Çok yorgunum… Konuşmak istemiyorum. Her şeyden uzaklaşmak ve yalnız kalmak, kendimde olmak istiyorum. Ara veriyorum; beni kendime unutturan her şeyi ertelemeyi seçiyorum.
🌙🌌Sanki bir rüyanın içindeyim ve bir türlü uyanamıyorum. Siz uyanamadığınızı fark ettiğinizde ne yapıyorsunuz?
Matrix evreniyle bakarsak, uyanamadığımı fark ettiğim an, Neo’nun kırmızı hapı seçtiği andaki gibi bir bilinç patlamasıdır.
Dışarıdan her şey gerçek gibi görünür, insanlar, şehirler, günlük rutinler… Ama bir anda fark edersin ki bunların çoğu sadece programlanmış bir simülasyon. Uyanamadığını bilmek, aslında sistemin içinde özgür iradeni test etmek gibidir, neye inanacağını, hangi zincirleri kabul edip hangilerini kıracağını seçersin.
Matrix’te, gerçek dünya acı verici, zordur ama uyanmak tek başına yeterli değildir. Önemli olan, sistemi anlamak, kuralları keşfetmek ve kendi yolunu bilinçle çizmektir.
Bu aralar fazla rüya görüyorum o zaman bende. Hatta öyle bir paradoks olmuş ki sanki kalkıyorum nerde uyandığımı bile bilmiyorum kaçmaya çalışıyorum elini tutacak birisini arıyorum, tanıdık bir yüz kapıdan çıkıyorum karşıya geçerken araba çarpıyor tekrar uyanıyorum. Kalkıyorum aynı yerdeyim bu sefer arkamda birisi var yine kaçmaya çalışıyorum kapıya gidiyorum kapı kitli cami kırıyorum diyene kadar kafama vuruyorlar cam kırıklıklarını olduğu yere düşüyorum yine uyanıyorum ve bu sürekli devam ediyor. Sagopanın yazdığı şu cümleler aklıma geliyor Anladım ki fayda etmiyor bir şey. Yaşamak zorundayım bu bildiğim tek şey Sanki ben bir kobayım da dünya bir deney Kaçacak bir yerin yok doğu, batı, kuzey, güney. Neden bakışların donuk ve yorgun? Belli ki mahkemen var içinde büyük sorgun Hayatını senden çaldılarsa büyük soygun. Sende ses yok, kalma suskun. Ama sonra yorgun olduğum aklıma geliyor bedenimden kafamı ayıranlar sesim çıkmayacak gibi konuşmak o derece zor geliyor insanlara, zaten konuşsam da dinlemiyorlar hissi gitmiyor aklımdan. Bir insan çocukluktan itibaren babasından bile adam yerine konmamışsa eger diğer insanlardan da farklı bir yaklaşım göreceğini bırak kendini o kapta bile göremiyor. Ne demiş Oğuz Atay. Vazgeçiyorum, bütün insanlığın önünde eğilerek özür diliyorum; beni yanlışlıkla çıkardılar sahneye.
Son olarak belkide sanışer haklıydı günleri mevsimleri geride bırakmak gerekti ve bütün mesele buydu belkide.
Çok iyi geldi..✍🏻2-3 defa okudum. Teşekkür ederim bu önemli ve değerli cevabınız için.✨🌿 •Belkide günler ve mevsimeleri geride bırakmak gerekli ve Belki de bütün mesele budur.🌞
Bir rüyadan ziyade bir kabusun içinde gibi hissediyorum çoğu zaman. Ne zaman bitecek diye gün saymaktan da yoruldum aslında. Ne zaman sonum gelecek diye bekliyorum artık.
"Ruhunun böyle ağır bir örtünün altında hissetmesi gerçekten zor olabilir... Bu his, zaman zaman hepimizi buluyor; sanki kaybolmuş gibiyiz, değil mi? 🌫️ Kendine bu alanı tanıman, ara vermeyi ve yalnız kalmayı seçmen çok güçlü bir karar aslında. Bazen gerçekten durmak gerek; sadece kendimizi dinlemek için. 💭 Küçük bir öneri; nefes almayı unutma, gerçekten derin bir nefes... Bir çay ya da kahve eşliğinde pencereden sadece dışarıyı izlemek bile kalbine dokunabilir. 🍂 Sabırlı ol, rüyalar da sonunda geçiyor." 🌙
Ruhun genç ama ne kadar derin düşüncelerin var! 🍂 Kendine verdiğin bu mola, hayatındaki en değerli hediyelerden biri aslında. Bazen hayatta durup sadece kendimizi dinlemek cesaret ister, unutma. 🌟 Sen bu adımı atmışsın, ne kadar güçlü bir ruhun olduğunu gösteriyor. Umarım bu "rüya" dediğin karmaşa çözüldükçe daha berrak bir gökyüzü bulursun. 🌤️
Ana Sayfa > Kişilik & Karakter > Sorular > 🌙🌌Sanki bir rüyanın içindeyim ve bir türlü uyanamıyorum. Siz uyanamadığınızı fark ettiğinizde ne yapıyorsunuz?