi. Batı dünyası bunu yüzlerce yıl önce kilisenin devlet ve toplum üzerindeki etkisini azaltmak için mücadele ederek aştı. Din olgusunu toplumu dizayn etme ve yönetme aracı olmaktan çıkarıp kişisel/özel yaşam alanına hapsettiler. Ancak, kadınların meta olmaktan çıkarak birey olarak kabul görmelerinin tohumları sanayi devrimi ile işgücüne katılmaları sayesinde atıldı. 19. yüzyılda yaşanan acı bir olay bu tohumlardan biri. Ücret ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi işçi hakları için New York'ta bir fabrikada direniş eylemi yapan kadınlar fabrika binasına kilitlendi ve çıkan yangında 129 kadın işçi can verdi (8 Mart 1857). 1977 yılında BM genel kurulunda yapılan oylama ile 8 Mart günü, Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kadınlara armağan edildi. Batı dünyasında kadınlar bugünkü haklarını direnerek, can vererek, mücadele ederek söke söke aldılar. 20. yüzyıl ortalarında bile Amerikan toplumunda, muhafazakar eyaletlerde kadınların görevi iyi birer ev hanımı olmak ve çocuk büyütmekti. Bizde ise, dünya tarihinin en büyük lideri Atatürk tarafından, sahip olduğu üstün insani değerleri sayesinde, Türk kadınına, 60ü yıllık esaretin ardından altın tepside sunuldu ve maalesef değeri bilinmedi. Dini kuralların da etkisiyle toplumun büyük bölümünde halen kadınlar çocuk doğurmak ve erkeğe hizmet etmekle görevli, evlenene kadar "namusunu korumakla" yükümlü birey olarak görülüyor. Taşrada kadınların çalışmasının halen aile hayatı için tehdit olarak görüldüğü geri kalmış yerler var. Ev işlerini karısıyla paylaşan erkeğin zayıf, kılıbık vs ifadelerle aşağılandığı yerler var. Kadının ikinci sınıf sayıldığı kültürel altyapıdan çıkamamış yerler var. Genç kızların yaşıtları erkeklerle iletişimi, arkadaşlığı "elalem ne der" kaygısı ile kısıtlanınca genç erkeklerin cinselliğe aç yetişmeleri, ileride tanıdıkları her kadını cinsel obje olarak görmelerine neden oluyor. Tutucu toplumsal yapı, aslında gençlerin gelecekte karşı cins ile normal, sağlıklı, insani ilişkiler kurmalarını önleyerek onların mutsuzluğuna ve karşı cinse sürekli şüphe ile yaklaşmalarına neden oluyor. Erkeklerin, kadınlara sadece cinsellik odaklı yaklaşmalarının da, kadınları eğlenilecek-evlenilecek kadın diye ayırmaları da bu sebepten. Umarım ki seninle cinselliğe odaklanmadan, seni kendisiyle eşit haklara sahip bir birey olarak gören, sana vajinandan dolayı değil, kişiliğinden Bence ben oyle düşünüyorum Bunun nedeni, dinsel kurallarla biçimlenmiş toplumsal davranış kalıplarının daha ergenlikte bireylere empoze edilmesi. Batı dünyası bunu yüzlerce yıl önce kilisenin devlet ve toplum üzerindeki etkisini azaltmak için mücadele ederek aştı. Din olgusunu toplumu dizayn etme ve yönetme aracı olmaktan çıkarıp kişisel/özel yaşam alanına hapsettiler. Ancak, kadınların meta olmaktan çıkarak birey olarak kabul görmelerinin tohumları sanayi devrimi ile işgücüne katılmaları sayesinde atıldı. 19. yüzyılda yaşanan acı bir olay bu tohumlardan biri. Ücret ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi işçi hakları için New York'ta bir fabrikada direniş eylemi yapan kadınlar fabrika binasına kilitlendi ve çıkan yangında 129 kadın işçi can verdi (8 Mart 1857). 1977 yılında BM genel kurulunda yapılan oylama ile 8 Mart günü, Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kadınlara armağan edildi. Batı dünyasında kadınlar bugünkü haklarını direnerek, can vererek, mücadele ederek söke söke aldılar. 