Daha çok şeye sahip olmak, giderek şişen egoyu da beraberinde getiriyor olsa gerek. Ve bir süre sonra egonun sesi daha gür çıkıyor. Hep BEN, hep BANA diye bağırıyor ulu orta.
Elbette nice istisnalar var. Elindekini cömertçe paylaşmaktan zevk alan insanlar onlar. Lafım onlara değil. Lafım maddiyatı önemseyenlere. Bencilce tüketenlere. Elindekiler bozulunca, artık hiçbir kıymeti kalmayınca, kırılıp dökülünce, sadece eskiyince vermeyi düşünenlere.
Ne olur açalım gönül gözümüzü.
Dolaplarda sakladığımız yığınla giysiye, kullanmadığımız onca eşyaya, kavanozlarda bayatlamaya mahkum nice gıdaya muhtaç olan sayısız insan var etrafımızda.
Onların bir tebessümü dünyalara bedel.
Bu güzelliği yaşamaktan ve yaşatmaktan neden kaçıyoruz ki?
Şu anki ülkemizde istisnalar hariç tabi Sadece kurban bayramında vermeyi biliyorlar paylaşmayı biliyorlar Halbu ki hayat sadece zekat tan ibaret değildir sadaka bile insan ömrünü uzatır diye bir laf var ve sebebini kimse bilmiyor ayrıca peygamber efendimizin hadisi bu cümle sadaka veren insan gönül gözü açılmış insan demektir ve mutlu olan insan demektir az paran var çok paran var bunlar değildir önemli olan elindekini paylaşmayı bilmek bile insanın mutlu olmasına ve mutlu olan bir insanın sağlıklı yaşamasına beynindeki nöronların güzel bir şekilde çalışmasına sebep olur ve bundan dolayı da bu insanlar uzun bir ömür yaşarlar diyeceğim şudur çok yaşamak için paylaşın demiyorum rabbimin ve peygamberimizin farz ve sünnetlerine uyun gönül gözünüz de açılır kalp gözünüz de açılır ve sağlıklı mutlu bir hayat sizinle olur
Çoğu zaman şikayetçiyim gönül gözümün açıklığından dolayı.. Çünkü bir ışık alacağımı zannettiğim gözlerimin gördüğü gönül gözümle beş para etmediğini görüyor.. İnsan sandığımın aslında kuzu postuna bürünmüş çakal olduğunu görüyorum.. Ancak yine de mutluyum çünkü gönül gözü ile çok mükemmel insanlar tanıdım.. Görevde yanımda güveneceğim kişileri tutmayı sağladı..
Siz çok iyi birisiniz ablacığım ve ben de yaparım bu dediklerinizi mesela yolda kağıt toplayan veya yardıma muhtaç insanlar gördüğümde bulunduğum duruma bakıp hep daha fazla şükür ederim ve elimden geldiğince yardım etmeye çalışırım. Çünkü buna zorundayım eğer yapmazsam kendimi huzursuz hissederim. Maalesef ki insanlarımız empati duygusundan eksikler. Dünyanın en büyük sorunu bu empati duygusundan eksik insanlar. Biz onların yerinde olabilirdik. Bu şekilde düşünebilirsek toplumca her şeyin farkına daha iyi varabiliriz.
Bunun para ile ne alakası var. Evimizin içinde bile kullanmadığımız belki sonra kullanırım diye tuttuğumuz o kadar çok şey var ki? Bunları saklamak yerine paylaşmak en güzeli diye düşünüyorum.
Valla ben koymuyorum daha üzerinde etiketi olan ve giymediğim kıyafetleri bile ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorum ben. Letgoya koyunca iki kuruş para geçiyor insanların eline ama ben dağıtınca daha huzurlu oluyorum. Her zaman herşey para değildir. Sen vericeksin ki zamanı geldiğinde Allah sana versin. Bazen birşeyler isterken dönüp arkana bakıcaksın ben ne yaptım ki bunu istemeye hakkım olsun diyebilmelisin.
En İyi Cevaplar