İçinde hiç merhamet ve vicdan olmayan kadın müsveddeleridir. Bu şahıslar eğlencelerine düşkündür. Veledü'l zina bebeğine hamile kaldığında kendi çabasıyla düşürmek isteyen; düşürememeleri durumunda bebeğini çöpe veya bir nehir kıyısına atacak kadar vicdansızdırlar. Son zamanlarda çöp kutusundan çıkan bebekleri görüyoruz. Artık cami avlusuna bile koymuyor vicdansızlar. Bunlara genel olarak ''insan'' etiketini yapıştırmıyoruz.
İÇİ BOŞ OLMAYA MEYİLLİ KADINLAR
Bu kadınlar da genelde saf olur. Şıpsevdi duygularınayenik düşerler ama ondan sonra üzülen taraf kendileri olur. Kandırılmaya ve aldatılmaya müsaittirler. Kandırmak ve aldatmak hatta ondan da öte kötü emellere alet etmek için fazla plan kurmaya gerek yoktur. Düşünme ve öngörü mekanizmaları pas tutmuştur.
İÇİNDE BİR MİKTAR BOŞLUK OLAN KADINLAR
Bu tip kadınlar da yapmak istediklerini toplum ve aile baskısı nedeniyle yapamayan kadınlardır. Dolu tarafları da vardır lakin bu dolu tarafların aile ve toplum baskısıyla doldurulmasının bir önemi yoktur. İçinde kalan boşlukları da toplum ve aile baskısından sıyrılarak doldurmak isterler. Örnekleri çoktur. Türkiye'de fazlasıyla vardır bu bastırılmış duygulardan. Genelde birçoğu zorla kapatılan üstü Mekke altı Paris kadın kitlelerinden oluşmakta. İçindeki bu nefs-i arzuları doldurmak isterler. Bu kadın müsveddeleri önceki iki kadın müsveddesine göre daha tehlikelidir. Çünkü niyetleri kapalıdır, uzaktan bakıldığı gibi görülmezler. Çok güzel bir hediye kutusunun içi boş olması gibi.
İÇİNDE HİÇ BOŞLUK OLMAYAN KADINLAR
Bunlara ''güçlü kadın'' denir. Güçlü kadın; merhamet ve vicdan sahibi, akıllı ve zeki kadınlara denir. Kültürlerine bağlıdırlar. Öngörü mekanizmaları sapasağlamdır. Bunlardan çok iyi anne olurlar ve çocuklarını da bu şekilde yetiştirirler. Nefs-i arzulara olan baskıya karşı frenleyebilme iradelerine sahiplerdir. Mesela Milli Mücadelede can veren kadınlarımız bu kulvardadır. Güçlüdür, yüreği vardır bu kadınların.
hafif kadınları severim. onlar bir yaprak gibi savrulurlar, tutunamadan, öyle bir kaygıları da olmadan. derin kadınlardır. hayatlarının bir döneminde sylvia plath'in cam fanus romanını okumuşlar, bir döneminde de ani bir kararla evlenmişlerdir. mutlaka evlenmişlerdir. evliliğe karşı koyamazlar. kıvrımlı vücutları vardır, iri memeleri ve iri kalçaları, ama gene de zayıf ve hafiftirler. çok sıkarsan, avucundan kayıp giderler. en büyük ilham onlardır, ahlaka da kayıtsızdırlar. kavrayışları kadar cazibeleri de yüksektir. bir gün aniden ölü bulunurlar. öylece savrulup gitmişlerdir. hafif kadınlar.
Zamansız ve yersiz şuh kahkaha atan, herkese boncuk dağıtan, yanında eşi ya da sevdiği olduğu halde gözü önde değil etrafta olan , aranan yani. birde anne bile olduğu halde hala tuhaf saç rengine boyayan ve tuhaf giyinen tipler var, Allah akıl fikir versin başkanım
kabul edemediğm iğrenç bir yakıştırmadır kadınlar bu şekilde değerlendirilmemeli ne hafif meşrep kadınlar gördük çocuklarının annesi eşinin bitanesi olan ne ağırbaşlı kadınlar gördük hafif meşrep hayatlara yelken açan
Hafif kadın, nerde ne konuşması gerektiğini bilmeyen, her lafa atlayan, car car konuşan, tüm olaylara yorum yapan, birden kahkahayı basan (lüzumsuz yere)... Daha ne çok örneği var... Hafif işte, uçar gider. Kalıcı olmaz. Anlık dikkat çeker sonra püf
Ağır kadın denilince kendini bilen, oturup kalkmasını bilen, konuşmasını bilen gibi kadınlar akla geliyorsa hafif kadınlar için de tam tersi olmalı. :)
Bir ağırlığı olmayan ve argo tabirle kaşşar tarzı, adap görgü bilmeyen, ben özgürüm her şeyi yaparım deyip kendini sınırlamayan, nasıl davranılacağını bilmeyendir.
En İyi Cevaplar