İçten içe tükenmişken, dışarıya hâlâ güçlü, enerjik ve mutluymuş gibi davrandığınız oldu mu?

İçten içe tükenmişken, dışarıya hâlâ güçlü, enerjik ve mutluymuş gibi davrandığınız oldu mu?

İnsan bazen içten içe tükenir; ama bu tükenişi kimseye teslim etmez. Yorgunluğunu saklamayı, sesini diri tutmayı, yüzüne bir gülüş kondurmayı öğrenir. Güçlü görünmek bir meziyet sanılır; o da bu rolü kusursuzca oynar. Sorulunca “iyiyim” der, çünkü anlatmanın da ayrı bir yorgunluğu vardır.

Dışarıdan bakıldığında her şey yolundadır. Hayat akıyordur, insan yerini biliyordur, yüzler gülüyordur. Oysa içeride, kimsenin bilmediği bir ağırlık vardır; adı konmamış bir eksiklik, sessiz bir tükeniş. Herkesin gördüğü yüz başka, insanın kendine kaldığında taşıdığı yük başkadır.

En zor olan da budur belki: Kimseye belli etmeden ayakta kalmak. Dağılmamayı başarmak, güçlü sanılmanın altında ezilmek. İnsan bazen mutlu görünerek hayatta kalır; çünkü kırıldığını göstermektense, sessizce dayanmayı seçer. Ve en ağır yorgunluklar, en çok saklananlardır.

İçten içe tükenmişken, dışarıya hâlâ güçlü, enerjik ve mutluymuş gibi davrandığınız oldu mu?
Cevapla