20. yüzyıl ortalarında bile Amerikan toplumunda, muhafazakar eyaletlerde kadınların görevi iyi birer ev hanımı olmak ve çocuk büyütmekti. Bizde ise, dünya tarihinin en büyük lideri Atatürk tarafından, sahip olduğu üstün insani değerleri sayesinde, Türk kadınına, 60ü yıllık esaretin ardından altın tepside sunuldu ve maalesef değeri bilinmedi. Dini kuralların da etkisiyle toplumun büyük bölümünde halen kadınlar çocuk doğurmak ve erkeğe hizmet etmekle görevli, evlenene kadar "namusunu korumakla" yükümlü birey olarak görülüyor. Taşrada kadınların çalışmasının halen aile hayatı için tehdit olarak görüldüğü geri kalmış yerler var. Ev işlerini karısıyla paylaşan erkeğin zayıf, kılıbık vs ifadelerle aşağılandığı yerler var. Kadının ikinci sınıf sayıldığı kültürel altyapıdan çıkamamış yerler var. Genç kızların yaşıtları erkeklerle iletişimi, arkadaşlığı "elalem ne der" kaygısı ile kısıtlanınca genç erkeklerin cinselliğe aç yetişmeleri, ileride tanıdıkları her kadını cinsel obje olarak görmelerine neden oluyor. Tutucu toplumsal yapı, aslında gençlerin gelecekte karşı cins ile normal, sağlıklı, insani ilişkiler kurmalarını önleyerek onların mutsuzluğuna ve karşı cinse sürekli şüphe ile yaklaşmalarına neden oluyor. Erkeklerin, kadınlara sadece cinsellik odaklı yaklaşmalarının da, kadınları eğlenilecek-evlenilecek kadın diye ayırmaları da bu sebepten. Umarım ki seninle Bence ben oyle düşünüyorum Bunun nedeni, dinsel kurallarla biçimlenmiş toplumsal davranış kalıplarının daha ergenlikte bireylere empoze edilmesi. Batı dünyası bunu yüzlerce yıl önce kilisenin devlet ve toplum üzerindeki etkisini azaltmak için mücadele ederek aştı. Din olgusunu toplumu dizayn etme ve yönetme aracı olmaktan çıkarıp kişisel/özel yaşam alanına hapsettiler. Ancak, kadınların meta olmaktan çıkarak birey olarak kabul görmelerinin tohumları sanayi devrimi ile işgücüne katılmaları sayesinde atıldı. 19. yüzyılda yaşanan acı bir olay bu tohumlardan biri. Ücret ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi toplumsal yapı
00 Yorumlakadın ve erkek eşit değildir ancak erkeğin kadına ya da kadının erkeğe göre üstünlüğünü savunmak ahmakça bu basketbolcuyla futbolcuyu kıyaslayıp birinin diğerine üstünlüğünü kanıtlamaya çalışmak gibi çünkü önemli olan adaleti sağlayabilmektir yani özelliklere göre sınıflandırılmalıdır insanlar yani bunu tartışmak dünyanın en aptalca şeyi olabilir.
00 YorumlaAta erkil toplum kafası yüzünden tabiki de. Herzaman başarı zor kadın güçsüz denip daha sonra da ordu gibi çocuk istiyor kemikleriniz kırılsa bile doğur denip daha sonra kızın çok güzel beşik kertmesi denip daha sonra okuma okusan bile alt kademe de olacaksın sen bir kızsın denip kadına kadın denilememesi yani bu her olaya ne kadar savunup açıklama yapılsa bile bu feminizm konusu ata erkiller yüzünden ters algılanılıyor. Yine de çaba hayat değiştirir.
00 Yorumla
+1 yılFeminizm bu saatten sonra gereksiz bir düşünce kadınlar batı ülkelerinde kanun önünde erkeklerden neredeyse daha üstün bu saatten sonra kadın hakları diye bağırmak saçmalık
00 Yorumla
+1 yılAtaerkil zihniyetin kimler olduğunu görüyorsun, karşılarına çıkan şey ne olursa olsun onlar için erkek düşmanlığıdır.
Bir feminist olarak...00 Yorumla
+1 yılfeminizim hiçbir zaman doğru olmadı ki, Türkiye'de yanlış anlaşılsın
02 Yorumla- +1 yıl
Neden böyle düşünüyorsunuz?
- +1 yıl
kadınların toplumsal açıdan erkeklerle eşit olmasını felsefe edinmek, erkek egemenliğini tanımaktır
Feminizmin temelinde o var, yanlış bilenler savunanlar
00 Yorumla
Gizli Üye(18-24)+1 yılFeminizm erkeklerin kadınlardan üstün olduğunu düşünmesi üzerine doğdu yoksa kimse durduk yere böyle bir akım çıkarmadı. Ha, bana sorarsanız kadınlar erkeklerden üstündür.
06 Yorumla- +1 yıl
Komik :)))))
Cevap sahibi+1 yılSebebi nedir
- +1 yıl
Cınsıyetler arasında üstünlük belirtmeye çalışman. Bunun cınsıyetle alakası yok. Kişinin kendi ile alakası var.
Cevap sahibi+1 yılDoğru söylüyorsunuz, kusura bakmayın. Arada böyle yükselebiliyorum.
- +1 yıl
Hayır ya tam bu noktada kavgayı ateşleyici bir şeyler söylemen gerekiyor ki kavga edelim :)) Şaka bir yana kavga etmeden de görüşlerimizi paylaşabilmemiz ne güzel.
Cevap sahibi+1 yıl😁😁😁 Aynen
+1 yılÇirkin kızların ilgi yaması
01 Yorumla- +1 yıl
İlgi yaması derken?
Kim savunmuş? 😏
00 Yorumla
Gizli Üye(25-29)+1 yılNeden adalet değil de eşitlik?
00 Yorumla
+1 yılfeministler yüzüne
00 Yorumla
Bahsedildiğin paylaşımlar "Daha Fazla" altında
"{0}" için yorum yaz
En İyi Cevap(eic) Oranı
Detaylı bilgi
Detaylı bilgi

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer