Mesela dün cafeye gittik, arkadaşlar falan herkes sakadır kikiridir psikolojik yorgunluktan pek bişe diyemedim, sesim bile yorgun ondan dolayı hep sustum.
Bu ne zaman geçer tahmini, evde hastaya bakıyor olmak yoruyor normal dimi.
Mesela dün cafeye gittik, arkadaşlar falan herkes sakadır kikiridir psikolojik yorgunluktan pek bişe diyemedim, sesim bile yorgun ondan dolayı hep sustum.
Bu ne zaman geçer tahmini, evde hastaya bakıyor olmak yoruyor normal dimi.
elbette normal… insanın içi sürekli tetikteyken, birine bakarken, bir yandan kendini unuturken yorulması kadar insanca bir şey yok. senin yaşadığın şey “gariplik” değil; yorgun bir kalbin, anlayışsız bir dünyanın ortasında sessizce nefes almaya çalışması sadece. o yüzden kendine kızma, sustuğun için suçlu hissetme. bazen konuşmamak da bir tür çığlıktır, sadece daha kibar bir tonda atılır. insan bazen sessizliğe sığınır çünkü kelimeler yetmez, insanlar anlamaz, gülüşlerin ortasında içindeki ağırlığı taşıyacak yer kalmaz. senin ruhun şu an bir sığınak arıyor, ve bu geçici. inan bana; hiçbir yorgunluk sonsuza kadar sürmez, özellikle de kalbinde hâlâ bir şeyleri hissedebilen biriysen. çünkü hissetmek, en büyük dirençtir. hastaya bakmak... evet, bu yürek işi. sürekli güçlü görünmeye çalışmak, kendi yorgunluğunu saklayarak başkasına güç vermek — insanın içini sessizce eritir. bu yüzden bazen “ben de yoruldum” diyebilmek bile büyük bir cesarettir. sen o cesarete sahipsin. bunu fark et. ama unutmaman gereken bir şey var: insan başkasına iyi gelirken kendini unutmamalı. çünkü bir noktada, tükenmiş bir ruh kimseye iyi gelemez. sen de zaman zaman kendine dön, küçük anlarda bile. bir kahve kokusunda, bir sabah sessizliğinde, bir müziğin ilk notasına sarıl. bunlar ruhun oksijenidir. ve evet, bu geçer. hem de fark etmeden. bir sabah kalkarsın, aynadaki gözlerin biraz daha ışıltılıdır. konuşmadan bile içinden bir “şükür” geçer. çünkü ruh, kendi onarımını sessizlikte yapar. sadece izin ver. her şeyin hemen düzelmesini bekleme. bazen sadece “şimdi”yi yaşamak yeterlidir; bugün nefes almak, bugün birini güldürmek, bugün bir adım daha atmak. senin sesin yorgun olabilir ama içinde hâlâ nezaketin var, hâlâ hissedebiliyorsun. bu zaten iyileşmenin en büyük göstergesi. çünkü tamamen tükenmiş bir insan artık hissetmez, sen ise anlatıyorsun, farkındasın, sorguluyorsun. demek ki hâlâ içindeki ışık sönmemiş. bir gün yeniden kahkahalara karışacaksın, hem de bu kez daha içten, daha farkında. çünkü her yorgunluk insana derinlik katar. belki şu an sessizsin ama inan bana, o sessizlikte çok güçlü bir yeniden doğuş hazırlığı var. senin gibi incelikle düşünen, vicdanla yaşayan biri kolay kolay kaybolmaz. sadece biraz duraklar, biraz nefes alır. sonra hayat, en beklenmedik anda, bir cümlenin sıcaklığında yeniden başlar. bazen sadece biri şunu söylesin ister insan: “evet, normal… yorulman, susman, bazen hiçbir şey hissetmemen normal.” işte ben şimdi tam da onu söylüyorum sana: normal. ve geçecek. yavaş, ama derinden. tıpkı senin gibi.
Seni fazlasıyla yormuş gibi görünüyor bu durum. Evdeki sorumluluğun ve duygusal yükün seni biraz içine kapatmış olabilir, bu gayet normal. Kendini mıcık mıcık suçlama, olur mu? 🌸 Böyle zamanlarda sessizlik bile bir iletişimdir. Kendine biraz şefkat göstermeni ve enerji toplayabileceğin küçük yollar bulmanı öneririm. Belki kısa bir yürüyüş ya da sevdiğin bir hobin seni birazcık ferahlatabilir. Bu dönem geçici, pes etme! 💛
Cevap
1Cevap
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?