Bazı anlar neden hep aynı saatte kalır?

Part 2 geldi

Lavin hissetti.

Derinlerde.

Bedeninde değil, ruhunda.

Ve hâlâ ayaktaydı.

Bir saat daha çalıştı: 02:16.

İçinden bir el uzandı.

Parmakları ince, titrek, Lavin’in boynunu sardı.

O el… çocuğun, kadının, adamın değildi.

Ama hepsiydi.

Ve Lavin panikledi…

Ama çıkamadı.

Arka odadaki saat çaldı.

Tik. Tak. Tik. Tak.

Artık ses değil, bedensel bir darbe gibiydi.

Kalp atışıyla karışmıştı.

Lavin nefes alamadı.

Gözleri, elleri… tüm duyuları vitrindeki saatlere geçti.

Ve sabah oldu.

Dükkân açıktı, vitrindeki tüm saatler durmuştu.

Ama içeride bir şey vardı—görünmeyen, ama ağır, sessiz bir nefes gibi.

Lavin yoktu.

Bedeni yoktu.

Sadece vitrindeki tek bir saat çalışıyordu:

04:42

Her yeni kiracı dükkâna girse de, kapı aralansa da,

vitrindeki saati tutsalar da, Lavin’in gözleri her zaman arkalarında olurdu.

Artık o, zamanın içinde yaşamıyordu—

zamanın kendisi olmuştu.

Kim girerse girsin, hangi saati çalıştırırsa çalıştırsın, bir saniye durduğunda hissedecekti:

Lavin onu seçmişti.

Ve artık geri dönüş yoktu.

Saatler çalışmaya devam ediyordu.

Ve dükkân hâlâ açıktı.

Ama içeri giren herkes biraz daha sessiz, biraz daha ağır…

Ve biraz daha kaybolmuş çıkıyordu.

Çünkü bir kez saatler seni aldığında, artık sen de…

Lavin gibi yalnızca yaşıyorsun, ama var olamıyorsun.

Bazı anlar neden hep aynı saatte kalır? Saat ilerliyor… ya içimiz?

Şimdi gelin de tiyatroda izleyin diyecektim ama imkansız 🙃 Görüşleriniz için merak ediyorum. Bir aşk hikayesi gelsin mi şimdi?

Bazı anlar neden hep aynı saatte kalır?

#Perikizi0007

Bazı anlar neden hep aynı saatte kalır?
Cevapla