Bir gün gerçekleşmeyecek olduğunu bilsek de neden bazı düşlerden vazgeçemiyoruz?

Uzak bir evrende, gökyüzü mor ve altın rengine boyanmış bir şehir vardı. Orada yaşayan herkes kendi düşlerini görebiliyor, ama yalnızca bazıları onları gerçeğe dönüştürebiliyordu. Ben, gerçekleşmeyeceğini bildiğim bir düşün peşindeydim; bir yıldızın içine saklanmış, ulaşılmaz ama büyüleyici bir ışık gibi. Her adımda düşün bana sıcaklık veriyor, kalbimi parlatıyordu. Ama ne kadar ilerlesem de yıldız uzaklaşıyor, elimi geçtiğinde soluyordu. Evren fısıldıyordu: “Bırak… bu senin değil.”

Ama vazgeçemedim. Çünkü düş, yalnızca gelecek vaadi değil; bana yaşamın tadını, umutla nefes almayı öğreten bir sırdı. Ve anladım ki, bazen düşlerin gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir; onları taşımak bile ruhu ayakta tutar.

Bir gün gerçekleşmeyecek olduğunu bilsek de neden bazı düşlerden vazgeçemiyoruz?
Bir gün gerçekleşmeyecek olduğunu bilsek de neden bazı düşlerden vazgeçemiyoruz?
Cevapla