İyi niyetin her zaman işe yaramadığı yıllara denk gelir. basitçe; şu anda yaşadığımız yıllar olarak tanımlayabiliriz bu zamanları. bir işe başlarsınız. patronunuz ilk gün 'bizim için önemli olan dürüstlüktür' der. sonraki aylarda bu cümlenin ne kadar boş, ne kadar laf olsun diye söylenmiş olduğunu anlarsınız. yine de, onların çocuğu lidyalıların keşfettiği ve çoğunlukla para olarak bilinen kağıt parçasına mecbursunuz. ve çalışmaya devam edersiniz. paranızı tam olmasa da, zamanında olmasa da alıyorsunuzdur. zaman daha da ilerler ve patron sıfatlı kişi sizin iyi niyetinizi suistimal etmeye başlar. buna rağmen çalışma isteğinizden hiç birşey kalboymadıysa gerçekten iyi niyetli olduğunuz anlaşılmaktadır. ama sonunda kaybedersiniz, önce psikolojiniz bozulur, sonra ilişkileriniz
nokta koymayı unutmuşum işte o noktalar: (bkz: bir noktalama işareti olarak a**na koyayım)
İyi insanların ortak özelliği vardır
Raf ömürlerinin kısa olması. şöyle ki,
günlük süt güzel olur, taze olur, lakin çabuk bozulur. içinde lanet olası koruyucu maddeler, ıvır zıvırlar yoktur. kendisi iyi ama çevresi kötüdür. bundan mütevellit çarçabuk bozulur doğaya geri kavuşur. karton sütler ise uzun ömürlü, dayanıklı ama katkı maddeli, maskeli, sahte... filhakika uzun ömürlü, ikna ve piyasa gücü yüksektir.
aynen böyle iyi insanların da koruma kalkanı yok, içi dışı bir, tehlikeye açık, kadri kıymeti bilinmez. herkes nerede çıkarcı, maskeli, sinsi, sahte gülücüklü insan var onların emrine amade. o iyi insanlar da işte napsın içine atıp atıp ülser olsun garibim...
Kötülüğü bilmeyiz ki biz saf severiz her şeyi ne bilelim işte herkesi kendimiz sanırız hatta kendimizden bile çok severiz o derece inanırız her şeye yarın olur yine inanırız belki karşımda ki ben değildir ama ben ben olmaya devam ederim önemli olan ben gitmesin benden.
En İyi Cevaplar