-soru en altta-
Kendimi rahatlatmak için akşamları yürüyüş yapmaya çıkıyorum, sonra bir taşın üstüne oturup dakikalarca ağlıyorum. Yürüyüş de rahatlatmıyor artık. Yurt odama dönüyorum, oda arkadaşım anlamasın diye duygusal bir film açıp ona ağlıyormuş gibi yapıyorum. Ve onun haberi yok ama her gün evinin önünden geçiyorum. Umursamadığımı zannediyor ama her gün ağlıyorum. Belki karşılaşırız diye yolumu uzatıyor, gideceğim yere geç gidiyorum biraz. Her sabah pencereyi açıyor, belki görürüm diye başımı uzatıyorum pencereden, yine göremiyorum. Bazen şans eseri aynı ortamda olup konuşmadığımızı, hatta birbirimize bile bakmadığımızı görünce daha çok yıkılıyorum. Var olan arkadaşlarımı da kaybettim ben. Ne arayanım ne soranım var artık. Günlerce yaşayan bir ölü gibi geziyor, mutfak dolaplarıyla dertleşiyorum. Tek başıma sinemaya gidiyor, birlikte gidenleri gördükçe orada da bir posta ağlıyorum.
Akşam ayazında sinemadan çıkarken biraz daha ağlıyorum. Sonra metrodan çıkarken bir anneyle bir kızına takılıyor gözüm. Küçük kızın sırtında sırt çantası, annesi yanaklarından öpüyor. Metrelerce ileriden okuyorum gözlerindeki ayrılmanın hüznünü. Ona da ağlıyorum, onu da ağlamaya değer buluyorum. İyi bir insan olmaya çalışmanın gereksiz olduğunu yeni yeni anlamanın acısını çekiyorum. Çocukları, hayvanları, hatta genel olarak tüm insanları sever, sempati beslerdim ben. Her zaman iyi bir insan olmak için uğraştım. Neden sevilmiyorum eskisi gibi bilmiyorum. Hiç tanımadığım insanlar bile çıkıp bana kırıldıklarını söylüyorlar. Bazıları hiç söylemeyip hiçbir şey demeden uzaklaşıyor. Oysa yüzüm gülse de, her gün evden çıkmadan önce sahte bir maske taksam da en çok ben ölüyorum içten içe. Bazı günler kusuyorum üzüntüden. Sanki tüm pisliklerimi içimden atabilecekmişim gibi.
Neyse, birkaç meraklı kişilik dışında çoğunuz buraya kadar zaten okumadınız. Psikiyatriste randevu aldım bu hafta için. Anti-depresan kullanan varsa, ilk haftasını anlatabilir mi? Neler değişti?
Kendimi rahatlatmak için akşamları yürüyüş yapmaya çıkıyorum, sonra bir taşın üstüne oturup dakikalarca ağlıyorum. Yürüyüş de rahatlatmıyor artık. Yurt odama dönüyorum, oda arkadaşım anlamasın diye duygusal bir film açıp ona ağlıyormuş gibi yapıyorum. Ve onun haberi yok ama her gün evinin önünden geçiyorum. Umursamadığımı zannediyor ama her gün ağlıyorum. Belki karşılaşırız diye yolumu uzatıyor, gideceğim yere geç gidiyorum biraz. Her sabah pencereyi açıyor, belki görürüm diye başımı uzatıyorum pencereden, yine göremiyorum. Bazen şans eseri aynı ortamda olup konuşmadığımızı, hatta birbirimize bile bakmadığımızı görünce daha çok yıkılıyorum. Var olan arkadaşlarımı da kaybettim ben. Ne arayanım ne soranım var artık. Günlerce yaşayan bir ölü gibi geziyor, mutfak dolaplarıyla dertleşiyorum. Tek başıma sinemaya gidiyor, birlikte gidenleri gördükçe orada da bir posta ağlıyorum.
Akşam ayazında sinemadan çıkarken biraz daha ağlıyorum. Sonra metrodan çıkarken bir anneyle bir kızına takılıyor gözüm. Küçük kızın sırtında sırt çantası, annesi yanaklarından öpüyor. Metrelerce ileriden okuyorum gözlerindeki ayrılmanın hüznünü. Ona da ağlıyorum, onu da ağlamaya değer buluyorum. İyi bir insan olmaya çalışmanın gereksiz olduğunu yeni yeni anlamanın acısını çekiyorum. Çocukları, hayvanları, hatta genel olarak tüm insanları sever, sempati beslerdim ben. Her zaman iyi bir insan olmak için uğraştım. Neden sevilmiyorum eskisi gibi bilmiyorum. Hiç tanımadığım insanlar bile çıkıp bana kırıldıklarını söylüyorlar. Bazıları hiç söylemeyip hiçbir şey demeden uzaklaşıyor. Oysa yüzüm gülse de, her gün evden çıkmadan önce sahte bir maske taksam da en çok ben ölüyorum içten içe. Bazı günler kusuyorum üzüntüden. Sanki tüm pisliklerimi içimden atabilecekmişim gibi.
Neyse, birkaç meraklı kişilik dışında çoğunuz buraya kadar zaten okumadınız. Psikiyatriste randevu aldım bu hafta için. Anti-depresan kullanan varsa, ilk haftasını anlatabilir mi? Neler değişti?
Güncellemeler
+1 yıl
Kendime ben de yakıştıramıyorum bu halimi. Ortamın en çok gülen insanı, her daim enerjik, teselli bulmak için gidilen ilk kişiydim ben. Şimdi dipteyim. Aylardır geçmeyen bir depresyonun içine hapsoldum.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar