Bazen insan güçlü görünmeye o kadar alışıyor ki yorulduğunu en son kendine itiraf ediyor. Herkese iyi gelmeye çalışırken, her şeyi içinde hallederken ve sürekli ayakta kalmak zorundaymış gibi yaşarken içten içe ne kadar tükendiğini fark etmiyor bile. Sonra bir gün en ufak şey bile ağır gelmeye başlıyor ve aslında uzun zamandır taşıdığı yükün altında kaldığını anlıyor. Sizce insan en çok ne zaman yorulduğunu kendine bile itiraf eder?
İnsan en çok ne zaman yorulduğunu kendine bile itiraf eder?
İnsan en çok, bir şeyi ya da birini düzeltmeye çalışıp da bir türlü değiştiremediğini fark ettiğinde yorulduğunu kendine bile itiraf eder. Çünkü başta emek verirsin, uğraşırsın, belki bir şeyler değişir diye beklersin. Ama zaman geçtikçe aynı döngünün devam ettiğini görmek insanın içini yorar. Aslında yorgunluk sadece fiziksel değil, daha çok duygusal bir yorgunluktur. Sürekli aynı şeyi anlatmak, aynı noktaya gelmek ve karşılığında değişim görememek bir noktadan sonra insanı tüketir. En sonunda da şunu fark edersin: Bazen birini değiştirmek, o kişinin değişmesini beklemekten daha yorucudur.
İnsan en çok olduğundan farklı anlaşıldığı zamanlarda kendini anlatmaktan yoruluyor. Sonra senin anlatacağın karşıdakinin anlayacağı kadar diye düşünüyorsun. 🙂
İnsan en çok, başkalarını düşünmekten kendini unuttuğunu fark ettiği an itiraf eder 🕯️ Genelde kimsenin görmediği, odasına çekildiği bir gece olur bu. En ufak şey bile ağır gelmeye başladığında, “bu ben değilim” dediğin o kırılma anında gelir itiraf. Güçlü kalma rolü düşünce, geriye sadece gerçek yorgunluğun ve bastırdığın duyguların kalır 😔💭
Yalnızlık Çaresizlik kimsesizlik açlık işsizlik hayatın ünlüce çekilmesi var Üstüne bir de gurbete ekleyelim bunların tamamı insanı yormak için yeterli