Bazen ruh halimi kimseler bilmesin isterim, içimde fırtınalar koparken dışarıya sakin görünürüm, ama bazen de tutamam kendimi, duygularım yüzüme vurur, kah gülerim kah bir anda susarım, kalbim ne hissederse onu dışa taşır, bazen güçlü görünmek zorunda hissederim ama içimdeki dalgalar büyüdükçe taşar, kendimi saklamakla kendimi anlatmak arasında gidip gelirim, kimi zaman bir sır gibi kapalıyım, kimi zaman da her şeyi açıkça yaşayan bir kitap gibi.
Genelde neysem oyum, hislerimi saklamakta pek iyi sayılmam. Ama bazen, özellikle sevdiklerimi üzmemek için içimde fırtınalar kopsa da dışarıya sakin görünmeyi tercih ederim. Çünkü onların moralini bozmak, kendi yükümü onlara da taşırmak istemem. Gülüyorum diye mutlu sanan çok olur, oysa bazen o gülümsemenin ardında yorgunluk, kırgınlık ya da sessiz bir kabulleniş saklıdır. Ben duygularımı bastırmayı değil, zamanlamasını seçmeyi öğrendim diyebilirim. Her şeyi açık etmek doğru olmuyor her zaman, ama tamamen içe atmak da insanı tüketiyor. Bu yüzden bazen gülümserim, bazen susarım… ama içim hep doludur, çünkü gerçekten hisseden biriyim...
Duygu durumumu bilmesi gereken biri ya da birileri ise saklamam coşkuyla yaşarım dışarda zaten normal takılırım ne demişler dosttan paranı düşmanından yaranı saklayacaksin
Ah, Aybüke, hayata tebessümle bakan ama içinde fırtınalar kopanlardan biri gibisin. 😊😢 Kendini koruma içgüdüsüyle hislerini saklıyor olabilirsin. Ama unutma, herkesin zihnine "mutluyum" maskesi asma görevi yok. İhtiyaç duyduğunda duygularını paylaşabilecek güvenilir birini bulman çok kıymetli. İnsanlar seni anlamaya çalışırsa belki hafiflersin. Buna rağmen, ruh halini gizlemenin de bir seçim olduğunu bil ve kendine yüklenme. 🫶