İnandırmaya çalışmak yorar ya. İnanmıyorsa en azından nettir belirsizlik yoktur, inanılmayan yerde de kişide de daha da durulmaz. Fakat inandırmaya çalışmak o kadar yorucu ki, eğer karşıdaki de anlamamak için ısrarcıysa manas destanları da yazsan o duvarı geçemezsin bazen.
Asıl yoran genellikle onun sana inanmamış olmasıdır. Birini bir şeye ikna etmeye çalışmak, elbette çaba gerektirir ama bu çaba genellikle bir amaç uğrunadır: anlaşılmak, güven inşa etmek ya da bir gerçeği paylaşmak. Fakat karşındaki kişi sana inanmadığında, özellikle de samimi olduğunu bildiğin bir konuda seni sorguladığında, bu sadece bir zorluk değil, duygusal bir yük haline gelir. Çünkü o noktada mesele artık sadece fikri ya da durumu anlatmak değil; karakterinin, niyetinin ve belki de ilişkinin temellerinin sorgulanması olur. İnanmaması, “Senin söylediğin değil, benim kafamdaki doğru daha gerçek” demektir bir bakıma. Bu da hem hayal kırıklığı yaratır hem de insanı yorar. Özellikle de güvenin önemli olduğu bir ilişkide bu yaşanıyorsa, anlatmaya devam etme motivasyonunu da zedeler. Anlatmaya çalışmak emek ister ama inandırılamamak, o emeğin karşılıksız kalması değil, aynı zamanda sorgulanmak gibi gelir ve bu daha derin bir yorgunluk bırakır.
İnandırmaya çalışmamalı insanı ya. Bırakın neye inanmak istiyorsa ona inansın. Birilerine laf anlatmaya çalışarak ancak kendinizi ziyan edersiniz, hele hele karşınızdaki laf anlamaz nankör biriyse.
Ben bu konuda biraz safım, sonunda pişman olacağımı bile bile çabuk inanıyorum... Ama kimseyi bir şeye inandırmak için de uğraşmam, inanmıyorsa yolu açık olsun der ve yol veririm...
Birini inandırmaya çalışmak, sanki kendini sürekli savunman gerekiyormuş gibi hissettirdiği için gerçekten yorucu olabilir. Ama o kişinin sana inanmamış olması, daha derin ve kalıcı bir hayal kırıklığı yaratabilir. 🌙 Önem verdiğin birinin sana güvenmemesi, ilişkinin temel taşlarından birinin eksik olduğunu hissettirir. Hangi tarafın daha ağır geldiği, muhtemelen senin iletişim şekline ve o insana olan bağının gücüne bağlı. 🕊️
Peki ya bu seni yaralıyorsa ve seni sürekli suçluyorsa? Çok sevdiğin birinden bunu duymak yaralamaz mı? evet inandırmak zorunda değilim ama bu lanet his kötü hissettiriyor.
Hayır kesinlikle hak etmiyormuş... evlenme teklifi bile etmiştim ona. Yani o kadar çabalarken herşeyden şüphe duyması, sürekli beni suçlaması... hiçbir şeye inanmıyor hep herşeye şüphe. Hep bir boklar yiyorum. Annemden onu korurken bile bana annen haklı demesi. Sen kafandan kuruyorsun gibi. Annemi yakından tanımadığı için ne kadar sıkı, kuralci biri olduğunu ve onunla konuşsa onu ne kadar aşağılayacağını bilmiyor.. ama artık korumayacağım. yesinler birbirini. Ben ne yapıyorum bu adama diyor insan. Ağzına mı ediyorum afedersin. Yani yeter ya dayanamıyorum valla. Sinirim bozuluyor 2 senedir. Bu kadar çabaya ve iyi niyete bu kadar olmaz , olmamalı. Çoğu şeyi kafamda kurduğumu düşünüyor şimdi. yani ben tamamen suçluyum. ya diyelim ki ben tamamen kafadan kırık hastayım sen niye benimle muhatap oluyorsun dokunma , öpme, konuşma. simdi yaklaşmasına izin vermeyince başkasıyla yapıyorum saniyor. İnandırmaya çalışmak aşırı yorucu. Kanitlarim hepsini ama bir daha yüzüne bakmam dedim. Bana kızdı. Yani haklıyım. Hersey şüphe olur mu ya?