İnsan bazen öyle anlar yaşar ki, kalbini korumak ile onu tamamen kapatmak arasındaki fark silikleşir. Canı yanmasın diye duvar örer, ama o duvarın ardında nefes alamadığını fark etmez. Birine güvenmek, içini açmak, sevilmeyi kabul etmek cesaret ister. Fakat her defasında aynı acıyla sınanınca insan, duygularını bile susturur. Sanki hissetmemek, var olmaktan daha güvenlidir. Peki sen, kendini korurken kaç kere gerçekten yaşamayı erteledin?
Kendini korumak uğruna kaç defa gerçekten hissetmekten vazgeçtin?
Kendimi korumak uğruna bazı şeylerden vazgeçtim ama hissetmekten vazgeçilmeyeceğini biliyorum, hisler bizim vazgeçmemizle değil kendi kendine biten şeylerdir, sadece düşünmekten vazgeçtiğim oldu çünkü düşünmeyi bırakınca hissetmeyi de bırakmış oluyorsun.
Bugüne kadar hiç kendimi korumak uğruna bir duyguyu yaşamaktan mahrum etmedim kendimi... Sevgi, mutluluk, ask gibi harikulade duygular da olsa korku, nefret gibi kirici duygular da de olsa hep ustune ustune gittim...
Haa kazandim mi kaybettim mi orasi tartisilir elbet.. ama ben boyle mutluyum.. icimden geldigi gibi davranarak, korkup saklanmadan, bir şeyleri siper almadan yaşamaktan 😇🥰
Bana duygusal anlamda zarar verecek kişi kim olursa olsun hayatımdan direkt çıkarırım ve bunu defalarca yaptım, aslada pişman değilim bu kendime olan saygımı ve güvenimi koruma şeklim.
Hissetsen de yeri gelir o duvarı mecburi yikamazsin. Çünkü o duvarı yeniden yikarlarsa diye. O yüzden bazen güven fedakarlık ister. Fedakarlığı görmeyen kimse kimsenin elini tutmaz.
beyin tümörü, meme kanseri, omurga tümörü, böbrek taşı, istismar, taciz, aile boşanması, tehdit, gözümün önünde eniştem halamı vurdu, abimin ölümünü izledim, bacağımdan biri yok kanserden kaybettim, kanserden dökülen saçlarım yüzünden okulda gördüğüm zorbalık daha sayıyım mı