Evlilik Görünümlü "10 Yıl Sonraki Eşe Mektup" Aslında Metapsikolojik Bir Testti Anlayabildiniz mi?

Yeni evleniyor olsanız ve sizden 10 yıl sonraki eşinize bir mektup yazmanız istense. 10 yıl sonra yazdıklarınıza şaşırır mıydınız?

Soru; evlilikle ilgili gibi görünse de aslında evliliği değil; insanın kendini ne kadar tanıdığı, hayatın insanı ne kadar değiştirdiği ve beklentiler ile gerçekler arasındaki farkı sorguluyor. İnsan illüzyonlarını üzerine "metapsikolojik" bir öz farkındalık testi miydi

Dikkat ederseniz soru şunu sormuyor. 10 yıl sonra eşiniz nasıl birine dönüşürdü?
Şunu soruyor. 10 yıl önceki "siz yazıyorsunuz", 10 yıl sonraki hayatınızı ve kendinizi ne kadar doğru tahmin edebilirdiniz?

Bu sorunun altında, insan doğasında dikkat çeken katman bulunuyor

Zaman Miyopluğu ve Değişmezlik Kibri

"Bugünkü duygumu sonsuz sanıyorum" Yeni evlenen insan biyolojik, hormonal ve duygusal olarak zirvededir. Önünde temiz bir sayfa vardır ve konfor alanından geleceğe dair büyük laflar etmek çok kolaydır: "Hep mutlu olacağız, asla kavga etmeyeceğiz, birbirimizden hiç uzaklaşmayacağız, şunları başaracağız"

İnsanın en büyük yanılgısı, gelecekteki kendisinin de bugünkü gibi düşünen bir sabit kalacağını sanmasıdır. "Zamanın öğütücü çarkını hesaba katabiliyor musun?" 10 yıl sonra o mektubu okuduğunda insan şaşırabilir.

Mektupta asla şaşırtmayacak olan şey, o günkü saf "çiğ acemiliktir". Şaşırılacak şey ise, hayatın o mektubu yazan kişinin parmakları nasıl yonttuğudur.

Planlar ve Gerçek Hayatın Tokadı

İnsan genellikle hayatı bütünüyle yöneteceğini ve kontrol altında tutabileceklerini düşünür. Oysa gerçek hayatta; hastalıklar, çocuklar ve onların getirdiği sorumluluklar, maddi sıkıntılar, bir türlü tamamlanamayan eksiklikler ve acı kayıplar ile insanı bambaşka bir noktaya sürükler.

Tam bir "Büyük lokma ye, büyük laf etme". Günün sonunda, sistemin ve hayat mücadelesinin insan karakterini nasıl eğip büktüğünü görürüz. Belki mektupta yazılan hiçbir şey gerçekleşmemiştir ama insan yine de mutludur; ya da tam tersi, her şey gerçekleşmiştir ama mutlu değildir. Hayat planlanır ama asla planlandığı gibi ilerlemez.

"Eşine mi Mektup Yazdın, Yoksa Kendi Egonun Projeksiyonuna mı?"

"Mektubun eşe yazılması ama 10 yıl sonra okunması kritik bir detaydır." İnsan eşine mektup yazarken aslında "ona sahip olan kendisinin" ne kadar muazzam bir geleceği hak ettiğini kağıda döker, yani kendi egosunun projeksiyonunu çizer. 10 yıl sonra o mektubu açtığında aslında eşini görmez, aynaya bakar "Seni hep el üstünde tutacağım" yazıp tutmadıysa, yenilgisiyle yüzleşir. "Sana hep katlanacağım" yazıp katlanamadıysa, sabrının sınırlarını görür.
Mektup bir nesneye (eşe) yazılmış gibi görünse de, aslında öznenin (yazanın) zamana karşı verdiği bir taahhütnamedir.
Asıl soru şudur "10 yıl sonra kendi attığın imzanın neresinde duracaksın?"

Aşk mı Değişir, İnsan mı? (Değişime Karşı Körlük)

Birçok kişi 10 yıl sonra aşkın bittiğini veya değiştiğini savunur. Oysa değişen aşk değil; insanın kendisi, düşünceleri, psikolojisi ve aşka olan bakış açısıdır. İnsan genellikle başına gelen dış olaylara değil, kendi içindeki bu sessiz dönüşüme şaşırır

"Ben bunu asla yapmam" dediği şeyi yapmış olabilir
"Buna asla katlanamam" dediği şeye çoktan alışmış olabilir
"Onsuz yaşayamam" dediği biri olmadan yaşamayı öğrenmiş olabilir
"Bu sevgim hiç bitmez" dediği duygunun şekil değiştirdiğini görebilir

Sonuç! Aynadaki Yabancı

"Bugünkü sen, gelecekteki sen olarak kalacak mı? Sen kendini ne kadar iyi tanıyorsun? Hayat mı seni değiştirecek, yoksa sen değişmeden kalabilecek misin?"

Çoğu zaman değiştiğini, dönüştüğünü ve başkalaştığını fark etmediğimiz kişi başkası değil; bizzat kendimiz oluruz.

Evlilik Görünümlü "10 Yıl Sonraki Eşe Mektup" Aslında Metapsikolojik Bir Testti Anlayabildiniz mi?
Cevapla