Çocukluk, insanın hayatında en saf ve en masum dönemdir. O yıllarda küçük mutluluklar bile koca bir dünya kadar değerli olur. Zaman geçtikçe büyümenin getirdiği sorumluluklar bu masum anıları daha kıymetli hale getirir. Siz çocukluğunuzda en çok özlediğiniz şeyleri hatırladığınızda aklınıza neler geliyor?
Sabah kahvaltıdan sonra kendimi cansız sokağa atar akşam ezanı okunana kadar eve dönmez, arkadaşlarımla oynardım.. Çok dolu dolu bir çocukluk geçirdim..
Çocukken mahallede biri sürdüğünde hepimizin içini bir kıskanma, bir hayranlık kaplardı. Direksiyonuna geçip de bir kere bile kullanamamış olanlar için sanki ulaşılamaz bir hayaldi. Motor sesi çıkarmasa da içimizde motor gibi bir heyecan yaratırdı. Belki de en çok özlenen şey, o masum arzuydu: Küçücük bir arabanın içine girip gerçek bir sürücü gibi hissetmenin verdiği heyecan. Kaldırımdan sokağa uzanan o kısa ama “sonsuz” yolculuklar. Yan koltukta arkadaşını gezdirmenin gururu. Şarjı bitince yaşanan hayal kırıklığı ama yine de ertesi gün tekrar binecek olmanın sevinci...
Çocuklukta akülü araba, sadece bir oyuncak değil, özgürlüğün ilk tadıydı belki de. Şimdi özlenen, o araba mı gerçekten, yoksa o arabayı sürdüğümüzde hissettiğimiz saf neşe mi?
Senin için bu özlem hâlâ canlıysa, belki büyüdüğünde alınamamış o akülü araba, artık bir anı değil, bir hediye olabilir. Çocuğuna, yeğenine ya da içindeki çocuğa.
Şimdiki gibi yarını düşünmek, faturaları ödemek ya da birilerini memnun etmeye çalışmak gibi dertlerim yoktu. Tek derdim, bisikletimle sokağın sonuna kadar gitmek, arkadaşlarla saklambaç oynamak ya da annemin yaptığı en sevdiğim yemeğin kokusunu almak olabiliyordu.
Çocukluk, o özgürce koşup oynadığımız, hayatın sadece oyunlardan ve hayallerden ibaret olduğu yıllar... 😌 Ben en çok, babamla akşamüzeri mahallede yaptığımız o uzun yürüyüşleri özlüyorum; elimden sımsıkı tutar, bana masallar anlatırdı. O masumiyetle hiçbir şeyin derdi yokmuş gibi hissetmek paha biçilemez. Senin aklına hangi güzel anılar geliyor? 🌼✨