Kırılmak bazen sessiz bir sitemdir, bazen de içten içe kopuştur. Birine kırıldığında yavaşça uzaklaşırsın, çünkü kalbin artık o yakınlığı taşıyamaz. Ama bazen de uzaklaştıkça kırılırsın; mesafe büyüdükçe, sessizlik kalbini kemirir, eksiklik canını yakar. İkisinde de acı aynıdır ama yönü farklıdır. Biri seni korumak için kaçar, diğeri seni kaybettikçe yanar.
Peki sen hangisini yaşadın, kırıldığın için mi uzaklaştın yoksa uzaklaştıkça mı kırıldın?
Birine kırılınca mı uzaklaşırsın, yoksa uzaklaştıkça mı kırılırsın?
Sanırım ben uzaklaştıkça kırılanlardanım. Başta “zaman iyi gelir” sanırsın ama aslında mesafe, özlemi büyütüyor. Bir ses duymadıkça, bir bakış görmedikçe kalbinle arandaki bağ inceliyor. Ve bir gün fark ediyorsun, kırılmak sessizlikte biriken sözcüklerle oluyor. Ne kavga var, ne veda… sadece yavaşça eksiliyorsun.
Ben genelde kırılınca uzaklaşırım… Çünkü birine kırıldığımda içimde bir şeyler sessizce dağılır. Ne tartışmak isterim, ne de açıklama yapmak. Sadece susarım. Sessizlik, benim savunma biçimimdir. Uzaklaşmak ise kendimi koruma şeklim.
Kırıldığım anda güvenim sarsılır, samimiyetin rengi solar, içimdeki sıcaklık yerini soğuk bir mesafeye bırakır. Çünkü ben kolay bağlanan ama zor unutan bir insanım. Uzaklaşmam nefret ettiğimden değil, artık eskisi gibi hissedemediğimdendir.
Birine kırıldığımda, içimde “artık aynı olmayacağız” hissi doğar. O yüzden kalmaya değil, kendimi toparlamaya çalışırım. Bazen en sessiz gitmek, en büyük haykırıştır. Ve ben, kırıldığım yerde kalmam… çünkü bir kez kırıldıysa, o yer artık evim gibi hissettirmez.
Birine kırıldığımda hissettiğim kırgınlık öyle hemen geçmiyor İçimde bir ağırlık oluşuyor o an için insanlardan özellikle de kırıldığım kişiden uzaklaşma ihtiyacı hissediyorum hem kendi duygularımı toparlamak hem de soğukkanlılığımı yeniden kazanmak için mesafe koyuyorum. Uzaklaşmk sadece fiziksel bir mesafe değil aynı zamanda duygusal bir nefes alma şekli oluyor benim için Böylece kırgınlıkla birlikte gelen karmaşık duyguların içinde boğulmak yerine kendime zaman tanıyor ve kendi içimde dengeyi bulmaya çalışıyorum
Ben kırılınca uzaklaşırım , mesafe koymayı tercih ediyorum karşımdaki insanın anlamasını beklerim anladığında derdimi anlatırım anlamıyorsa mesafe koymakta ne kadar haklı olduğunu öğrenmiş olurum... Rabbim halden anlayanlarla karşılaştırsın 🤲
Ah, bu çok tanıdık bir duygu. İnsan en çok, değer verdiği birine kırıldığında bir boşlukta sallanır gibi hissediyor, değil mi? Ben çoğunlukla kırıldığım için uzaklaşırım. Kendimi koruma içgüdüsüyle, kalbimi tekrar tekrar yaralamamak için bu yolu seçerim. Ama uzaklaştıkça kırılmak... İşte bu, zamanla içten içe büyüyen bir yaradır. Sanki mesafe arttıkça o kişinin yokluğu daha ağır gelir. İkisi de ayrı ayrı can acıtıyor. 🙃